2 Ağustos 2009 Pazar

Franklyn (2009)



Çok önemli ve ciddi bir hikaye anlatıyor gibi görünen Franklyn aslında tam anlamıyla bir psikolojik drama. Yakın zamanlarda izlediğim ve ölümü kabullenişin aşamalarını anlatan "November"ı andırıyor ancak onun bağımsız atmosferinin aksine Franklyn'de en baba stüdyo filmlerinde bulunmayan görsel tasarımlar, şahane setler ve ciddi bir görkem mevcut. Öyle ki filmin paralel iki evreninden biri olan Meanwhile City'nin din ile olan takıntısı üzerine hayal edilmiş devasa binalar, ne şartta görürseniz görün etkileyici olacak şeyler. İki evrenin ayrı görüntü yönetimleri de iyi kotarılmış. Filmin ilk cümlede bahsettiğim ters köşeye yatırışı da bu yüzden hiç farkedilmiyor. Bu kadar büyük ölçüde bir hayalgücünün ne kadar "kişisel" olduğunu tahmin edemiyorsunuz.

Filmin apayrı ilerleyen üç öyküsünün kesiştiği kavşak (finale denk geliyor) beni tam olarak tatmin etmedi. Başroldeki Ryan Philippe'in yeterli, Eva Green'in ise kendi standartlarını aşan bir oyunculuk sergilediğini söylemek zor. En önemlisi Meanwhile şehrinin sırrını çözdükten sonra bile neden o şekilde "yaratıldığını" anlayamamamız. Öyle olunca da hikayeye inanmaktansa yönetmenin bu eserine duyduğu hevesi izlemekle yetiniyoruz. Öykünün kendisinden uzaklaşıp, biçimden etkilenmemiz gerekiyor. Bu metodun çok uyuştuğunu söyleyemeceğim Franklyn ile.

Ancak her şeyin ötesinde kurallara göre oynamayan ve açıkçası son derece mütevazi bir hikayeye harcanacak böyle bir bütçe bulduğu için şanslı olan bir film bu. Kafasını yormak ama çok da yormak istemeyen, gizem düşkünü izleyicilerin hoşlanması mümkün.

Hiç yorum yok: