25 Haziran 2009 Perşembe

Festival Özeti - 16 Film



4. Fatih Melek Film Festivali sona erdi. Gelgelelim ne güncel olarak film yazsı yazabildim ne de ödül törenini düzenleyebildim henüz. Meşguliyetler birazcık azalmışken, fırsat bulmuşken zamanıdır diyorum. İşte festival boyunca izlediğim filmler ve konseptimize uygun olarak ucuza bulabileceğiniz yerler:

- Gen: Bu güldürmeyen yerli korku filmi, özellikle görüntü yönetiminde güzel bir standart yakalamıştı. Cevahir AVM Teknosa mağazasında 4.99 TL’ye bulabilirsiniz.

- Big Nothing: Kara komedi sevenler için oldukça tatmin edici bu film eğlenceli bir buçuk saat vaat ediyor. Cevahir AVM Teknosa mağazasında 4.99 TL’ye bulabilirsiniz.

- August Rush: Sezercik filmlerinden ödünç aldıklarını güzel kız, güzel erkek, şirin çocuk ve yumuşak bir görüntü yönetimi gibi öğelere yediren yapıt ancak çok romantikler için kusursuz olabilir.

- Je m’appelle Elisabeth: Festival favorisi bu filmin yükünü yönetmeni, oyuncuları ve teknik ekibi oldukça eşit paylaşmış ve hepsi işini mükemmel yapmış. Cevahir AVM Teknosa mağazasında 4.99 TL’ye bulabilirsiniz.

- Sex Is Comedy: Geçtiğimiz sene yine bu festivalde izlediğim “Kız Kardeşim” filmindeki seks sahnesinin bitmek bilmez çekimlerini anlatan bu absürd film, sinemaya düşkün olanlar için içeriğiyle oldukça ilgi çekici bence. Catherine Breillat’ın en kasmayan filmlerinden biri aynı zamanda. Başarısız demek mümkün değil.

- Fade To Black: Baş karakteri Orson Welles olan bu safkan kara film gizemli güzel kadınları ve fötr şapkalarıyla benim gibi türün fanatikleri için çok umut verici bir paket. Gelgelelim filmden memnun olmak biraz daha zor. Şahane kadrosu kendilerini çok zorlamasalar da izlenmeyi hak ediyorlar. Cevahir AVM Teknosa mağazasında 4.99 TL’ye bulabilirsiniz.

- I Love You Man: Amerikan komedisinin çok sevdiği yeni eğilimlerini kullanan, esprileri erkeklerin gözlemleri üzerine kuran film güldürmeyi rahatlıkla başarıyordu. Yıllar boyu hatırlanmak konusunda ise şansı biraz az.

- Eastern Promises: David Cronenberg’ün şiddet üzerine laflar ettiği bu filmin seyirci tarafından bağra basılması şaşırtıcı değilmiş. Zannedildiğinden çok daha romantik ve güçsüz bir öykü var ortada. Çok sert kavga ve şiddet sahnelerine rağmen darbesini bunlarla vurmayı başaramıyordu. Alt metinlerini okumak ise filmin asıl eğlencesiydi. 4.99 TL'ye İstanbul Cevahir AVM D&R mağazasında bulabilirsiniz. Aynı reyondan üç film aldığınız takdirde biri bedava.

- Nord: Karlar altında ve arasında geçen bu yol filmi sıkıcı başlasa da son derece iç açıcı ve hatırlanası bir film olmaya doğru hızla yol alıyordu. Bıktığı hayat döngüsünü kırıp kuzeye doğru yol almaya başlayan baş karakterimizin yolda karşılaştığı tipler son derece başarılı yazılmıştı. Beyoğlu Sineması’nda 5 TL’ye izlediğim bu film tenha salona bakılırsa kıymeti bilinmemiş bir güzellik olarak kalacak. Uluslar arası ödülleri eksik değil elbette.

- Angels & Demons: Aksiyonu “Da Vinci Şifresi”nin aksiyonundan iyiydi ama gizemler bu sefer o kadar vurmadı bence. Tom Hanks’in aynı rolde geri döndüğü film aktörden en iyi şekilde yararlanıyor ve İtalyan esas kızımızı yanına yakıştırıyordu. Fakat tepelerinde yanan her ampulu diyaloglarda teyit etmeleri izleyiciye biraz salak yerine konulmuş hissi vermiş. Bunun suçu elbette Hollywood’un en overrated senaristi David Koepp’indi. Beyoğlu Majestic’te yazın bu büyük filmlerinden birini 5.00 TL’ye izledim.

Don Juan De Marco: Yıllardır televizyon ekranlarının en sevilen filmlerinden biri olan Don Juan şahane kadrosu ve son derece çekici konusuyla çok eğlenceliydi. Belki sabun köpüğüydü ama hayat ve gerçeklik üzerine bir çok ciddi filmden daha çok söz söylemeyi başarıyordu. 4.99 TL'ye Beyoğlu D&R mağazasında bulabilirsiniz.

Paranoid Park: Gus Van Sant’ın filmi kısa süresine rağmen aynı sahneleri değişik imajlarla tekrar tekrar gösteriyor kabus gibi bir olayı, üstüne çöktüğü gencin itiraf çabasına katarak anlatıyordu. Gençliğin hissizliği en favori konum olmasa belki de önemsemezdim bu filmi ama yönetmene duyduğumuz hürmet ve konuya yaklaşımı yapıta karşı sevgi yarattı. 4.99 TL'ye İstanbul Cevahir AVM D&R mağazasında bulabilirsiniz. Aynı reyondan üç film aldığınız takdirde biri bedava.

Üçüncü Sayfa: İlk aldığım Sinema dergisinde sayfalarca anlatılan bu 1999 filmini izlemek yeni nasip oldu. Zeki Demirkubuz’un Başak Köklükaya suretinde yarattığı femme fatale ne kadar övülse hakkı yenmiş olacak kadar başarılı. Diyalogların zaman zaman kasıntı oluşu ve dublajın yarattığı iticilik haricinde şahane bir filmdi. Köklükaya bu filmdeki performansıyla birçok dünyaca ünlü aktrisin etrafında tur atar. 4.99 TL'ye İstanbul Cevahir AVM D&R mağazasında bulabilirsiniz. Aynı reyondan üç film aldığınız takdirde biri bedava.

The Proposal: Festivalin son galası, güncelliğinin de etkisiyle kendine ait bir yazıyı hak ediyor. Şimdilik söyleyebileceklerim tahmin edilebilir olduğu kadar eğlenceli de olduğu. Salaklar için çekilmemiş olması bile kafi aslında. Bu filmi şimdilik ucuza izlemek mümkün değil.

Dead Ringers: Bin yıl önce aldığım bu filmi ancak izleyebildim. Cronenberg’ün festivaldeki ikinci filmi rahatsız ediciliğiyle ünlü olmasına rağmen açıkçası bana o kadar etki etmedi. İkizlerin beraber mahvolma ve mahvetme psikolojilerine bir türlü giremedim, bu da filmden aldığım hissi çok azalttı elbette. Yine de zamanına göre çok tartışma yaratıcı olduğu bir gerçek. 4.99 TL'ye Beyoğlu D&R mağazasında bulabilirsiniz.

Get Well Soon: Festivalin ek gösterimi denilebilir bu film için. Normalde son film “Dead Ringers” idi fakat bu filme Digiturk ekranlarında bedavaya rastlayınca ucuzcu festivalimize iyi bir final olacağını düşündüm. Umduğum başıma gelmedi, oyunculardan Courteney Cox güzelliğinin tepesinde olsa da film yerlerde sürünüyordu.

Altın Fatih ödülleri de yakında geliyor. Önümüzdeki festivali iple çekiyorum.

Hiç yorum yok: