2 Mart 2009 Pazartesi

Nil Karaibrahimgil - Nil Kıyısında



Başka bir babadan çocuk yapmak gibi”. Nil yeni albümünde yeni bir prodüktörle çalışmayı böyle özetlediğinde ağzım açık dinliyordum. Her zaman olduğu gibi bizi uzun ve sıkıcı bir tasvirden kurtarmış her şeyi bir cümlede özetlemişti. Bu benzetmeden yola çıkarsak Ozan Çolakoğlu’nun sarışın beyaz tenli bir adam, Alper Erinç’in ise esmer, hatta belki de zenci olduğu bile söylenebilir. Sonuçta Nil müzikal kariyerinde yeni bir yere geldi. İşin tek cümlelik özeti bu da olabilir.

Bir kere neler yok: kadın devrimi sloganları yok, “Kek”, “Vahdettin”, “Peri” gibi şarkılar yok, altyapılarda yepyeni bir şey yok. Tek üzücü olanı da sonuncusu. Nil’in şarkı yazımında olgunlaşması çok takdir edilesi, acılarını şekere banmadan anlatması cesur bir şey. Fakat nedense bir önceki albümle attığı devasa ileri adımın peşi gibi gelmedi bu albüm bana. “Nil tarzı”na verilmiş bir mola, “şunları da bir içimden atayım” anı sanki. Gerçi ilk şarkı "Seviyorum Sevmiyorum" bunu hiç çaktırmadı, “XL”dan beri en iyi çıkış şarkısıydı ancak, albümün kalanı öyle değil. Klasik oryantal-elektronik Nil formülüne biraz da Goldfrapp katılan bu parça çok heyecan vericiydi açıkçası. Albüm iyi de olsa onun gibi olamıyor.



İkinci yarı ilk yarıya göre çok daha iyi, bu da dinlerken biraz sabır gerektirebilir. “Eminim Sevmediğine”, “Duma Duma Dum” gibi şarkılar geldiğinde çalışmayı sevmemek çok zor. Hele de ikincisinde “Buldum birini buldum, soydum, başucuma koydum” deyişi olgunlaşsa da halen şaşırtabildiğini gösteriyor. Albümün başyapıtları ve muhtemel en kalıcı şarkıları ise ta en sona bırakılmış. “Bu Mudur?” etkisi yaratabilecek “Aşkımız Her Zamanki Gibi Tehlikede” aşkın güven vermeyen hallerini sürreal manzaralarla kusursuzca anlatıp albümün geç gelen zirvesi olurken, final parçası “The Simpsons”dan gelen ilhamla da yazılmış olsa gözleri dolduruyor. “Yalnız Kalpler De Atarlar” Nil’in adeti olmasa da kliplenmesi gereken bir slow. Madem yaş büyüdü, mevzular acılaştı, bu yeni kıtada fethedilen yeni kıyılar da dinleyiciden gizli kalmasın.

Çok Canım Acıyo”nun girişini “Pırlanta”ya benzetiyorsanız yalnız değilsiniz. “İlla”yı sıkıcı bulduysanız yine yalnız değilsiniz. “Kırık” fazla sakin, “Yalnızlardanım” ise haddinden fazla acı geliyorsa o konularda da size katılıyorum. Sonuç olarak 40 dakikaya bile varmayan bir albümün ancak yarısının gerçek anlamda heyecanlandırması biraz ziyan bir durum. Alper Erinç’in, Nil’le Ozan’da olduğu gibi bir anahtar-kilit ilişkisi kuramadığı ortada. Üstelik kendisinin de öyle bir “kilit”i varken (bkz. Göksel) böyle deneyler hoş ama çok tekrarlanmaması gereken durumlar olarak geliyor bana.

Nil Kıyısında”nın kapağında Björk’ün Homogenic ve Post etkisini görmek mümkün. Ancak bundan kim, nasıl şikayet edebilir ki? Benim tek üzüntüm 2 küsür yıl bekledikten sonra tam anlamıyla içime sinen bir albümle karşılaşmamış olmak. Nil hep gözünün olduğu “world music”e hiç olmadığı kadar yaklaşmış, bu yüzden kendisinin memnun olduğuna şüphem yok. Fakat bana kalırsa iki tür belirleyici albümden sonra yaptığı “kusursuz pop”a sadık kalsa herkes daha bile memnun olabilirdi.

Not: 3.5 / 5

7 yorum:

unexpected dedi ki...

Seviyorum sevmiyorum'un Strict Machine ve Womanizer toplaması bişey oldugunu zaten şarkı düştüğünde yazmıştık :)

Albumun en saglam parçası olarak gördüğüm Kırık ise Yasemin Mori'nin Aptal'ının birebir kopyası olmuş. Hatta altyapıya yeni sözler eklenmiş diyebilirim o derece.

Çok Canım Acıyo Pırlantanın devamı niteliğinde..

Ne Garip Adamın kemanlı girişi ise Canım Ailemin Jenerik müziği :) durun dahası var :)

Eminim Sevmediğine ise If U Seek Amy'nin başlangıcıyla feci benzeşiyor. Birazdan Britney girecek şarkıya sanki. ÖH dedim artık! Şarkının gerisi ise potansiyel Athena şarkılarından farksız olmuş.

Sözlere gelecek olursak Kırık ve Yalnız kalplerde atar dışında beni vuran cümleler olmadı.

Altyapı konusunda maalesef beklediğim bulamadım. Daha batı beklerdim ama davullar zurnalar bu albumde de mevcut. Olmamış.

riotonanemptystreet dedi ki...

oysa ki nasıl da umutlandırmıştı albüm öncesi çıkan röportajlar. feminist söylemlerini bırakmış bir nil kulağa çok hoş geliyordu. karşı cins olmam bi'yana, kızların sesi olduğu şarkıları zaten pek sevememiştim. yenı albümden bi'rüzgar, bi'siz, bi'gitme yoksa tadında şarkılar bekliyordum. dinlendiği üzere daha çok beklerim ben. insan değişebilir, olgunlaşabilir, gelişebilir (bkz. hande yener kendini çok geliştirdi)ama özü içinde sabit kalır. bu albümde nil'in özüne dair çok az şeye rastlıyorum/uz. o azıcık şey de malesef yeterli olmuyor.

''eminim sevmediğine'' adlı şarkımsı şeyi playlistimden attım, yoksayıyorum. kanımın az da olsa ısındığı tek şarkı ''çok canım acıyor'' Bu şarkıyı beğenmemin yegane sebebi ''dirrek'' derken Nil'in çok tatlı olması, tıpkı ''küt'' diye gidecek gibi derkenki hali. en büyük hayal kırıklığı ise ''yalnız kalplerde atarlar'' bu kadar şirin sözler, kişiliksiz bir müzikle resmen ölmüş. şarkının sonundaki selami şahin vokaline ise hiç girmiyorum, çok canım acıyor.

kartonet sanırım en takdir edilesi şey. homogenic ve post'tan öte, volta'yı anımsattı bana. volta'nın promosyon fotoğraflarındaki bjork'u suya bıraksak, yanına bir tane nihat odabaşı versek, bir bjork kıyısında elde etmek mümkün bence.

derin bir soluk... ve son olarak göksel'in b-side'larının toplama albümü gibi olmuş nil kıyısında. şimdi ise umutlarımı yeni göksel albümüne yönlendiriyor, ozan çolakoğlu'nu çok özlüyorum.

0rcun dedi ki...

Taytın aynısını Björk de giymişti zaten daha önce.
Pozlarda J.LO ve Mariah benzerliği de var linkleri koyarım bir ara.

Kırık gerçekten Yasemin Mori'den copy-paste olmuş,Eminim Sevmediğine de If You Seek Amy'nin alt yapısını andırdı.

Çok Canım Acıyo'nun Pırlanta benzerliği dışında bir firesi yok.
Duma Duma Dum da eğlencelilerinden biri.

Yalnızlardanım çok acı,beni tanıyor musun Nil demek istedim dinlerken.

Yalnız Kalpler de Atar en damarı ve iyi bir kapanış olmuş bence.Benim kafamdaki şen-şakrak Nil bu albümde yok,daha sert,daha olgun -büyümüş- kadın duruşunu bu ruh halini özetleyebiliyor.

Altyapılar niye böyle olmuş ki?
Nil'den daha "eğlenceli" ve catchy bir şeyler bekliyordum ama Nil Kıyısında beklentilerime karşılık vermezken yeni şeyler sunabildi.

3,5 uygundur

unexpected dedi ki...

çakmalıkta handeyi geçmiş görünüyor şu albumuyle :) yaşasın hande yalnız değil artık :D

0rcun dedi ki...

Herkes çakıyor taşlanan hande :))

unexpected dedi ki...

çünkü meyve veriyor :D

yigit dedi ki...

Orçun, şu bahsettiğin resimleri koyar mısın? Deli Mariah tapanı olunca konuya bu şekilde girmem engellenemezdi :D Ben sevdim albümü, ama biraz sönük-doğrudur. 3,5 iyidir :D