10 Haziran 2009 Çarşamba

Yeni Elif Turan



Ama biraz daha kötüsü. Bu sefer şarkı da söyleyemiyoruz. Nazlı diye bir kız Serdar Ortaç'tan almış şarkısını, medyadan almış desteğini, bu yazın yarı-tanınmış tek şarkılık "bimbo"su olma yolunda ilerliyor. Yıllardır defalarca şaşırdım, bu millet bu şarkıları nasıl dinliyor ama artık pes etmek üzereyim. Bu zırvaya bile "bu yazın bombası" diyenler var. Bence bu işler sandığımızdan farklı yürüyor. Bir kişi dinliyor bu şarkıyı gazetelerde bahsetmek için. Sonra bu kişi para yediği için güzel şeyler yazıyor. Sonra da diğerleri dinlemeye üşendiğinden bu kişinin dediklerini tekrarlıyor. Sonuçta bu boş şeyler, sözde şarkılar böyle ilgi görüyor milletten. Şaka gibi.

Kızcağızın konuşması da şarkı söylemesinden daha iyi değil. Röportajından alıntılara buyurun:

Serdar Ortaç’ın çıktığı zamanlarda Tarkan, Mustafa Sandal, Kenan Doğulu ve Burak Kut daha favori isimlerdi. Onlar arasından beğendiğiniz yok muydu?

- Yok. Serdar Ortaç benim için hep öncelikliydi.

Müziğe ilginiz nasıl başladı peki?
- “Operadaki Hayalet”i de izledikten sonra devlet sanatçısı Leyla Demiriş’ten şan dersleri almaya başladım. (Evet, Serdar Ortaç ve Operadaki Hayalet)

Hayatınızda aşk var mı?
- Aşk konusunda konuşmuyorum. Çok utanırım.

Sperm bankasından alınan spermlerle çocuk sahibi olmak neredeyse moda haline geldi. İleride siz de düşünür müsünüz böyle bir şeyi?
- Asla... Benim çocuğumun babası belli, annesi evli olmalı. (Aşklarımdan konuşamam ama döllenmemden konuşurum. Hani soru da ayrı gereksiz ama bu tip dünya görmemiş cevapları da hoşuma gitmiyor)

Keşke bu kızcağızı da Erol Köse destekleseydi de daha çabuk silinip giderdi. Yine de çok çok bir yaz dişimizi sıkmamız gerekecek heralde. Tabi daha iyisi, daha iyi işler yapıp öyle karşımıza çıkması.

Hiç yorum yok: