31 Temmuz 2009 Cuma

Yılın İcadı



Alman icadı bu bikini suya girdiğinde 3 dakikada eriyip yok oluyor. Daha fazla söze gerek olduğunu sanmıyorum. Almanya'ya giden mutlaka haber etsin!

İnsan aklını böyle çalışınca çok seviyorum.

Türkiye Box Office 24.07.2009 - 26.07.2009



Harry Potter zirveyi sadece bir hafta elinde tutabildi. 1 milyon barajını aşması kesin gözüken Buz Devri 3’e geri vermiş birinciliği.

Hayalet Sevgililerim, yazısında da dediğim gibi iyi bir film değil. Tavsiye etmiyorum.

Bu hafta gösterime giren filmler arasında Dünyanın Sonundaki Kıta, Antartika kıtasını anlatıyor. Eva Green ve Ryan Philippe’in oynadığı Franklyn de oldukça ilgi çekici, fantastik bir film.

Çocuklar üzerinden gerilim yapan korku filmi Histeri son günlerde gördüğüm en komik slogana sahip. “Onları siz bu dünyaya getirdiniz. Onlarsa sizi göndermeye kararlı.”

Yanılmıyorsam İstanbul Film Festivali’nde kaçırdığım Julie Delpy’nin Kontes’i ve Hayao Miyazaki’nin yeni yapıtı “Küçük Denizkızı Ponyo” son derece ilgiye layık yapıtlar olarak dururken John Travolta ve Samuel L. Jackson’ın oynadığı Metrodan Kaçış benim pek ilgimi çekmedi.

Herkese iyi seyirler.

Taş - Kağıt - Makas: Ajda - Nilüfer - Sezen







Türk Pop’unun üç büyük ve saygıdeğer ismi yeni çalışmalarını bu yaz peşpeşe sundular. Bunlardan biri single (Ajda- Resim), diğeri eski şarkıların yeni versiyonlarıydı (Sezen – Yürüyorum Düş Bahçelerinde) ama olsun. Nilüfer’in tümüyle yeni şarkılardan oluşan albümünüyle beraber her zaman yaşanmayacak bir buluşma yaşıyoruz bu yaz.

Üç büyük ismin ve çalışmalarının kendilerine göre artıları ve eksileri mevcut. Hepsi bir yerde kazanırken bir yerde kaybediyor. Dolayısıyla üç çalışmanın hiçbiri maalesef kusursuz değil. Bu yüzden taş-kağıt-makas oyununu hatırlattılar bana, yazının konsepti de o oldu.

İyi okumalar...

Taş: Ajda Pekkan - Resim



Eh yani, bacaklarına ve enerjisine bakarsanız, taş elbette Ajda olacaktı. Geçtiğimiz yaz yaptığı “Aynen Öyle” albümünden aynı isimli bir hit ve “Flu Gibi” adında bir başka hit daha çıkaran, “Stretch” gibi hayran favorisi bir şarkı yapan Pekkan, bu yaz iki açıdan hayalkırıklığına uğrattı beni. Birincisi b-side bile içermeyen, aynı şarkının iki versiyonundan ibaret bir single çıkarmasıydı. En azından ilkine yakışan bir ikinci şarkı daha olabilirdi CD’de. İkincisi ise Serdar Ortaç ile çalışmasıydı elbette. Türk Pop’unun seri katilinden aldığı parça tam Ortaç’a yakışacak şekilde şarkı sözü saçmalığına yeni bir boyut getirmiş. Volga Tamöz’ün düzenlemesi en sıradan diskolara layık. Fakat işin bu sefer farklı olan kısmı Ajda’nın hiçbir zaman kusur içermeyen yorumu. Yani bu kadar gereksiz bir şarkıyı bile öyle güzel söylemiş ki insanda beynin kelimelerin manasını algılayan kısmını kapatıp peşpeşe dinleme isteği uyandırıyor. Ya da kısaca sarhoş olup işte… Veya aptal. Neyse tehlikeli sulara giriyorum.

Murat Yeter’in düzenlemesi şarkıya birazcık klas getirmiş. Bu doğru mudur yoksa altyapı farklılığından yanlış mı algıladım emin değilim ama sanki iki versiyon için Ajda iki kere okumuş şarkıyı. Eğer öyleyse remix denen kavrama yeni bir bakış açısı getirmiş, kendi şarkısını cover’lamış oluyor Ajda. Bence bu yorumu daha güzel, ya da dediğim gibi tek bir yorum var ama Yeter’in aranjesi daha iyi parlatmış.

Kağıt: Nilüfer - Hayal



Açıkçası albüm biraz boş olduğu için kağıt seçtim Nilüfer’i. Beni çok şaşırtan birkaç şey var ama çalışmada. Birincisi Sinan Akçıl’ın albümü kurtarıyor oluşu. Gerçi bir albümü bu kurtarıyorsa asıl albümün haline üzülmek lazım ama ben Akçıl’ı tebrik etmeyi tercih edeceğim. 11 şarkının ilk ikisi Tanrım ve Bir Bilseydin hem Nilüfer’e yakışmış, hem hareketli ve slow şarkılar kulvarlarına ayrı ayrı katkıda bulunmuş hem de hit potansiyeli taşımışlar. Sözlerini pek sevmedim ama onu başaran az şarkı çıkıyor zaten.

Şaşırtan şeylerden bir diğeri Nilüfer’in kendini nasıl değerlendireceği konusunda hiçbir fikri olmaması. Sen önceki albümde mükemmel bir hit ve mükemmel bir şarkı yaz (Karar Verdim), peşine destekleyici şarkılar yazma yeteneğin olsun (Hoşuna Gider Mi?), bu albümdeki en güzel sözlerden birini (Olmadı Gitti) ve eski şarkılarından mükemmel Dokunsalar Ağlarım’ı andıran yeni bir şarkı yaz (Unutmadım) ama yine git albümü Sinan Akçıl’a Mete Özgencil’e emanet et. Yıllar önce bir röportajında şarkı yazma konusunda tembel olduğunu söylemişti sanatçı. Bence kendisine ve bizlere yazık ediyor.

Kendini değerlendirme demişken Nilüfer’in yorumunda da değişiklik var artık. Bu yazıdaki üç isim de yaşın getirdiği bir şey olsa gerek şarkıları bağıra çağıra söylemekten hoşlanıyor. Fakat artık bunun hakkını veren sadece Ajda var. Nilüfer çoğu şarkıda o kadar gereksiz yükseltiyor ki sesini albümü yan odadan dinleme ihtiyacı hissediyorsunuz. Örneğin Yaramaz gibi son derece sinir bozucu bir şarkıda Çile Bülbülüm nağmesi yapmaya ne gerek var? Sadece daha da sinir bozucu oluyor. Bir de aranjesine dikkat çekmek lazım, Nilüfer kendinden çalıp tekrar “Mavilim”i yapmış adeta.

Albüm ilk videosu “Bir Bilseydin”in PowerTurk tarafından reddedilmesi ve Kral TV’nin misilleme olarak şarkıyı anında bir numaraya taşımasıyla da konuşuldu. Klip yayınlamak için can atılacak kadar güzel değil ama PowerTurk’te bu kalite merakı ne zaman peydah oldu o da merak konusu. Nilüfer’in sonunda yaşını göstermeye başladığı bu kliplerin yerine ben olsam “Olmadı Gitti”yi, “Bir Liste”yi ve “Tanrım”ı tanıtırdım. Veya da madem Nilüfer’in yerinde hayal ediyorum kendimi tüm albümü kendim yazarak başlardım işe. Çünkü bence onyıllar sonra ilk defa şarkı yazarlığı yorumculuğu ve güzelliğinin önüne geçiyor. Bu değişime ayak uydurursa daha yıllar boyu mutlu mesut dinleriz kendisini.

Makas: Sezen Aksu - Yürüyorum Düş Bahçelerinde



Kolaylıkla içimi kanattığı için Sezen Aksu’yu da makas seçtim. Belki son on yıldır eleştirilecek şeyleri var artık ama şarkı yazışı kesinlikle onlardan biri değil. Hayranlarının halen toz kondurmadığı yorumuna benim için katlanmak zor ama başka sanatçılara verdiği eserlerini topladığı yeni albümünü özetlemek için iki kelime yetiyor: Şarkıların hatırına. Hatta belki de albümün ismi bile bu olmalıymış.

İki CD’lik çalışmada bir tane şarkı yok ki orijinal yorumcunun versiyonuna tercih edesiniz (Ferhat Göçer’inkiler hariç). Sezen yanlış söylemiyor ama kelimeler ağzından sanki zorla çıkıyor ve müziğe oranla geç kalıyorlar. Bu yüzden ne efkarlanırken ne de dans ederken eşlik edebiliyorsunuz şarkılara. Zaten albümü hoparlörden dinlemek biraz daha kötü yapıyor işleri. Neden bilmem ama kulaklıkla dinlemeyi tercih ederseniz Aksu’nun yorumunun biraz daha iyileştiğini fark edeceksiniz.

90’larda verdiği birçok şarkıya zaten deli oluyordum ama 2000’lerde Ebru Gündeş’e, Levent Yüksel’, Ferhat Göçer’e verdiği için dikkatimden kaçmış şarkıları yakaladım bu albümle. “Kaçak”, “Takvim” ve özellikle “Uslanmadım” çok güzel şarkılarmış. Orijinali tam anlamıyla kusursuz olduğu için yeni versiyonları gereksiz olanlar da var (Lal, Yok Ki, Bile Bile, Elveda), sırf Sezen’in tarzından farklı olduğu için merakla dinlenenler de (Kibir, Çakkıdı). Toplamadaki en güzel şarkılardan biri ise ben aşık olduktan epey sonra hayranların da uğruna çıldırdığı, orijinalini Göksel’in söylediği “Kurşuni Renkler”. Bu şarkıdan çok daha vurucu olan Elveda’nın ise yeni hali hiç hoşuma gitmedi. Aşkın Nur Yengi’nin yorumundan öteye gidemez zaten bu parça benim için. Kendisinin de söylediği en güzel yavaş şarkılardan biridir.

Albümün güzel tarafı Sezen’in Aykut Gürel’le tutturduğu kimyaya şahit oluşumuz. Bir de kapağın tasarımı gerçekten ilham verici olmuş. Geçen seneki oldukça kişisel “Deniz Yıldızı”ndan sonra böyle popüler bir çalışmanın geleceği belliydi zaten. İçeriği de bunu hatırlayarak değerlendirmek gerekiyor.

Oyunun Sonu



Sonuç olarak Ajda yorumculuğuyla Sezen’i kırdı, Sezen şarkılarıyla Nilüfer’i kesti, Nilüfer ise şarkı yazımındaki yeteneğiyle ve bütün bir albüm çıkarmasıyla Ajda’yı sardı. Hayranlar da dinleyip mesut oldular.

Albümlerden birer öneri:

1- Ajda Pekkan – Resim (produced by Murat Yeter)
2- Nilüfer – Olmadı Gitti
3- Sezen Aksu – Uslanmadım

Ghosts of Girlfriends Past (2009)



Hiçbir zaman önyargıyla yaklaşmadığım için kendimle gurur duyduğum romantik komedi türü ikidir beni utandırıyor. Daha yeni DVD’si çıkan Bir Alışverişkoliğin İtirafları’nı sinemada izlediğimde sıradanlıktan boğulur gibi olmuştum. Şimdi de Hayalet Sevgililerim mantıksızlığıyla boğdu beni. Bir zamparanın kendisiyle yüzleşmesi gibi bir fikri bulmuş olmak maalesef yetmiyor, sevgili senarist. Bir anda ortaya hayaletlerin çıkması, her şeyin açıklana açıklana izlettirilmesi, bunlara “ama bi guruyla tanışmıştı ya ondan oldu” gibi en basit ve ucuzundan bile bir açıklama getirilmemesi filmi son zamanlarda izlediğim en kötü filmlerden biri yaptı. Bir de Matthew McBilmemne’nin son derece sinir bozucu karakteri ve katlanılamaz güneyli aksanı da işin içine girince filmde Jennifer Garner ve gelin olmaya hazırlanan nevrotik kız rolünde Lacey Chabert’den başka izleyecek hiçbir şey kalmıyor. Buna Michael Douglas da dahil.



Tek bir sahnesine bile inanmayacağınız doğaüstü olaylarla ve tek bir sahnesine bile inanamayacağınız kısmen romantik durumlarla dolu bu filmi ancak ve ancak McConaughey’in tüm bir film boyunca tişörtünü çıkartmadan durabilmesine şahit olmak için izlemek isteyebilirsiniz. Ha yok, bir yerde çıkartıyordu ama orada da uzun saçlarıyla Sarah Jessica Parker’ı andırıyor zaten. Fikret’e teşekkürler :)





30 Temmuz 2009 Perşembe

29 Temmuz 2009 Çarşamba

Euro Airplay Top 100

Avrupa'nın 28 ülkesinde en çok çalınan şarkıları sıralayan listede bu hafta:



1) WHEN LOVE TAKES OVER - DAVID GUETTA EE. KELLY ROWLAND
9) NOT FAIR – LILY ALLEN
15) FAIRYTALE – ALEXANDER RYBAK
23) HEARTBREAK (MAKE ME A DANCER) – FREEMASONS EE. SOPHIE ELLIS BEXTOR
28) ALWAYS – AYSEL EE. ARASH
63) KNOCK YOU DOWN – KERI HILSON EE. KANYE WEST
69) MAGNIFICENT – U2
84) STORY OF A HEART – BENNY ANDERSON BAND
90) BU BÖYLE – SERTAB ERENER
97) CAUSA Y EFECTO – PAULINA RUBIO

Türkiye Top 5



Yerli Liste

1) BU BÖYLE – SERTAB ERENER
2) TOZ PEMBE – DEMET AKALIN
3) YAK GEL – FUNDA ARAR
4) AH BE KARDEŞİM – YALIN
5) İNŞALLAH – SILA

Yabancı Liste

1) WHEN LOVE TAKES OVER – DAVID GUETTA EE. KELLY ROWLAND
2) FIRE BURNING – SEAN KINGSTON
3) HUSH HUSH – THE PUSSYCAT DOLLS
4) LE DRAGUEUR – INGRID
5) I KNOW YOU WANT ME – PITBULL

Yerli Rock

1) DÜNYANIN SONUNA DOĞMUŞUM – MANGA
2) HAYDİ GEL İÇELİM – YÜKSEK SADAKAT
3) NE GÜZEL GÜLDÜN – PİNHANİ
4) KALBİNDEN VURSUN – ÖZGE FIŞKIN
5) ÇOBAN YILDIZI – TEOMAN

- Sertab zirveyi sevdi. İlk 5’in tek yeni ismi Yak Gel ile Funda Arar.

- Bu sene desteğimi kapan isim Atiye, Salla ile geçen hafta gerileyince üzülmüştüm ama bu hafta tekrar yükselmiş. 7 numarada çıktığı en yüksek sırayı görmüş oluyor. Benim beklentim 3’tü gerçi.

- Emir’in şarkısı güzel değil, kendisi de oldukça tutuk. Üzgünüm ama doğrusu bu yani. Gelgelelim bu hafta 8 numarada.

- Sibel Can söylemese Çantada Keklik ilk 20’ye girebilecek bir şarkı değildi bence. 19 numarada karşımıza çıkıyor.

- Evlenmeliyiz halen ilk 20'ye giremedi.

- Rock listesinde Özge Fışkın resmen taze kan olmuş. Albümüne aşık olduğum Aylin Aslım’ın çıkış parçası Sen Mi? ise 15 numarada.

- Yabancı listede Beyonce, Sweet Dreams ile 30 numaradan 14 numaraya yükseliyor. Amerikan fatihleri Black Eyed Peas ile I Gotta Feeling ile 6 numaraya çıkmış.

- Herkese iyi dinlemeler.

Hep Britney Spears Doğuracak Değil Ya...



Üçüncüyü de eski kocası doğuracakmış. Herif dobiş olmuş resmen.

20 Temmuz 2009 Pazartesi

Puslu Kıtalar Atlası



"Buradan gitmek istediğini biliyorum oğlum" dedi, "Kendime hakim olabilseydim belki de seni, çoktan içine girdiğin bu maceraya bırakmazdım. Sana olan sevgim biricik oğlumu tehlikeye atmama engel oluyor. Ama bilmek ve şahit olmak en büyük mutluluktur. Macera ise büyük bir ibadettir, çünkü O'nun eserini tanımanın başka bir yolu olduğunu görebilmiş değilim. Kendi payıma ben, dünyayı rüyalarımla keşfetmeye çalıştım. Bu, yeterince cesur olamadığımın bir göstergesi olabilir. Aynı hatayı senin de yapmana yolaçmak istemiyorum. Sana izin veriyorum, git. Git ve benim göremediklerimi gör, benim dokunamadıklarıma dokun, sevemediklerimi sev ve hatta, bu babanın çekmeye cesaret edemediği acıları çek. Dünyadan ve onun binbir halinden korkma."

Resmen yiyormuş gibi okuduğum İhsan Oktay Anar romanı "Puslu Kıtalar Atlası"ndan bir paragraf. Çok hoşuma gitti, hem paylaşayım hem de kitabı tavsiye edeyim dedim. Ben bu kadar akıcı kitaba az rastladım. Üstelik de o kadar zengin, o kadar dolu dolu ki bazen bir roman edecek hikayeyi iki sayfada özetleyip vermiş. Sonra ustalıkla toparlamasını da bilmiş tabi. Okuyacak kitap arıyorsanız mutlaka bunu tercih edin. İyi okumalar.

Türkiye Top 5



Yerli Liste

1) BU BÖYLE – SERTAB ERENER
2) TOZ PEMBE – DEMET AKALIN
3) AH BE KARDEŞİM – YALIN
4) İNŞALLAH – SILA
5) RÜTBENİ BİLECEKSİN – KENAN DOĞULU

Yabancı Liste

1) WHEN LOVE TAKES OVER – DAVID GUETTA EE. KELLY ROWLAND
2) HUSH HUSH – THE PUSSYCAT DOLLS
3) I KNOW YOU WANT ME – PITBULL
4) LE DRAGUEUR – INGRID
5) FIRE BURNING – SEAN KINGSTON

Yerli Rock

1) DÜNYANIN SONUNA DOĞMUŞUM – MANGA
2) HAYDİ GEL İÇELİM – YÜKSEK SADAKAT
3) NE GÜZEL GÜLDÜN – PİNHANİ
4) ÇOBAN YILDIZI – TEOMAN
5) 5 KURUŞ YOK – GÖKÇE

Yerli listede yükselenler Bengü'den İki Melek (9), Atiye'den Salla (10) ve Nilüfer'den Bir Bilseydin (19). Murat Dalkılıç ise şimdiden hayran kitlesini edinmiş yeni şarkısı La Fontaine ile 33. sırada. Hadise'nin Evlenmeliyiz'i halen 38'den yukarı çıkamadı.Zirveyi gördüğünüz üzere Sertab ele geçirmiş. Bu Böyle şahane bir şarkı değil ama kendisine has bir çekiciliği olduğu doğru.

Bu hafta ilk defa dinlediğim Ajda - Serdar Ortaç işbirliği Resim hakkında fikirlerimi yakında yazacağım. Sezen, Nilüfer ve Ajda'nın son çalışmalarını peşpeşe değerlendirmeyi planlıyorum. Mevzubahis şarkı bu hafta 15 numaraya kadar gerilemiş. Rock listesinde ise göze çarpar bir değişiklik yok. Gelgelelim insanların Gökçe'nin 5 Kuruş Yok adlı şarkısını dinlemelerini halen garipsiyorum.

Yabancı listede göze çarpan ilk yükseliş Keri Hilson'un Kanye West ile işbirliği Knock You Down. Bir de listeye 11 numaradan esaslı bir giriş yapan Black Eyed Peas'den I Gotta Feeling dikkat çekiyor. İlk yirmiye iki şarkı sokan bir sürü isim var. Pitbull, Black Eyed Peas, Nicole Scherzinger ve Pink duble takılmışlar bu hafta listede. Herkese iyi dinlemeler.

19 Temmuz 2009 Pazar

Murat Boz ve Elma



Bu videodan öğrendiğimize göre Murat Boz dilimlenmemiş elma görürse kendisini o elmayı yemek zorunda hissediyormuş. Engellenirse gözünden yaş geliyormuş falan. Program sahipleri de fırsat bilip elma çıkartıyorlar karşısına. Herif anında kapıp yemeye başlıyor. Bi yedirmeyip ağlatsalar süper televizyonculuk olurdu ama o kadar kasmamışlar. Sonuç:

1- Hakikaten çok sempatik bir tik. Çocukken elinden elmasını alıp ağlatmışlar, o günden beri acısını atlatamamış gibi geliyor.

2- Videonun bitmesine tam 1 dakika 41 saniye kala yan tarafa attığı bakışı yakalayın. Prensesler böyle bakamaz! Tikin kendisinden daha komik. Mutlaka tavsiye ederim.

Euro Airplay Top 100

Avrupa'nın 28 ülkesinde en çok çalınan şarkıları sıralayan listede bu hafta:



1) WHEN LOVE TAKES OVER - DAVID GUETTA EE. KELLY ROWLAND
7) HALO - BEYONCE
8) FAIRYTALE - ALEXANDER RYBAK
26) HEARTBREAK (MAKE ME A DANCER) - FREEMASONS EE. SOPHIE ELLIS BEXTOR
75) FUCK YOU - LILY ALLEN
87) BU BÖYLE - SERTAB ERENER
96) TOZ PEMBE - DEMET AKALIN
98) SHE WOLF - SHAKIRA

Benim Olmayan Ama Benimmiş Gibi Bir Yazı



Bu bayanı daha önceden takip ettiğimi söyleyemem ama gazetelerde her kelimesine tam olarak katıldığım yazılar çok nadir çıkıyor. 17 Temmuz 2009 Cuma günü Milliyet Gazetesi'nde Sabanur Kıraç'ın Saba Melikesi adlı köşesinde Ayşe Arman'ın tesettürlü denemeleri üzerine yazdığı yazı işte böyle bir yazıydı. Noktasına, virgülüne dokunmadan burada yayınlayacağım.

"Ayşe Arman’ın tesettüre girip deneyimlerini yazdığı yazı dizisini pek çoğunuz gibi ben de merakla okudum. Ama bence Arman’ın bu yazılarında, tasvip etmeseniz de okurken keyif aldığınız o arsız, aşk meşk hatta cinsellik dolu yazılarından farklı bir şey vardı. Ve o şey benim mideme dokundu.


Yanlış anlamayın beni rahatsız eden Ayşe Arman’ın böyle bir yazı dizisine girişmesi değil. Aksine yaratıcı buldum yaptıklarını. Çünkü bir gazetecinin kendi deneyimlerini yazmasının en az başkalarının deneyimlerini sorması kadar önemli olduğuna inanırım. Üstelik böyle bir konuyu Ayşe Arman’dan başka kimsenin deneyemeyeceğini veya denemeyeceğini de düşünüyorum. Bu yüzden belki de ona teşekkür etmem gerekirken onu eleştirmeye hazırlanıyorum. 
O sadece tesettürün tüm rahatsızlıklarından bahsetmiş. Duymayı zorlaştıran boneden, şıpır şıpır terleten kıyafetlerden, suya girince ağırlaşan haşemadan vs. vs. vs. Tüm bunların ardından da “Demek inanç insanlara bunlara bile dayanma gücü veriyormuş” gibi bir yorum eklememiş. “Helal olsun” ya da “Vay be” gibi takdir ifadeleri kullanmamış. 



Eğer Ayşe Arman sadece tesettürün ve haşemanın kıyafet olarak kendine ne hissettirdiğini yazsaydı ben de bu satırları yazıyor olmazdım. Ama o, bu kıyafetleri giyen kadınlara acımış sadece. Hatta yazısının bir yerinde “Sizi bu kıyafetlere zorlayan erkeklere giydirmek lazım bunları” anlamında bir yorum bile yapmış. Yani sanki her kadın baba, koca veya mahalle baskısıyla kapanıyor ve zulüm çekiyormuş gibi. Sanki hiç kendi rızasıyla daha da önemlisi Allah rızası için kapanan, bunun doğru, bunun gerekli oluğuna inan kadın yokmuş gibi... 
Türbanlı bir yazar olmadığımı bilirsiniz. Hatta dinin istismar ettiklerini düşündüğüm noktalarda muhafazakarları acımasızca eleştirdiğime de pek çok kez şahit olmuşsunuzdur. Kısacası ben de “karşı mahalle”nin kızlarından değilim.  Ama isteseler açılıp saçılabilecekken kapanmayı, o kıyafetler altında terlemeyi, havuzla daha az iç içe olmayı seçen kadınlara acınması yerine saygı duyulması gerektiğini düşünenlerdenim. Hayır ben Allah’a saygımı, sevgimi veya şükranlığımı göstermek için kapanmam gerektiğine inanmıyorum. Ama inanlara ve bu nedenle kapananlara ve bunu tüm zorluklarına rağmen yapanlara saygı duyuyorum. Ve Ayşe Arman’ın yazı dizisinde bu duygunun eksik olduğunu düşünüyorum. Ya siz?"


İşin özü de bu zaten sevgili okurlarım. Cesaret açıkçası bulunması ya da kazanılması çok zor bir şey değil. Cesaretini yapıcı kılmak ise gerçekten özen ve emek ister. Ben bu siteyi yapıcı olmaya çalışarak hazırlıyorum. Ufacık bir blogun sahibi bunu düşünürken yazıları Yunan basınına kadar ulaşan, şahsen sık sık okuduğum Ayşe Arman da akıl edebilirdi sanırım. Yoksa gerçekten, ama gerçekten empati kurmak o kıyafetleri giymek değil, onların neden giyildiğini anlayabilmektir.

13 Temmuz 2009 Pazartesi

Türkiye Top 5



Yerli Liste

1) AH BE KARDEŞİM – YALIN
2) BU BÖYLE – SERTAB ERENER
3) İNŞALLAH – SILA
4) TOZ PEMBE – DEMET AKALIN
5) RÜTBENİ BİLECEKSİN – KENAN DOĞULU

Yabancı Liste

1) WHEN LOVE TAKES OVER – DAVID GUETTA EE. KELLY ROWLAND
2) I KNOW YOU WANT ME – PITBULL
3) HUSH HUSH – THE PUSSYCAT DOLLS
4) LE DRAGUEUR – INGRID
5) FIRE BURNING – SEAN KINGSTON

Yerli Rock

1) DÜNYANIN SONUNA DOĞMUŞUM – MANGA
2) HAYDİ GEL İÇELİM – YÜKSEK SADAKAT
3) NE GÜZEL GÜLDÜN – PİNHANİ
4) 5 KURUŞ YOK – GÖKÇE
5) ÇOBAN YILDIZI – TEOMAN

Vay vay vay, Sertab’a bak sen. Kendisi söylemese muhtemelen hiçbir şey ifade etmeyecek bir şarkı ile 2 numaraya yükselmiş. Yazar Soner Sarıkabadayı’nın bu şarkıda kendi standartlarından daha tutarlı sözler yazdığını eklemek gerek. Sıla’nın “…Dan Sonra”dan bu yana duyduğum İLK güzel şarkısı “İnşallah” ise 3 numarada.

Yalın’ın şarkılarını genelde pek beğenmiyorum. Sevdiklerim bir elin parmaklarını geçmez heralde. Meleklerin Sözü Var, Koy Ver, Cumhuriyet gibi şarkıları bunlar. Yeni parçası “Ah Be Kardeşim”i isimsiz bir şarkıcı söylese hiç dinlenmezdi eminim. Gelgelelim klip çok güzel ve bir sanatçı şarkıdan bağımsız hit çıkarma mertebesine ulaştıysa saygı duymaktan başka yapacak bir şey yok. Serdar Ortaç hariç.

Or Touch demişken kendi ayrı kötü, desteklediği isimler ayrı kötü. Salak şarkılarından yeterince şikayet edersem düzelir sanıyordum artık saçma şarkılara yetersiz sesler de eklendi bu yaz. “Beni Yazın” adlı saçmalığı söyleyen Nazlı kızımızın bu hafta listede gerilemesi beni üzmedi.

Bir de Tarkan’ın desteklediği Emir’de ne var da ben göremiyorum? Lütfen aydınlatın. Herkese iyi dinlemeler.

Euro Airplay Top 100



Avrupa'nın 28 ülkesinde en çok çalınan şarkıları sıralayan listede bu hafta:

1) WHEN LOVE TAKES OVER – DAVID GUETTA EE. KELLY ROWLAND
7) FAIRYTALE – ALEXANDER RYBAK
11) NOT FAIR – LILY ALLEN
27) SAID IT ALL – TAKE THAT
31) ALWAYS – AYSEL EE. ARASH
38) INDIETRO – TIZIANO FERRO
46) IS IT TRUE? – YOHANNA
66) HEARTBREAK (MAKE ME A DANCER) – FREEMASONS EE. SOPHIE ELLIS BEXTOR
90) AH BE KARDEŞİM – YALIN

Türkiye Box Office 03.07.2009 - 05.07.2009



- Buz Devri serisinin üçüncü filmi 1 Temmuz Çarşamba günü gösterime girdi. Önceki hafta Transformers saçmalığı da Çarşamba girmişti. Gelgelelim Buz Devri 1 haftadır vizyonda gözükürken diğeri 3. haftadır gözüküyor.

- Buz Devri’ni 3 boyutlu izleyeceğim diye hala izleyemedim. Sürekli aksilik çıktı ama çok merak ediyorum. İlk 3-D deneyimim olacak.

- Bir Kadının Seks Günlüğü, blockbuster Müzede Bir Gece’yi sollamış. İşin garibi sıralar arasında o kadar az seyirci farkı var ki sanırsın 70 milyonluk bir memlekette değiliz. Lanetli Ev ve Terminatör arasında 19 seyirci var örneğin. Topla okuldan, işten ufak bir grup götür sinemaya, Terminatör’ün kaderi değişsin.

- Bu Cuma gösterime Amerikan gişesinin bu yazki sessiz hiti Felekten Bir Gece, Johnny Depp ve Michael Mann’i buluşturan Halk Düşmanları, müthiş yazar Alan Ball’un (Six Feet Under, Amerikan Güzeli) yönettiği Tabu ve muhtemelen gereksiz korku filmi Kapan var. Herkese iyi seyirler.

Türkiye Box Office 26.06.2009 - 28.06.2009

9 Temmuz 2009 Perşembe

Yüksel Aytuğ'un Dünyası

Şimdi aslında iki konu var:



Birincisi Hadise çok güzel. Epeydir ne kostüm kıyafetlerini ne performanslarını ne de son klibi Fast Life'ı beğendim ama Kuruçeşme Arena konserinde giyindiği şu kıyafet ve şu fotoğrafta gördüğünüz tavır on numara. Konsere gidemedim, izlediğim kayıtlara bakılırsa pek bir şey kaçırdım sayılmaz ama şu görüntü taş işte. Kızda halen bir çekingenlik, durgunluk var, Britney Spears'ın bunalım sonrası halini andırıyor. "Hızlı Yaşam" adlı bir şarkının klibinde hareket etmemesinin başka bir açıklaması olabilir mi? Medyanın aşırı yüklenmesi böyle sonuçlar yaratıyor işte. Tıpkı ikinci maddedeki insanın yaptığı gibi.

İkincisi Yüksel Aytuğ çok çok boş bir insan. Tiffany'nin çatlak tişört diye salak bir yarışmasına jüri başkanı oldum diye seviniyor, oy verdiği tişört birinci seçildi diye gurur duyuyor, her gün köşesinde "Zaptiye" diye bir kutucukta insan aklına gelebilecek en kötü esprileri kalın fontlarla yazıyor, Atv'nin merhem olsa bir yerime sürmeyeceğim dizilerini güzel sanıyor falan. "Aslında izdivaç programlarını hepimiz izliyoruz" gibi ilkokul seviyesinden arak tezleri var. Bir de tabi menfaatleri var. Onlara ters düşen şeyler hakkında adaletsiz yazmaktan da çekinmeyecek kadar ulu. Bugün Hadise hakkında yazmış, diyor ki "Eurovision boyunca kötü yönetilmesinin etkileri halen üstünde, bir ürkeklik vardı". Öbür satırda da "sahneye çok yakışıyor, yıldız ışığı parıl parıl parladı" falan demiş. Aynı sahneye kaç tane Hadise çıktı bilinmez ama garibimin aklı gidip geldi demek ki yazısını menfaatine göre yontmak için. Sonra da efendim "eski Hadise geri dönmeli" demiş. 4-5 yazısından birinde bok attığı "Hadise'yi yönetenler" 3 senedir kızın yanındaydı zaten, sen eski Hadise'yi tanımıyorsun bile. Bütün ülke bilmiyor o ekipten öncesini. Kaküllü, gurbetçi bir kızdı işte. Övdüğün de yerdiğin de bir, sevgili Aytuğ, yazın hiçbir yere ulaşmıyor maalesef.



O ekipten sonra da "Evlenmeliyiz" gibi şarkılar yapmaya başladı işte. Halen kabullenemiyorum.

Sevgili okurlar, yazarların samimiyeti konusunda dikkatli olunuz. Bazıları böyle işbilir oluyorlar.

Türkiye Top 5



Yerli Liste

1) AH BE KARDEŞİM - YALIN
2) TOZ PEMBE - DEMET AKALIN
3) İNŞALLAH - SILA
4) RÜTBENİ BİLECEKSİN - KENAN DOĞULU
5) BEN SEN OLAMAM - EMİR

Yabancı Liste

1) WHEN LOVE TAKES OVER - DAVID GUETTA EE. KELLY ROWLAND
2) I KNOW YOU WANT ME - PITBULL
3) LA DRAGUEUR - INGRID
4) HUSH HUSH - THE PUSSYCAT DOLLS
5) BOOM BOOM POW - BLACK EYED PEAS

Yerli Rock

1) DÜNYANIN SONUNA DOĞMUŞUM - MANGA
2) HADİ GEL İÇELİM - YÜKSEK SADAKAT
3) ÇOBAN YILDIZI - TEOMAN
4) DÖRT DUVAR - SEKSENDÖRT
5) 4 GÜN ÖNCE - BATI YAKASI

Zirve haftalar sonra değişti ve Gülben Ergen tek haftada Top 5'ten bile çıktı. Yeni kral Yalın olmuş, Demet Akalın hemen peşinden gelmiş, Kenan Doğulu ise yükselişe devam ediyor. Zirveyi hakediyor bence bu şarkı. Yazın en güzel hitlerinden Atiye'nin Salla'sı 9 numaraya yükselerek ilk 10 rütbesini elde etmiş, Murat Boz Her Şeyi Yak ile 13 numaraya, Sertab Erener ise Bu Böyle ile 16 numaraya çıkmış. Erener'in şarkısı çok hayran olunacak gibi değil ama güzel. Bunca yıldır yeni bir şey yapmazkaen daha iyi bir şarkıyla dönebilirdi. Boz'un ise şarkısından çok klibi dikkatimi çekti. Aynı tarz klipleri çekmekten kendisi bile o kadar bunalmış ki acaip sıkılmış gözüküyor videoda. Kadrajı çevreleyen videolu şeritler eskiyeli çok oldu sevgili yönetmen. İlk 20'nin hemen dışında Sibel Can'ın Çantada Keklik'i dikkat çekiyor. Bu ucubik Tarkan parodisi şarkı umarım her yerde çalmaya başlamaz.

Rock listesinde büyük bir değişiklik göze çarpmazken yabancı listede çok erken kaybettiğimiz Michael Jackson'ın haklı yeni girişleri var. 9 numarada Billie Jean'i, 14 numarada Beat It'i görüyoruz.Ben "Black or White"ı da görmek isterdim açıkçası. Bu arada ilginç bir bilgi olarak ekleyeyim, benim de yeni öğrendiğime göre Jackson'ın Dangerous adlı albümü ülkemizde yaklaşık 450.000 kadar satmış. Sektörün bugünkü halini düşününce hayranlık veriyor böyle numaralar.

Hadise'nin Avrupa çapında listelere giren "Düm Tek Tek"ini formaliteler yüzünden yerli veya yabancı listelerde göremedik ama öğrenmek istediğim bir şey var. Yabancı albümünden çıkan Fast Life gibi single'ları yabancı listede görmemiz gerekiyor değil mi? Yerli albümün sözümona hiti "Evlenmeliyiz" listelerde gözükmüyor (ve gözükmemeli) ama İngilizce şarkılar inşallah kurallara kurban gitmez ve resmi yabancı listemize girer. Herkese iyi dinlemeler.

2 Temmuz 2009 Perşembe

Kendine Gel Sayeşte



Bazı okuyucularımızın yanlış anladığı bir şey var. Sayfanın en altındaki iletişim formunda yazdıklarınız bana geliyor. Hakkında yazdığım sanatçılara gitmiyor. Bazı ziyaretçilerim birisi hakkındaki yazımı okuyunca, o sayfanın altında da iletişim formunu görünce o sanatçıya mesaj yazıp yolluyor. Genelde gülüp geçiyorum sadece ama bu sefer kendime saklayamayacağım.

Bu kişi sanırım Mavi Şeker hakkında yazmış. Bu program hakkında yazdığım en iyimser şey Ece Erken'in ekrana dönüşünün uluslararası yas sebebi olduğuydu. Okuyucumuz Sayeşte öyle düşünmüyor belli ki. Şöyle demiş:

"Ben (...)dan Sayeşte. proğramınız çok güzel ama illa sanatçılar veya ünlülermi yarışacak seyiircilerinde yarışmasını istiyorum yani don-bastı kovboy gibi şeyler değilde sessiz film felanda oynayabilelim böle olursa daha çok kişi izler ve eğlenir. Bu arada MAVİ ŞEKER\'in yeni hali çok güzel"

1- Don bastı nedir?

2- Hangi aklı başında insan ünsüz insanların sessiz film oynayışını televizyonda izlemek ister?

3- Mavi Şeker'in nesi güzeldi de yenisi güzel olacak?

Sayeşte, şayet bunu okuyorsan bi tane açıklayıcı postayı bize çok görme. Mektubunu bekliyorum.

Özel Not: Arkadaşlarınla ebe ve saklambaç oynarkenki videolarını görmeyi çok isterim. Bana bunları yollarsan çok sevinirim ve çok eğlenirim canım.

Kenan Doğulu - Patron



En büyük hayranlarından biri sayılmam ama albümlerinin iyi olması konusunda Kenan Doğulu’nun ciddi bir garantisi var. Hit makinası “Festival”den sonra Eurovision’a kendi standartlarının üç beş kat altında bir şarkıyla katılma hatası yapan şarkıcı, yarışmanın kariyerlere vurduğu baltadan sıyrılmaya kararlı belli ki. O zamandan beri pek ses çıkarmadı ama geri dönüş albümü hakikaten bir geri dönüş albümü.

İlk piyasaya çıktığında çalışma için bir “çok kötü olmuş” dedikodusu dolandı etrafta. “Festival”in başarısındandır dedim. Velhasıl dinleyince gördüm ki muhtemelen açılış parçasıyla değerlendirmiş millet. İlk şarkı Patron, Çakkıdı’ya benzemek için çırpınan biraz itici bir şarkı. Neyse ki kalan şarkılar her şeyi telafi ediyor da çıkan dedikodular yersiz kalıyor.

Çıkış parçası “Rütbeni Bileceksin” Doğulu’dan duyduğum en iyi 5 şarkıdan biridir rahatlıkla. Sıradanlaşmış elektronik bir aranjeye değil modern-alaturka arasında gidip gelen bir düzenlemeye sahip. Asabi ve bunu yansıtmayı iyi biliyor. Video klibini tam anlamıyla harcamışlar maalesef. Çok daha sinematografik bir şeyi kaldırabilirdi. Vokallerin tizleştiği, aranjenin biraz daha “cool” olduğu “Öp” de dans ettirmeye devam ediyor. Bora Uzer’in bestesini ve enstrümanlarını sırtlandığı “Öp” müzisyenin kendi müziğinde eksik bıraktığı o elemente sahip ve hit olabilir. “Rütbeni Bileceksin” ile çok yakışıp bütün albüme lokomotif olmuşlar.



Albümün çoğunluğunu oluşturan akustik parçalara geçiş yapmak için “Anlıyor Musun?” diye bir parça kullanılmış ki çok yerinde durmuş. Timbaland aroması hissediliyor ama şarkı güzel. Gerçi her Kenan Doğulu şarkısında olduğu gibi bu albümün şarkılarında da mutlaka bir saçma cümle mevcut. Bu cümlelerden örnekleri yazının sonundaki ekte bulabilirsiniz.

Bu akustik şarkıları çok defa dinlemedikçe birbirinden ayırmak biraz zor. Doğulu’nun çekirdeğindeki tarz da bu şarkılar zaten. Mevlana’nın şiirinden uyarlanan “Etme” ve “Beyaz Yalan” gibi parçalar yenilik yaratmak için değil saf Kenan Doğulu stiline yeni örnekler kazandırmak için varlar. Aralarında bir tek “Kıskanıyorum” alaturkaya dokunup kaçmış (Aşkım Aşkım gibi). Onun haricinde bilindik ama güzel yazılmış gitar şarkıları mevcut.

Sonlara doğru dans şarkıları kendini tekrar gösteriyor. “Salak” hem sözleri hem de düzenlemesiyle albümün en uç şarkısı sayılabilir. Hem lafını esirgemiyor hem de aranjede dinleyici dostu olmaya kasmamış. “Şimdi&Burada” ise “Aşk Kokusu”nun dans versiyonu gibi geliyor kulağa. Onu seven bunu da sevecektir.



Kenan Doğulu’yu sevenler için albümü tavsiye etmeye zaten gerek yok. Fakat benim gibi temkinli yaklaşanlar için Patron hayal kırıklığına uğratacak bir albüm değil. “Rütbeni Bileceksin” ve “Öp” haricinde yeni ufuklar açmaya çalışan şarkılar yok fakat kendi stilinin cılkını çıkarmadan yürümek de bir başarıdır. Çıkacağı devasa yaz turnesi (Fanta) albümün isminin iyi anılmasına yardımcı olur umarım. Bir de umarım ikinci klip “Öp”e gelir.

Not. 3.5 / 5



Ek 1: Patron albümündeki şarkıların olmazsa olmaz birer saçma cümleleri:

Patron: Patron kaynaşalım, patron oynaşalım, patron yanaşalım. (Kendi şarkından çalma be abicim)

Rütbeni Bileceksin: Ustan eyvah diyecek, rüzgar çok sert esecek.

Öp: Ürktün korktun bir anda, belki de şehvetin firarda. (Frijit demek mi bu?)

Anlıyor Musun: Kardan bir kedi, çilekten bir gemi, seninle hayal kurmak hediye gibi. (Biraz da saçma gibi)

Beyaz Yalan: Koydum başımın üstüne kalbini, yüksekten daha iyi gör diye gerçekleri. (Başınızın üstü o kadar da yüksek değil sayın Doğulu :) Kendimizi kaptırmayalım.)

Salak: Sağa bak, sola bak, şimdi aşağı. Avanak.

Şimdi & Burada: Senin sesin mavi, gözlerin melekli. (Iyk)