16 Mart 2009 Pazartesi

Kanye West - 808s & Heartbreak



Çağımızın “sanatçı”sı olmak için elinden geleni ardına koymayan Kanye West’in son albümü “808s & Heartbreak” bu yolda atılmış önemli bir adım. Roland TR-808 drum makinelerinden ve bildiğimiz kalp kırıklığından ilham alınarak isimlendirilen çalışma bir “rapçi”den beklemeyeceğiniz kadar yenilikçi, ciddi ve ayakları yere basan bir albüm. Mal varlığıyla övünmekten çok şöhret ve paranın getirdiği izolasyondan bahseden sözler ve ritmin 6 dakika boyunca neredeyse sabit gittiği altyapılar mevcut.

Kanye’nin itici egosunu bir yana bırakırsak çok çok iyi bir müzisyen olduğunu kimse inkar edemez. Gerçi bir önceki albümün ilk çalışması “Stronger” tamamen bir Daft Punk güzelliğiydi ama bugüne kadar yaptığı albümlerle hep farklı ve ilgiye değer olduğunu göstermeye çalıştı. Zaman zaman alamadığı ödüllerin peşine çocuk gibi düşünce kazandığı saygıdan harcadığı oldu ama özür dilemesini de bildi. Tüm bunlar iç dünyası dalgalı ve iyi şeyler üreten bir sanatçının tipik özelliklerinden denilebilir.

Albümün açılışı “Say You Will” uzun ve ağır bir itiraf. Meseleyi karmaşık sözlere gömmeye, müziği karmaşık bir altyapıya dahil etmeye çalışmamış. Buna rağmen (veya bunun sayesinde) oldukça çabuk yakalayan bir parça ama hiç ticari değil. Bu kontrast albümün geneline de yansıyan bir güzellik. İkinci şarkı “Welcome To Heartbreak”in bestesi de sözleri de aranjesi de kusursuz. Single olarak yayınlanmasa da kendi kadar iyi bir videoya kavuştu neyse ki. Berbat bir görüntü kalitesine sahipmiş izlenimi verilen klip bu biçimden hayranlık duyulası bir görsellik çıkarıyordu.



Albümün çıkış şarkısı için “Love Lockdown” demek biraz zor çünkü gerçek kitlesel başarıya ikinci single “Heartless” ile ulaşıldı. Albümün “kalp” meselesine sık sık değindiği anlardan biri olan parça kulağın en çabuk alıştığı şarkılardan biri. Listelerde kendini gösterince Kanye’ye “Sanat kazandı!” naraları attırdığını da ekleyeyim. “Love Lockdown” ise beni albüme çeken çalışmaydı. Kanye’nin çok düzgün şarkı söylediğinin de açık kanıtı aynı zamanda. Rap yapışını aratmıyor kesinlikle.

Elbette tamamen alçakgönüllü ve kırılgan olmasını beklemiyoruz West’den. Çok iyi bir “entertainer” oluşundan bahsettiği “Amazing” albümün dördüncü single’ı ve düzgün bir parça. 5 parçalık inanılmaz açılıştan sonra albüm ise biraz duruluyor. Ta ki “Street Lights”, “Bad News” ve Lil Wayne’in konuk olduğu “See You In My Nightmares”e kadar. Özellikle bu sonuncusu çok yoğun ve vurucu bir şarkı, albümün en iyilerinden sayılabilir. Kanye’nin sert vokalleri zorlanmadan öne çıkıyor, Wayne’in varlığına çok da gerek bırakmıyor.

Albümdeki elektronik tını, hiçbir süsleme püslemeye gerek duymayan altyapılar çalışmayı sevmek için yeterli sebepken, Kanye’nin sözlere yansıttığı içtenlik, gerekmedikçe zorlamadığı vokalleri ve albüm kapağına kadar yansıyan minimalist tutum iyice mecburiyete dönüştürüyor “8o8”i dinlemeyi. Bir de tabi ki sanatı sanat için yapıp, kitlelerden destek gören nadir insanlardan biri olduğu için Kanye takip edilmesi gereken bir örnek. Finale gizlenen canlı kayıt freestyle şarkı “Pinocchio Story” haricinde albümün tümü oldukça yüksek standartların üzerinde geziniyor ve ticari yaklaşımın her şeyi mahvettiği günümüzde rahat bir nefes aldırıyor popüler müzik dinleyicisine.

Not: 4.5 / 5



Dip Not: Albümün CD’sine henüz Türkiye’de rastlamadım ama çekiciliği lafla ifade edilemeyen bir plak baskısı mevcut. Alıp da bana gönderene siteyi devredebilirim. He he he.

2 yorum:

L'Emperuer dedi ki...

Bu adamdan da yaptığı müzikten de nefret ediyorum. Özellikle o Love Luckdown mıdır nedir ne berbat bir şeydir yahu? MTV töreninin de içine etmişti zaten.

Adsız dedi ki...

Bence süper müzik yapıyor.. albümdeki şarkılar çok güzel hepsinide beğendm :) yazı için çok sağol =) L'Emperuer ben sana hiç katılmıyorum...