4 Eylül 2009 Cuma

Top 10: Robbie Williams'ın En İyi Çıkış Parçaları



90'ların ve 2000'lerin çoğunun en büyük genç starı olan Robbie Williams birçok yönüyle dikkate değer bir isim. Çok başarılı bir gruptan ayrılıp çok başarılı bir solo kariyer edinebilmesi, Avrupa'da fırtınalar estirirken Amerika'yı kendine aşık edememesi, Amerika'da satışları milyonu bulsa da yine de o kıtayı fethedememiş gözükmesi (cümlenin önceki kısmına bakınız) gibi... İngiltere'nin dünyaya hediye ettiği bu eğlendirme ustası konserleriyle de akılları baştan alıyor, maalesef henüz benim canlı izleme fırsatım olmadı. Daha bu zevki tadamadan kariyeri bitecek diye korkarken geri dönüşü için hazırlıklar tamamlandı bile. Yeni albüm "Reality Killed The Video" star 9 Kasım'da çıkmak için gün sayarken çıkış teklisi "Bodies" net aleminde sunuldu dinleyicilere. Ben de fırsat bu fırsattır deyip Robbie'nin en iyi çıkış single'larını sıralamak istedim. Aşağıdaki top 10 Robbie albümlerinin ilk teklilerinin, yazarınızın beğenisine göre listesidir.



1) Rock DJ: Robbie'yi uluslar arası bir ikon haline getiren bu şarkı ve video bir daha eşi benzeri gelmeyecek bir albümün çıkış şarkısıdır. "Sing When You Are Winning" Türkiye'de devri çoktan geçen mükemmel pop albümlerine bir örnek. Abartıya, sömürüye yer vermeyen, hiç ama hiç ucuz olmayan pop albümleri 90'larda kalmıştı, bu şarkı da 2000 çıkışlı zaten. Olay yaratan ve normal (!) olarak yasaklanan klibi, başka hiçbir şarkının yerini tutamayacağı sözleri ve Robbie'nin mükemmel yorumu bu şarkıyı yeni yüzyılın klasikleri arasına soktu bile.

Albüm: Sing When You're Winning



2) Tripping: Robbie'ye pek de uğurlu gelmeyen EMI döneminin en başarılı teklisi benim için buydu. Rob tarafından ganster-opera diye tanımlanan şarkı hakkını vermek lazım çok orijinaldi ve Williams'ın kısıtlı sesini en iyi kullandığı parçalardan biriydi. Single çıkar çıkmaz sahibine bir MTV ödülü kazandırdı, video yine şaheserdi ve bulunduğu "garip" albümün konseptini tanımlamak açısından çok başarılıydı. Sonraki tekliler bunu beceremediği için albümün kariyer içinde çok belirleyici olduğunu söylemek zor.

Albüm: Intensive Care



3) Millenium: 1998 yılında çıkan bu single Robbie'nin kendisine en çok yakıştırdığı işlerden biriydi. Vatandaşı James Bond'a göndermeler yaptığı videosu o zamanlar nadir yabancı video gösteren kanallarımızda bile sık sık dönmüştü, hatırlıyorum. Şarkının her şeyi çok güzel, kemanları, sözleri, aranjesi şahane. O zamanlar genç ve kendini yeni yeni kanıtlayan bir isim olarak çok doğru bir şarkı seçimi yapmıştı Robbie.

Albüm: I've Been Expecting You



4) Feel: EMI döneminin bu ilk çıkış parçası Angels ile beraber en çok sevilen yavaş Robbie şarkısıdır. Bence büyük bir patlama yapmadı ama kalıcı olmayı başardığı kesin. Teklinin çıktığı zamanlarda hedef Amerika'ydı, dolayısıyla videoda da bir western teması hakimdi. Buna rağmen orada listelere giremese de kıymetini bilen bildi ve Avrupa'da çok sevildi.

Albüm: Escapalogy



5) Radio: Greatest Hits toplamasının çıkış parçası Robbie severler için bu başlığın altına yakışır bir parça oldu. İlginç bir şekilde şimdi düşününce akla en son gelen Rob şarkılarından biri ama zamanında çokça sevildiğini hatırlıyorum. İngiltere'de 1 numarayı gören altı şarkısından biri olması da bunu kanıtlıyor. Hatta şimdilik Robbie'nin son 1 numarası. Videosu yine Robbie'ye yakışır provokatif öğeler içeriyordu.

Albüm: Greatest Hits



6) Bodies: Zamanla yeri yükselir mi düşer mi bilmiyorum. Ama Millenium gibi kemanları, Supreme gibi sözleri olduğu için ben şimdiden sevdim. "Tek istediğimiz çıplakken güzel gözükmek, bunu çekecek birini bulabilmek" diyen şarkı Robbie'nin favori konularına dokunuyor yine. Açıkça söyleyeyim madem efsane bir geri dönüş istiyor, daha iyi bir şarkı yapabilirdi. Bodies bir Robbie klasiği değil, üstelik şarkıya ismini veren kıta biraz itici geldi ama şarkıcının deneyselliği bıraktığı, daha risksiz işlere kaydığı ortada. "All we've ever wanted..." kısmı en iyi son söylenişinde vuruyor, keşke tüm şarkıda o etki yakalansaymış. Tabi tüm bu "keşke"ler oldukça yüksek Robbie standartları üzerinden söyleniyor. Genel olarak bu yepyeni tekli için hayal kırıklığı demek mümkün değil. Önümüzdeki günlerde bol bol dinleyeceğiz umarım.

Albüm: Reality Killed The Video Star



7) Something Stupid: Elbette bu mükemmel şarkı daha yüksekleri hak ediyor ama çoğu güzellik orijinal halinden geldiği için övgünün ne kadarını Robbie hak ediyor bilemedim. Nicole Kidman'la çalışması ve vokallerde süper bir iş çıkarması övülesi mesela. Kariyerinin Rudebox dahil en riskli ve en az çekici bu albümünde pırıl pırıl parlayan şarkı hiçbir zaman Robbie'ye mal edilmeyeceği için bu listede bu sırada. Yoksa şarkıcının en uzun süre dinlenilecek işelrinden biri olduğu kesin.

Albüm: Swing When You're Winning



8) Old Before I Die: İşte ilk solo stüdyo albümünün ilk teklisi. Bu ilham vermeyen Amerikan rock örneği beni halen daha çekmiyor ama şöyle bir güzelliği var ki Robbie'nin kariyeri boyunca sorguladığı çoğu şeyin tohumları bu şarkıda atılmış. İçinde bulunduğu albümün bu şarkıdansa "Angels" ile patladığını söylemek yanlış olmaz fakat Robbie için en büyük dileğimin bu şarkıda saklı olduğunu es geçmeyeyim. Umarım ölmeden önce yaşlanırsın Robbie, on yıllar boyunca yeni şarkılarını dinleyebiliriz.

Albüm: Life Thru A Lens



9) Rudebox: Bu şarkıyı sevmiyorum diyemem ama bu şarkıya kızgınım. İçinde bulunduğu oldukça güzel bir albümü tamamen yanlış tanıttığı için. Çok güzel dansettiren bir parçaydı, eminim konserlerde de çok eğlendiriyordu. Ancak kimsenin Robbie'nin rap'ine meraklı olmadığını görmüş olduk. İkinci single "Lovelight" ve tüm diğer single'lar bu parçadan fersah fersah iyiydi. Robbie'nin kariyerinde bugüne kadar verdiği aranın da sebebi bu şarkı oldu. Bodies deneysel değilse, yine nedenini bu şarkıda aramak lazım. Bunlara rağmen sonuç olarak "sevmedim" diyemem.

Albüm: Rudebox



10) Freedom: Take That'ten ayrıldıktan sonra kutlamak ve kendini unutturmamak adına yapılan bu şarkı aslında bir albümün ilk teklisi değil ama Robbie'nin ilk solo teklisi. Tamam eğlenceli bir versiyon ve yorum için kötü denemez ama Robbie'ye özel, kişisel hiçbir şey taşımıyor, üstelik şarkının orijinali zaten yeterince mükemmeldi. Bu George Michael klasiğinin Williams'a pek bir şey kattığını söylemek zor olsa da bir İngiliz ikonunun kariyerine, başka bir İngiliz ikonunun şarkısıyla start vermesi ilgi çekici bir durum olarak görülebilir. Zaten kronolojik olarak eski olan parçaların bu tip listelerde geri kalması en güzeli. Sanatçının kendini geliştirdiğine bir işaret olarak görülebilir.

Robbie sevgimi şöyle ifade edeyim, eğer şarkıcı olsaydım kendisi için Elvis, Sinatra ne demekse benim için de Robbie öyle olurdu. Dolayısıyla isteyerek durgunlaştırdığı kariyerine bir hareket getirmek istiyorsa başarması en büyük temennim. Bodies benim için keyifle dinlenilecek bir parça ve albümün de öyle olacağını umuyorum. Büyük RW'a, bu yolda başarılar dilerim.

Hiç yorum yok: