9 Ağustos 2011 Salı

Drei, Vier, Ein Klavier

Bugün "Drei" filmini izledim de milletin rahatlığına şapka çıkardım yeminle. Hele de Ramazan'ın getirdiği binlerce sahtekar medya manevrasının peşine ne iyi geldi. O her reklamda zırt diye fırlayan ninelerin sahte sahte sırıttığı, her Allah'ın gününde sahurda iftarda ne yenir diye haber çıkan, dünyanın en ruhsuz şirketlerinin ürünlerinin Ramazan'ın ayrılmaz bir parçasıymış gibi pazarlandığı ve kötü klip ve dizilerin Ramazan'a özel olmadığı televizyonu kapatacaksın. Açıp bu filmi izleyeceksin. Gözüm uçuk ötesi bu hikayede, toplasan bütün gün tv'de görülmeyen kadar gerçeklik gördü bea. Üstelik de kurgu yani.

Ne gergin insanlarız da hiç bu kadar "laid back", kabaca hiçbir şeyi s*klemeyen filmler yapamıyoruz veya öyle insanlar hayal edemiyoruz.

Tom Tykwer'ın başarılı filmiyle Ramazan'dan aynı anda bahseden bir yazı okumadım da demezsiniz artık. "Drei" Gregg Araki'nin "Splendor" filminin daha olgun karakterlerle, daha olgun bir dilde anlatılmışı gibi. İkisi "double feature" olarak iyi gidebilir ama "double" olayı da filmlerin doğasına aykırı. Ne yapacaksın..

Hiç yorum yok: