28 Şubat 2011 Pazartesi

Günlük Yazayım

Bugün bir teknik direktör olarak yol aldığımı hissettiğim günlerden biriydi. Pek tecrübem olmadığından başkan ilk günden beri şüpheyle bakıyor ama bir iki referans fikrini değiştirmiş olabilir. Ne yalan söyleyeyim, hep kendi fikrimi beğenmektense, karşıt fikirler duymak yeni bir şeyler öğrenmek iyi oluyor. Bugün karşılıklı oturduğumuzda en olumlu konuşmamızı yaptık, bu da bir şeyleri başardığım manasına geliyor sanırım. Camiadan bile bahsettik beraber. O öyle duymuş, ben böyle duymuşum.

Bir de haftasonuna doğru fantezi futbol sitelerinden biriyle görüşmeye gideceğim. Kenarda köşede maç yorumlarım, köşe yazılarım, kurduğum site derken sonunda büyük bir portalın dikkatini çekmeyi başardım sanırım. İyi ki haftalar önce yaptıkları lansmanda cesaretimi toplayıp kurumsal müdürle konuşmuşum. Kağıt üzerinde fikir yürütmek, oyun planlarından bahsetmek gibi heveslerimi buradan destek alarak yürütebilirim gibime geliyor. Teknik adam olarak sahaya çıkmam da başkanın ve kulübün beni kabul etmesine bakıyor tabii. Ancak daha önce hiç bu kadar yaklaşmadığıma eminim.

Bakalım bunların peşinde koşmaktan adam gibi profesyonel futbol oynama tutkuma ne olacak? Bazen geç kaldım gibi hissediyorum bazen de boşuna endişeleniyorum diyorum. Her halukarda şimdilik önümde dolu dolu bir hafta var. Hem takımın işleri için yurtdışına hazırlık da cabası. Umarım işleri kolaylaştıran insanlara denk gelirim. Yoksa bunca şey nasıl bitecek bilmiyorum.

24 Şubat 2011 Perşembe

Yerli Dizi Süreleri

Yerli dizi sürelerinin kısalacağı duyurulmuş. Yalanlanmadan veya yalan olmadan heyecanla şunları yazmak isterim:

1- "Yerli dizi yersin uzun" eylemi işe yaradı demektir. Bu da demektir ki tepkinizi göstermekten çekinmezseniz, medeni ve gerçekçi hareketler düzenlerseniz sonuca ulaşıyor. Türkiye'de bile olsa. Ünlüleri de destek vermeye ikna ederseniz zararı dokunmaz.

2- O yapılan anketlerde süreler 90 dakika kalsın diyen kalite düşmanları... G*t olduğunuza çok sevindim.

3- Sevgili (bazı) yapımcılar. Zaten 2 sezonda çöpe dönen dizilerle ne kadar yaratıcı, bu sektör için ne kadar elzem olduğunuz belli. Süre kısalırsa oyuncuya az veririm diyorsan az ver. Kendi geleceğin için de biraz kaliteyi düşünsen ölmezsin.

4- Sevgili bazı sivrizeka oyuncular. Daha az süre için paranız kısılırsa 1 yıl için "he" deyin. Diziniz popülerse, siz popülerseniz seneye yeni kontratta biraz daha arttırırsınız, sonra biraz daha arttırırsınız. Sonra bakmışssınız ki aynı parayı yarısı kadar dizi süresinde kazanıyorsunuz. Birazcık ileri görüşlü olun, kendinizden başkaları (set çalışanlarını, manyak edilen izleyiciyi) düşünün azıcık. 20 dakika için milyon dolar kazanan oyuncular var. Kafayı çalıştırın biraz.

5- Harekete hala şüpheyle bakan izleyiciler. İzlediğiniz bölümlerden entrikalar, heyecanlı olaylar çıkarılmayacak. O boş boş izlediğiniz bakışmalar, müzikli kolajlar, 1500 saat süren telefon konuşmaları gibi fuzuli yer doldurucular çıkarılacak. Böylece siz de televizyondan alışıp bön bön bakmayacaksınız millete. Nasıl?

Yıllardır beklediğim gün bugünmüş. Çok mutluyum. Aynı aydınlanmayı, dinleyicinin kölesi olup sonuç olarak her sene daha az satan yerli müzik piyasasına da dilerim. Anlayabileceğiniz üzere vasat zevklere sahip olan milyonların lafına uyarsanız, onlar sizi güder. Kalite odaklı olursanız, siz onları güdersiniz ki milyonlara yapılacak en iyi şey de budur. Kabul etseler de, etmeseler de.

22 Şubat 2011 Salı

GercekPop.com 2010 Dosyası

GercekPop.com adresinde bir 2010 dosyası hazırladık ve Şubat'ın başlarından beri iyi eleştiriler almaya devam ediyor. Yıl Türkçe Pop için nasıl geçti diye merak ediyorsanız, okumaktan keyif alacağınıza eminim. Ayrıca format olarak da Sinema dergisi okuyucularına sürpriz olacak kadar tanıdık :) Seneye daha orijinal bir şeyler geliştireceğiz.

Resimleri üzerlerine tıklayarak büyütebilirsiniz. Buraya tıklayarak dosyayı PDF olarak indirebilme imkanınız da var. Beğendiğiniz takdirde memnuniyetinizi bildiğiniz gazete / dergi çalışanlarına iletirseniz seviniriz :)
























The King's Speech (2010)


Epeydir film eleştirisi yazmıyor olmam körelmiş olduğum anlamına gelmiyormuş meğersem! The King's Speech'i izlerken yönetmenin yaptığı, çok da gizli olmayan ama çok da göze sokulmayan tercihleri birer birer çıkartırken çok keyif aldım. Sinemayla ilk defa ilgilenmeye başladığımda eleştirmenlerin ne kadar çok şeyi farkettiğine özenmelerim geldi aklıma.

Film sinemasal bir "olay" olmadığı için insanlar 12 dalda Oscar adayı olmasına anlam veremiyor. Halbuki sanat yönetimi, kostüm, sinematografi gibi teknik dallarda film fıstık gibi iş çıkarmış, oyuncular onu da aşmış zaten. Helena Bonham Carter'ı bağırıp çığırmayan, anti-fantastik bir rolde izlemek o kadar rahatlatıcıydı ki anlatamam.

Yönetmen tam benim kadar sinefil olanların bayılacağı, biraz daha fazlasının muhtemelen vasat bulacağı (Uygar Şirin mesela) oyunlarla izlemeyi daha da keyifli kılmış. Kralın kekemeliğiyle ciddi anlamda savaşmaya başlayana kadar suratının sürekli engeller arkasında kalması, bir de kendi sesini ciddiye aldıkça kadrajın kenarından ortasına doğru ilerleyişi manalı hamlelerdi. Senaryodaki hınzırlıklar da İngiliz mizahını ne kadar takdir ettiğimi hatırlattı bana.

Filmin tek kusuru doktor ve kral arasında, sert bir mahalleye gelmiş idealist öğretmen, yaramaz çocukların başına geçen işinin ehli dadı gibi hikayelerdeki dinamiği kurması. Yani bir kralın bu kadar tatlı ve naif olmasına kim inanır Allah aşkına? Eninde sonunda bir politikacı işte. Doktorun da cesurluğu göz kamaştırıyor. Kralın eşinin idealler ötesinde olması da bir başka mevzu. Tüm bunları farkedince aslında bir nev'i propaganda filmi izlediğinizi farkediyorsunuz. Film, fiziksel bir engele savaş verip kazanmanın ne kadar kıymetli olduğunu gayet güzel anlatırken insanın ruhundaki tüm karşıtlıkları görmezden geliyor.

Bir de felaket Türkçe ismini ("Zoraki Kral" nedir abi, Rob Schneider filmi mi bu?) görmezden gelirseniz, son derece keyifle izleyeceğiniz bir film olmuş. Gidin, görün, "long live the king" diye bağırasınız gelene kadar sevin bu karakterleri ve hikayeyi.

17 Şubat 2011 Perşembe

Plan Yapmaktan Nefret Etmenin Sonuçları


Her şeyin tıkır tıkır işlediği günleri seviyorum ama bir-iki gün kadar yakınında olmadıkça o günün planını yapamıyorum arkadaş! Allah her yeteneği vermiş (!) ondan mı kısmış, yoksa üşeniyor muyum bilmiyorum ama sırf bu yüzden festivallerin programlarına bakmayı, gösterim seçmeyi, sıraya girip bilet almayı bile sevmiyorum. Bir de ne hakkım varsa, feci miktarlarda devamsızlık yapmama rağmen festival seyircisinin yarısından daha içten buluyorum kendimi. Adamlar zaman harcıyor, bilet sıralarında sabrediyor ama nerden yüz buluyorsam, ben daha çok seviyorum o festivali. Bir de herkes bir şeye ilgi gösterince benim mesafeli durma huyum var. İşin özeti !F festivali için halen ne program yaptım, ne bilet aldım ne de biletler satışa çıktı mı diye haberim var.

