2 Mayıs 2009 Cumartesi

Aslı Güngör - Aslı Güngör



Son zaman fenomenleri (Aşk-ı Virane, Sevişmeden Uyumayalım, Kasaba vs.) ya yeni yetenekler doğurdu ya da olanları iyice perçinledi. Gel gör ki bunlar ve benzerleri birçok şarkının sıradanlıkla dolup taştığını görmek mümkün. Bu duruma istisna olan iki yeteneği de ENBE orkestrası çıkardı ve sundu bize. Mustafa Ceceli’yi daha önce sevdik ama şarkı yazarlığını da yorumculuğuna katarak Aslı Güngör uzun bir yol aldı o günden sonra.

Ben “Kalp Kalbe Karşı”yı sevdim ve dinledim. Ferhat Göçer bağırmaya başlayınca bile katlanıp kapatmıyordum. Aslı Güngör’ün sesini de oldukça sevilesi buluyorum. Kızın bu kadar başarılı bir şarkı yazması güzel bir şey. Velhasıl çıkardığı albüm için “daha fazlası var mı?” diye sormadan edemiyor insan. Tek atımlık mıydı yoksa kendini değiştirecek, yenileyecek potansiyel var mı? Belki uzun gelecek için buna cevap vermek güç ama şimdilik bütün albümü değilse de bellli bazı şarkıları tavsiye edebilirim.



Çıkış parçası “Son Öpücük” albümün de açılış şarkısı aynı zamanda. Listelerimizde iki numaraya kadar yükselmesine rağmen (hiçbir zaman iyi şarkı göstergesi değildir maalesef) bence tahmin edilebilir bir melodi ve tam olarak oturmamış sözler içeriyor. Kızın güzel sesiyle duygulanacak oluyorsunuz sonra notaya kısmen uymuş bir cümle geliyor ve tökezliyor şarkının gidişi. Çılgın gibi satmasına rağmen albümdeki favorim bu değil.

İkinci şarkı “Aşk Her Şeye Değer” kendi başına iyi bir şarkı. Hatta albümdeki en iyilerden biri. Tek kusuru "Kalp Kalbe Karşı"ya benzerliği. Düzenlemeler aynı, melodinin en benzediği yerlerde aynı kelimeler var (“Sen de üzüldün mü?” yerine “Seninle anladım” giriyor mesela). Ancak bu durum göz ardı edilirse şarkı çok etkileyici. Peşinden gelen Ferhat Göçer düeti "Dön Gel Yeter"in aksine. Sinan Akçıl’ın söz yazarlığının aslında pek de iyi olmadığı ne zaman gün yüzüne çıkar bilmiyorum ama bu şarkıyı dinleyip de fark edememek için sağır olmak gerekiyor. Ortaç & Sandal ikilisinin vazgeçmediği “bir cümlesi diğerini tutmayan şarkı” ekolünü başarıyla devam ettiriyor. Ferhat Göçer de bağırma ekolünü devam ettiriyor. Tabi şarkı sevgiliye iki üç duygusal kelam edince Türk dinleyicisi yine geliyor oltaya, dinliyor da babam dinliyor. Aslı'nın yorumu kurtarıyor bütün şarkıyı.



Albümdeki en iyi şarkılardan ikisi daha önceden dinlediğimiz İzmir Bilir Ya (girişi çok güzel) ve Kalp Kalbe Karşı (sadece Güngör söylemiş). Ege Çubukçu’nun kimseye hayrı dokunmamış eşliği “Beni Tanı”da da şaşırtmıyor ve çok etki bırakmadan geçip gidiyor. Hareketli şarkılar albüme pek bir şey katmıyor açıkçası fakat daha fenası en damar şarkılara yapılmış Hüseyin Karadayı miskleri. Aşkın Nur Yengi’nin “Ayrılmam”ını diskoda çalmak kadar saçma.



Aşkın Nur Yengi örneğini vermem boşuna değil. Aslında Aslı Güngör’ün görünüşüyle, tavrıyla ve sesiyle Yengi’nin gönüllü bıraktığı boşluğu doldurması hiç zor değil. Onu ilk tanıdığımız şarkısı da bu yolda işaret vermişti bana. Fakat tek ve çok önemli engel daha iyi, daha kalıcı şarkıların eksikliği. Yoksa Güngör’ün yorumu 40 yıllık şarkıcılarla aşık atabilecek kadar doğru çoğu parçada. Sesinin berraklığı albümün en övülesi tarafı. Yoluna doğru şarkılarla devam ederse listeler ve satıştan çok daha önemli birşeyi başarması mümkün. Kalıcılık gibi.

Not: 2.5 / 5

Hiç yorum yok: