2 Eylül 2009 Çarşamba

The Strangers (2008)



Ziyaretçiler'i ilk duyduğumda, "boşver Funny Games'i izlerim" demiştim. Nereden bileyim bu kadar farklı olduklarını. Liv Tyler hayranı değilim, korku filmi türü artık nadiren memnun ediyor, ben de izlemedim gitti. Fakat önceki gün filme bir şans verince bahse değer şeyler içerdiğini anladım. Bakmayın siz meşhur eleştirmen Roger Ebert'in bir buçuk yıldız vermesine. Belki çok iyi bir film demek zor ama çok iyi kotarılmış sahneleri var.

Yönetmeninin ilk filmi olan "The Strangers"da en çok sevdiğim şey gerilimi seyirciye enjekte ediş şekli. Bir anda patlayan ses efektleri az, yavaş yavaş gelişen ürkütücü sahneler ağırlıkta. Zaten başrolde izlediğimiz sevgililerin romantik durumu gergin. Bir de tekinsiz ev ve filmin başında açıklanan finali iyice çekici kılıyor durumu. Zira gerçek olaylardan esinlenen filmin başındaki açıklamada detayların bugün bile kesin bilinmediği söylenmiş.



Filmin yanlış tarafı şahane bir giriş yaptıktan sonra tempoyu bir anda yerlere düşürmesi. Kurbanlarımız tehditle karşılaşıncaya kadar tırnaklarınızı yiyorsunuz sonra her şey kaplumbağa hızında gelişiyor. Finale kadar da kısılıyor aksiyonlar. Zaten filmin diğer korku filmlerinden kocaman bir farkı var o da kedi-fare oyununda kedinin işini aslında ne kadar çabuk bitirdiğinin farkında oluşu. O yüzden kısa süresini doldurmak için "yabancılar" hamle yapana dek zaman öldürüyoruz.

Liv Tyler'ın performansı son derece yeterli, yönetmen kesinlikle karanlık sahnelerde bile tertemiz çalışmış. Ancak en güzel kısmı filme cuk oturan müzikler. Korku filmlerinde rastlamaya alışkın olmadığım kadar güzel bir müzik bandı döşenmiş filme. Zaten bitiş jeneriğinde sorumlunun ismini öğrenince her şey aydınlandı: "tomandandy". Bu ismi en sevdiğim film "The Rules of Attraction"ın müziklerinden hatırlıyoruz. Eminim hatırladığınızdan!

Korkmaya müsait kız arkadaşlarınızı toplayıp, kimseyi hayal kırıklığına uğratmayan bir gece geçirmek istiyorsanız "The Strangers" iyi bir tercih olacaktır. Fakat yarısından sonra finale kadar ipleri elinize almak isteyebilirsiniz. Biraz sıkıcı olması muhtemel.

Dip Not: Her şeyin yanında bir korku filminde cep telefonu şarj aleti görmek bile yeterince ilginç bir faktör değil mi? O da bir yana bu cümleyi sanki Ömür Gedik yazmamış mı?

5 yorum:

Emre dedi ki...

"O da bir yana bu cümleyi sanki Ömür Gedik yazmamış mı?" Koptum.

coulrophobic dedi ki...

Funny Games... ağzımın suları aktı. (Naomi'li versiyonu için ama:P)Bir daha izleyesim var.
Ama Strangers'ı izlemedim. izleyelim bari :)

JuVeNiL dedi ki...

filmi seyrettiğimde, bu filmde geçenler gerçek bir hikayeden alınmış olmasaydı senarist bir yerlerinden afırmış derdim;ama insan böyle bir şey nasıl bir insanın başına gelir,naparımı düşündükçe daha çok geriliyor, filmin sizi germesine gerek kalmadan..

tuncywashere dedi ki...

Film genel itibarı sebebiyle gericiydi fakat sonu tam bir hayal kırıklığıydı. İnsanları korkutabilmek adına böyle dandik bir final beklemezdim ...

lecterhouse dedi ki...

bu filmin yazısına bu kadar geri dönüş olmasına şaşırdım ve sevindim. yeni sinema yazılarını da en yakın zamanda sunacağım inşallah.