5 Ocak 2009 Pazartesi

Uzay Heparı - Sonsuza



Genç yaşta yitirdiğimiz Uzay Heparı'ya saygı duruşunda bulunan albüm “Sonsuza” geçtiğimiz ay çıktığında albümde birer şarkı seslendiren yorumcular tanıtım çalışmalarına başlamışlardı. Bu dönemde denk geldiğim programlardan birinde “Masum Değiliz”i seslendiren 4 Yüz grubu ve “Karanfil”i seslendiren Mustafa Ceceli konuktu ve beni hem üzen hem de tamamen katıldığım bir cümle duydum: Onno Tunç ve Uzay Heparı hayatta olsa kim bilir şimdi Türk müziği nerelerde olacaktı. 90'ların ilk yarısını Türk Pop'u adına unutulmaz bir döneme, bir altın çağa dönüştüren bu adamların yeri dolmadı ve yeterince umut veren yeni bir isim de maalesef yok.


Albüm Uzay'ın eski eşi Zeynep Tunuslu'nun, Uzay'ın bir bestesi üzerine okuduğu şiirle açılıyor. Açıkçası mükemmel bestesi sebebiyle “acıklı” ve Tunuslu'nun ses tonu sebebiyle “ürkütücü” arasında gidip gelen bu çalışmanın sadece intro olarak kullanılması iyi olmuş. Peşine gelen 14 şarkının en iyileri çok gariptir ki en tecrübesiz isimlerin yorumladığı parçalar. Artık 90'lar dönemini yaşamış olmak Sertab Erener, Kenan Doğulu gibi isimleri özellikle mi kötü cover'lar yapmaya itmiş bilmiyorum ama daha önce ismini duymadığım Seda Yavuz'dan “Adem Olan Anlar” (Funky-C'nin katkısı çok gerekli değilmiş), Mustafa Ceceli'den “Karanfil”, Zeynep Casalini'den “Unutursun” ve şaşıracaksınız ama Ayşe Özyılmazel'den “Biçare” çalışmanın en başarılı şarkıları. Özellikle Özyılmazel'in beni şok ettiğini söyleyebilirim, yazılarında bugüne kadar sevecek bir kelime bile bulamamıştım, sesinde ve yorumunda bulmuş oldum. Bir de düzenlemeye dahil edilmiş “Kınalı Bebek” sample'ının güzelliği var, of ki of! Ceceli'nin “Karanfil”i ise şimdiden yerli listemizde ilk 10'u zorluyor.


Uzay'la bizzat çalışmış Aşkın Nur Yengi, Levent Yüksel gibi isimlerin albümdeki yoklukları oldukça garip fakat bazı isimlerin çalışmaları, “iyi ki onlar da yokmuş” dedirtiyor. Sertab'ın “Bu Gece Son”u tamamen ruhsuz, Kenan Doğulu, “Onursuz Olmasın Aşk”a “görmemiş remix yapmış” havası getirmiş, “Kınalı Bebek”in, videosuyla özdeşleştiği için olsa gerek tüyler ürperten melodisinin etkisi Burak Kut versiyonunda silinip gitmiş. Emre Altuğ'un “Unutamadım” yorumu da “gerçekten güzel bir şarkı dım tıs içinde nasıl kaybedilir” dersi veriyor. Eski tüfeklerden bir tek Teoman'ın “Serserim Benim” yorumuna bir de Gülşen'in “Sakin Ol”una laf edemeyeceğim. Bu paragrafta saydığım tüm diğer parçalar gibi onlar da orijinallerini aratıyor fakat en azından kabul edilebilir yenilikler getirmişler. Sezen'in Küçüğüm'ü “Deli Kızın Türküsü” albümündeki orijinal kayıt.


Yorumcular arasında üç birbirinden farklı grup var. Buz'un albüm sonunda “Vurulduk”u söyleyişi, hele de peşine telafi edecek şarkı gelmezken hiç tatmin edici olmamış. 4 Yüz'ün “Masum Değiliz” yorumundan zaten bir şey beklemiyordum ve bulamadım. Yüksek Sadakat ise daha çok basçısının şarkılarını yorumlamak üzerine kurulmuş bir grup olduğundan başka bir şarkı yazarıyla beraber kimliğini pek belli edememiş.


Anlayacağınız daha güzel şarkıları bir adamın ismi altında toplamak belki mümkün bile değildir ama bu kadar başarısız cover'ları da bir araya getirmek de bir o kadar zor bir iş. Hele de Türkiye'nin en sevilen sanatçıları işin içindeyken. Uzay Heparı gibi yetenekli bir genç için hazırlanan albümde özellikle gençlerin iyi performans gösterdiğini görmek güzel. Velhasıl eskiler artık sıkıntıdan mıdır bilinmez pek bir alelade işler çıkarmışlar. Bu da bize bir şeyi işaret ediyor belki de. Artık tribute devrini kapatıp, ilerde adına tribute yapılacak yetenekler yetiştirmek lazım. Çünkü krallar öldü fakat veliahtları yok. Bir ömür sadece anma törenleriyle geçmez.


Not: 2.5 / 5


Hiç yorum yok: