24 Eylül 2009 Perşembe

Soner Sarıkabadayı - Buz


Soner Sarıkabadayı ismini son aylarda sıkça duymaya başladık diyeyim de bu klişe cümleyle giriş yapma sıkıntısını atlatmış olalım. Kendi imzasını belli eden (bardağın dolu yarısı) ya da birbirine fazlasıyla benzeyen bir sürü hit yazan müzisyenin yorumculuğa olan merakını da biliyorduk. Daha önce bir albüm çıkarmış, bir de Murat Boz'un son albümünde konuk yorumculuk yapmıştı. İlk çalışması ses getirmese de şimdi isminin dillere pelesenk olmasıyla bir kez daha deniyor şansını Sarıkabadayı. Soyadı engel olmazsa başka da engel olacak bir şey yok gibi.


Yeni parçası "Buz" tekli olarak piyasaya sürüldü ve "korsana karşı yaptık" diye konuşsalar da üstüne resim basılmış bir zarfta bulunan tek şarkılık bir disk için makul fiyat olan 1 liradan satılıyor. Zaten 5 liranın üstündeki bir fiyat tekliler için fazladır. Gelgelelim "satışlardan dolayı albüm değil single çıkartacağım" diyenler 10'da 1'i içeriği albüm fiyatına satmaya çalışıyorlar, o da bir gerçek. DMC teklilerin ticari boyutunu kavramış olsa gerek; bir de bunların, albümlerin yan ürünleri olduklarını fark ederlerse mutlu olacağım.


Buz, tam bir albümün çıkış parçası olacak mı bilemiyorum ama günümüz piyasasında ortalığı kasıp kavurabilecek bir slow. Hem "Bu Böyle"deki dile dolanma potansiyeli var, hem oldukça hüzünlü, hem de Soner nağme yapmaktan hiç kaçınmamış. Yorumu için söylenebilecek en doğru şey "meraklısına". Kötü değil, yanlış değil, kendi şarkısına en yakışan en içten şekilde söylemiştir eminim. Benim zevkime göre fazla ağdalı olması pek mühim değil.




Şarkının en sevdiğim tarafı son 20-30 saniyesi oldu. Enstrümanın iyice kısıldığı, çoğunlukla Soner ve vokallerin iyi harmanlanmış seslerini duyduğumuz bu final şarkıya benim gözümde puan kazandırdı. Bestenin, dediğim gibi, kalıcılığından çok kendi döneminde sevileceğine kefil olabilirim. Sözler ise bu yazarın bence pek yüksek olmayan standartlarında geziyor. Ben, defalardır yazdığım üzere, şarkının bir cümlesinin vurucu olmasıyla yetinemiyorum. Tıpkı içinde tek bir hit parça olup sektöre ölümcül darbeler vuran albümler gibi, çoğu cümlesi "doldurma" olan bu tip şarkıların da faydalı olmayacağından eminim. 


Sonuç olarak yorumu kendine has, besteleri sağlam olan Sarıkabadayı'nın bu çalışmasıyla da benim gördüğüm söz yazımına biraz daha mesai harcarsa çok büyük bir isim olabileceği. Tabi bunu sözlerin kendisine ait olduğunu varsayarak söylüyorum. Zira plak şirketi, sanatçısının şarkı yazarı olarak çok fazla tanındığından emin olsa gerek ki kartonetin hiçbir yerine söz, müziğin kime ait olduğu yazılmamış. Bir kendine güven gösterisi olarak görmek lazım heralde.


Şarkıyı dinlemek için sanatçının resmi sitesini ziyaret edebilirsiniz.



2 yorum:

rahat yazar dedi ki...

'buz' adlı şarkısında "göz yaşım desen bitti bitti, peşinden koştum gitti gitti..." sözleri var.

'bu böyle' adlı şarkıda da "o zor günler solan güller eskidendi geçti o zaman aşık olduğum rüzgarlar esti esti geçti." sözleri var.

Artık şarkıları dinlerken yazarının kim olduğu konusunu düşünmüyorum bile. "Gitti, gitti." "esti, esti" gibi ağıt yakan sözcükleri Soner Sarıkabadayı sık kullanıyor.

Fakat Sarıkabadayı'nın her şarkısını nedense seviyorum. Son dönemin hitleri hep ondan çıkıyor. 'Buz' üst üste dinledikçe daha çok sevilen şarkılardan..

lecterhouse dedi ki...

dediklerinde çok haklısın :) ben de çok detay olmasın diye girmek istemediydim ama başka örnekleri de var bunun. "yürüyorum yolda sallana sallana, bitti hakkın da kullana kullana" var, "bir rüzgar esince saçların dalga dalga dalgalanır ya" var

rüzgara takmış zaten bi sebepten dolayı :)