Ancak buna rağmen tutkulu olduğum alanlar da mevcut. Örneğin retrospektif diye bir bölüm yapmışlar bu sene, önceki yıllardan filmleri izleyiciye oylattılar, bir kısmını yeniden gösterecekler. Oylananlar arasında "The Rules of Attraction" yoktu. Buna ne kadar üzüldüğümü bir e-posta ile ilettim kendilerine. Bundan sonraki ilk fırsatta filmi göz önünde bulunduracaklarını söylediler cevap olarak. Çok sempatik insanlar var bu olayın organizasyonunda. Bundan önce de yazıştığımızda aynı şeyi düşünmüştüm.

Bu sene de yine festival geçip gitmekteyken günlük olarak takvimi kontrol edeceğim, bilet varsa gidip filmleri izleyeceğim gibi gözüküyor. Umuyorum herkes benim gibi değildir, festivale ilgi çok olur. Bu sene benim aklıma gelenler arasında en mükemmel afişlerini hazırlamışlar. Tebrik ediyorum kendilerini.

Bu Siteyi Adam Edeceğim Ama...

Yerli internet yasakları, odur budur derken her yazma fırsatı bulduğumda sitenin neden açılmadığıyla ilgili tekrar muharebelere girmek zorunda kaldım. Bu sikko dönemi atlattığımı varsayarak, güncel bir blog olarak değil de en azından yazmak istediğim zamanlarda başına oturabileceğim bir ortamı garantilediğimi düşünüyorum. Alın size ilk tavsiyem.


Şu an gösterimde olan bu filme gitmeyiniz mesela. Dünyanın en önemli filmlerini aylar yıllar boyu beklerken bu saçmalık anında salonlarımıza düştü. Yabancı ismiyle tanımayanlar için filmin yerli adı "Ayin". Şeytan çıkarmayla ilgili gördüğüm en kötü yapıttı. Bu mevzuyla ilgilenen her film olayın gerçekliğine şüpheyle yaklaşır, gerilimi oradan kurar. Bu sivrizeka filmde ise tüm karakterler ana karakteri şeytan çarpmasının gerçekliğine, şeytan çıkarma ayininin tutarlılığına ikna etmeye çalışıyor, siz garibanın haline acırken, film de sizi ikna etmeye çalışıyor! Bu kadar boş propagandayı en son bir akraba evinde izlediğim STV'nin ibret öykülerinde görmüştüm. Sizi de uyarayım dedim.

Dream TV'de Pet Shop Boys Haftasonu



Bir güzel arkadaşımız zaman ve emek harcamaktan kaçınmayıp geçtiğimiz haftasonu Dream TV'nin yaptığı özel Pet Shop Boys yayınını kaydetmiş, videosuyla, capture resimleriyle paylaşmış. Kendisini aaa ve abcd isimli rumuzlarıyla tanıyorum, bir de çok teşekkür ediyorum. İşte benim gibi diğer Pet Shop Boys hayranları için de bulunmaz bir nimet, topyekün Pet Shop Boys Haftasonu kaydı.


Dream Tv Pet Shop Boys Weekend

Reklamı bile var:
http://www.multiupload.com/2F0VT4F9H4



BİRİNCİ KISIM

http://img153.imageshack.us/img153/3979/pazar20110206120012.jpg

http://img69.imageshack.us/img69/7180/pazar20110206120019.jpg

http://img577.imageshack.us/img577/2066/pazar20110206120025.jpg

http://img717.imageshack.us/img717/8131/pazar20110206120038.jpg

http://img52.imageshack.us/img52/7674/pazar20110206120049.jpg


Videolar

Part 1
http://www.multiupload.com/5A0226X1BO

Part 2
http://www.multiupload.com/FS25FKWQL8

Part 3
http://www.multiupload.com/H7M8LYDS82

Part 4
http://www.multiupload.com/EZEFGUNYUN

Part 5
http://www.multiupload.com/KBLLOE76IP

Part 6
http://www.multiupload.com/T9QXRFL9J7

Part 7
http://www.multiupload.com/7W5VIP6M4C

Part 8
http://www.multiupload.com/NO01UYP3HQ

Part 9
http://www.multiupload.com/ENQDPM50Z7

Part 10
http://www.multiupload.com/RO43GFR37D

Part 11
http://www.multiupload.com/VJ8SFTUZTF

Part 12
http://www.multiupload.com/XHBLF6INXK