9 Şubat 2009 Pazartesi

Uzanamadığım Ciğerler



İlk “Recep İvedik” filminden nefret etmedim. Yapımcısı Faruk Aksoy'un gerçek sinemaya yaptığı sözlü saldırılara rağmen filmi genellikle savundum burada. Çünkü Şahan'ın yeteneğinin ne derecede olduğunu biliyordum. Üstelik “filmi eğlenmek için yaptım” tavırı da oldukça anlaşılırdı.
Fakat şimdi ne olduysa, Gökbakar yapımcısının laflarını almış, tekrar bize satıyor. Üstelik olabilecek en sevimsiz şekilde. Biri sürekli “ben iyiyim” derse iyi olmadığını anlarsınız ya Şahan da sürekli “ben ödülü siklemiyorum, bana seyirci lazım” dedikçe anlıyorsunuz ki bir yarası var. Bu adam çok yetenekli bir komedyen, beni gülmekten nefessiz bırakmışlığı var ama beceremediği işe (sanat filmi) saygı duyacak kadar “dolu” bir insan değil demek ki. İşte tam da yeni film gösterime girmekteyken sanat filmleri hakkında ettiği, kendisinin değil de Recep İvedik'in ağzına yakışacak sözler:

“Hiç dayanamam. (...) Bana şöyle geliyor, Bebek'ten başlasam kar yağarken sigara içerek atkımla beraber denize baka baka yürüsem ve biri çekse bunu. Eminönü'ne geldiğimde film bitse 90 dakika yürümüş olurum oradan oraya herhalde. Al sana sanat filmi. Hiç diyalog yok, böyle denize bakacağım sadece durup, martılara bakacağım. (...) Aslında bakma çok ciddi paralar kazanıyorlar. Popüler sinemadan daha iyi kazanıyorlar. Ön imaj veriyor. Filmi malediyorlar 250 milyara. Oyuncuların hiçbirine para vermiyorlar, hepsi amatör. 'Gel Mehmet sen oyna, gel bilmem ne sen oyna'. Konu belli, ağır dram. Zaten toplasan 17-18 plan. Planların tanesi 7 dakika olduğu için... Ondan sonra bir festivalde ödül 'uuuuuu' milyon eurolar gelsin. (...) Bir yapılan eser ne kadar anlaşılamazsa, ne kadar böyle içinde garip karanlık, kasvet, ağırlık, uyuşukluk, basıklık barındırırsa o kadar sanat filmi olacakmış gibi bir inanış var. Hiç kimse anlamaz mesela, 'Çok iyi film'... Nesi iyi lan? Bunlar ne ya? Bir facebook, bir sanat filmi kabul edemiyorum.”

Ben kızıyordum millete, “Şahan TV 8'de az ama öz izlenen bir komedyenken destekliyorlar, çok izlenince sevmiyorlar” diye. Fakat izlenmek adamı böyle bozacaksa, sevmeyen kimseye “haksızsın” diyemem. Konuştuğu bu cahilce lafları kim söylerse söylesin, o kişi sinemaya bulaşmamalı. İnsanın derdi para olunca, bir de bu kadar belli olunca ne kadar ucuz duruyor. Allah'a çok şükür sanat filmi zevkimiz Şahan Gökbakar'ın insiyatifine kalmamış. Kendisine gerçekten sinemadan uzak durmasını teklif ediyorum. Herkesin hayrınadır. Çektiği film bana bunu söyletemedi ama bu demeçleri, bunu gerektiriyor. Sanat sinemasından anladığı buysa, popüler sinemayı doğuran dala bu kadar saygı duyuyorsa gitsin başka meslek yapsın.

11 yorum:

LightYears dedi ki...

ananı da al git şahan :p

ismini vermerk istemeyen okuyucu :) dedi ki...

ben sahani zaten basindan beri antipatik buluyorum. bence toplum ona cok yüz verdi. simdi kendisini bir sey saniyor. ama varya türk sov dünyasinda onun gibi cok kisi var, yani onun fikirinde olan. zaten onlar sanatcilar degiller. onlar "starlar". müzik piyasasinda'da onlardan var. gercek sanatin icine ettiler. kötü olan, halkin buna önem vermemesi, onun icin böyle kisiler her zaman ve her toplumda olucaklar. belki yillar sonra gercek sanat yapan kisilerin degerini bilicekler. ama o zaman onlar coktan unutulmus olucaklar. ardindan sahan gibi kisiler yine ortaya cikacaklar... bizlerde sadece yorumluyoruz ama ellimizden hic bir sey gelmiyor. en iyisi kendi müzigimizi ve filmlerimizi yapmak :)) zaten neredeyse son 2 yildir albüm ve dvd almiyorum.

unexpected dedi ki...

şahan sanat filmi yapmak için kasmadı. kasmıyor da. o yüzden bu yorumlarını okuyorum geçiyorum. komedide iyi mi? evet. o zaman sorun yok.

ismini vermerk istemeyen okuyucu :) dedi ki...

What?! :)

lecterhouse dedi ki...

şahan, togan gökbakar'ın oldukça kişisel hatta belki entelektüel kısa filmlerinde oynuyordu, gayet iyi biliyor sanat filminin ne olup ne olmadığını. bu konuşmalar, filminin yaptığı gibi popüler seyirciye oynama, zaten sanata düşmanlarken onları daha da gaza getirme, kendini popüler hale getirirken ülkenin içine etme örnekleri. sanki doymadı paraya, gözü sanat filmlerinin kazandığında. işte dünyada bi denge var, o filmlere bazıları "iç sıkıntısı, aman abi hiç gelemem" diyor, bazıları da milyon euro ödüyor, doğanın dengesi korunuyor bu şekilde.
aslında her şeyin doğrusunu biliyor olması, daha da suçlu kılıyor onu.

ismini vermerk istemeyen okuyucu :) dedi ki...

yani... aslinda öyle ;)

ismini vermek istemeyen okuyucu :) dedi ki...

adimi hep yalnis yazmisim..."ismini vermek istemeyen okuyucu :)" simdi oldu :))

Emre dedi ki...

Şahan, beni de 3-4 yıl öncesinde ölümüne güldüren bir insandı. Ama o zaman bile hard discime indirdiğim onlarca videosunda Recep İvedik karakterinin yer aldığı o "Kim 500 milyar istemez ki?" kıısmları denk geldiği anda geçiyordum. Yani zaten sevmediğim bir karakterdi Recep İvedik.

Diğer yandan Şahan, kardeşi Togan'ın inanılmaz kısa filmlerinde kendini sevdirmeye devam etti bana. Hayatımda seyrettiğim en iyi kısa filmlerden biri diyebileceğim (ve beğenmeyenlere karşı her an savunabileceğim) "Buğra"ya her moralim bozuk olduğu ve ağlayamadığım anda ağlamak için başvurdum. Manyaklar gibi ağladım her seferinde de.

Ama Şahan ve Togan, kaliteli işler yapmaya devam edip gerçek sinemayı hedeflemek yerine; Türk sinemasına küfreden, sanatı yerin dibine batıran, halkın sinemayı bu sanmasına neden olan ve tüm bunları yaparken paraları cebe indiren nefret ettiğim "Mehmet Ali Erbil - Peker Açıkalın - Şafak Sezer" üçgenine katılmayı seçtiler.

Fikret ünlü bi düşünürden alıntı yapmış, o zaman ben de diyorum ki "Şahan benim için bitmiştir, daaaaa da seyretmem kendisini."

unexpected dedi ki...

toganın yönettiği kısa filmlerden habersizim. bana bahseder misin bi ara merak ettim.

elmira dedi ki...

karşılaştığım 10 kişiden 10 unu güldüren bu adam acaba neden beni hiç güldüremedi bu bir ön yargı mydı yoksa ben gülmeyi mi sevmiyordum yada anormal miydim??? tüm okları üzerime doğrultmak zorunda kalmıştım çünkü çoğunluk haklı pozisyonu vardı ülkemde. memleketimin halkı alışkındır yerden göğe yükseltip sonra yerden yere çarpmaya...herkes benden yana olurken günün birinde benden habersiz, ben haklılığıma gülümseyeceğim herkesten habersiz...iyi seyirler türkiyeeee

ugur dedi ki...

Toplumun ona karşı ilgisi ve bakışı onu çok farklı kıldı ve değiştirdi,belki şuanki hali diğer halinden çok farklı değil ama ileriki zamanlarda farklı olacağından eminim.Bu durum ise hiç iyi bir durum değil.İnsan ne ise öle kalmalı sınırını aşmaksızın hernasıl davranıyorsa öyle devam etmeli ve kitlesine seslenmeli,abartı hoş bişey değil,durumunu zaman gösterecek..