15 Haziran 2009 Pazartesi

Hadise - Fast Life



Geçen yaz yaklaşık olarak bu zamanlarda Hadise’nin Belçika’da yayımlanan ikinci albümünü edinmiş, hastası olmuş, buradan da dinlemeniz için bas bas reklam yapmıştım. 17 parçalık albüm ülkemizde de Deli Oğlan ile patladı, Hadise bir anda en çok konuşulan yıldızlarımızdan biri oldu, sonra bir de Eurovision baş gösterince iş çığırından çıktı artık. En son yarışmadaki kıyafeti bile devlet meselesi gibi tartışılırken gördük onu.

Eurovision’a katılmasını en başından beri pek desteklememiştim, sebebi de yarışmanın ülkemizdeki profesyonelleri saman alevi gibi parlatması ve sonra ne yaparlarsa yapsınlar aynı popülariteye erişememeleriydi. En sağlam kariyeri bile vurabilir böyle bir şey. Eh, Hadise dördüncü oldu, büyük bir başarı demek mümkün değil, 16 Mayıs’tan beri de ciddi ciddi çok daha az konuşuluyor. Bu felaket bir şey olduğu için söylemiyorum ama haklı çıktım sanırım.



Yapılabilecek en iyi şey, en az yarışma kadar sükse yaratacak bir albümü geciktirmeden piyasaya sürmesiydi. Yeni albüm “Fast Life”ın çıkış tarihi bu yüzden oldukça doğru. Gelgelelim albüm hiçbir hayranı üzmeyeceği gibi, hiçbirini de havaya uçuracak gibi değil. Tarz olarak Rnb’den electropop’a ciddi bir kayış var ve bu türde hem yenilikçi hem popüler olmak iyice zor artık. Geçen albümde yabancı şarkılardan sadece My Body’de hissediliyordu bu, o da iki türün kırması olduğu içindi. Bu sefer ise tamamen “Aşkkolik”i andıran şarkılar var karşımızda.

Sayıca az olan beğenmediğim noktalara değinelim de güzelleri konuşuruz sonra. Albümdeki Hadise’ye yakışmayan üç şarkı Düm Tek Tek, Double Life ve Düm Tek Tek’in akılarla zarar remix’i. Ben bu yarışma şarkımızdaki çekiciliği halen algılayamadım gitti, anormal miyim acaba? Introsu için nakarat melodisini değiştirmeye bile üşenen bir parça bu, nasıl olur da böyle bir hit olabilir anlamıyorum. Double Life ise Eurovision için önerilen üç parçadan biri. Altyapısı Mirkelam’ın “Elma Değil Ayva”sının birebir aynısı, maalesef ortaya çıkan şarkı ondan fersahlarca uzak.



Hadise’yi en başta sevmemi sağlayan şeyleri (İngilizce hakimiyeti ve orijinal sözler) bu albümde de görmek mümkün neyse ki. Bir kere üç Eurovision şarkısının sonuncusu “Supernatural Love” Erdem Kınay sağolsun, tam bir başyapıt. Ancak TRT’ye sunulan kemanlı gitarlı mükemmel versiyonu yerine çok daha basit bir düzenlemesini koymuşlar, kimin kararıysa, kınıyorum (evet, kelime oyunu). Kınay’ın albümde bir diğer katkısı “Obsession” adlı şarkı. Yapıtın “yangında ilk kurtarılacak” parçası bu.

Hadise’nin bir başına yazdığı isim şarkısı “Fast Life” gurur duyması gereken bir eser. “Go! Go!” diye bağırdığı kısım Beyonce’nin “Green Light” parçasından kopya olsa da sözlerdeki kişisellik etkileyici. Yves Gaillard’ın yaptığı diğer şarkılar da bunun kadar başarılı. “Long Distance Relationships”, “Married Men”, “First Steps” hep ilişkileri irdeleyen, hit olamayacak ama kaliteli parçalar. Timbaland esintili “I’ll Try Not To Cry” ise Hadise’nin sadece vokal yapmakla yetindiği yegane şarkı. Bu tip düzenlemelerin meraklısını oldukça memnun edebilir.



Geriye kaldı Sinan Akçıl şarkıları. “Düm Tek Tek”e olan yaklaşımımı biliyorsunuz artık, neyse ki diğer iki parça çok daha tatmin edici. Adamın iyi bir besteci fakat fena bir söz yazarı olduğunu da kanıtlar nitelikteler. “On Top” ve “Hero”nun Türkçe versiyonları “Sıradan” ve “Kahraman” Türkçe albümde yer alacaklar ve iyi bestelerin başına kötü sözler gelince çıkan sonucu her beraber göreceğiz. Gelgelelim bu halleriyle "On Top" süper bir concert-starter, "Hero" ise single olabilecek kadar iyi.

“Fast Life” uluslar arası olma uğruna en büyük adımını atmış bir sanatçı için yeterli desteği sağlayan bir albüm değil. İçinde “A Good Kiss”, “Creep” gibi 12’den vuran parçalar yok. Hadise’nin imajında yaşanan sarsıntı ise pek umut verici gözükmeyen Türkçe albümle onarılmaz olabilir. Örneğin “Bence Evlenmeliyiz” adlı bir parçayla çıkacak olması beni şimdiden ürkütüyor. Son derece akıllıca kararlar vermesi gereken bir zamanın içinde, henüz bunu tam olarak başarmış değil ama ortada umut kesmeyi gerektirecek bir durum yok. Gazetede iki gün yer işgal etmekten başka bir şeye yaramayan ödüller ve kişisel hayatı gözünü boyamadıkça Hadise’den iyi şeyler beklemek gayet mümkün.

Not: 3 / 5

Dip Not: Hadise’yi bir hayran olarak nasıl sevdiğimi biliyorsunuz. Bunu o kadar çok belli etmişim ki çok çok hızlı gelişen bazı şeyler sağolsun ne olduğunu anlamadan kendisiyle beraber çalışmaya başladım. İçinde bulunduğum ekiple beraber bu sürecin sonuna geldik fakat tıpkı hayranlığımın albüm konusunda dürüstlüğümün önüne geçmesine izin vermediğim gibi bu yol ayrımının da ona olan sevgimin önüne geçmesine izin vermedim. Kendisi albümünün teşekkür yazısında es geçmeyip bana da teşekkür etmiş. Şahsi olarak bir faydam dokunduysa çok memnun olduğumu bilmesini isterim.

Hiç yorum yok: