27 Ocak 2009 Salı

Türkiye Box Office 23.01.2009 - 25.01.2009



A.R.O.G, dört milyon izleyici barajını aşamasa da bilet fiyatları sağolsun, Türk sinemalarında en çok hasılat yapan film ünvanını ele geçirdi. Anlayacağınız İvedik’le sokuldukları manasız rekabetten ikisi de bir şeyler kazanıp ayrıldılar. En çok izlenen filmimiz halen Recep İvedik (gurur duyulası bir şey değil), en çok hasılat getiren filmimizse yaklaşık 30 milyon liralık geliriyle A.R.O.G. Ki kendisi artık listede yok gördüğünüz gibi.

Tahmin ettiğim gibi “Güz Sancısı”, bir numaradan girdi listeye. Çektiği seyirci rakamı da hiç az değil, neredeyse 100 bine ulaşmış. “Bay Evet” ise ikinci haftasında iyi iş yapmaya devam ediyor. Güçlü yerli rakipler zirve yüzü göstermedi bu filme ama geçen hafta olduğu gibi bu hafta da en çok izlenen yabancı film “Bay Evet”. Ratatuy taklidi “Despero” benim hiç ilgimi çekmedi henüz, ancak seyirci farklı düşünmüş. En azından 44 bin tanesi. “Issız Adam” ise, hızını sonunda kesmiş. Kesilen bilet sayısı yine hiç fena değil ama geçen haftalarda sırasıyla 100 bin ve 70 bin izleyiciden sonra bu haftaki 40 bin artık durulmaya yakın olduğunu gösteriyor.

İlk Türk gençlik-dram filmi diye lanse edilen ve daha buradan bile kaybeden “Ayakta Kal” ile ilgili güzel bir cümle okumadım henüz. Yine de toplam izleyen sayısı 150 bin’e ulaşmış. Bu sayı sadece genç ve güzel bir kadroyla ve tanıtımla en az ne kadar iş yapılabileceğinin sınırıdır. Çünkü filmde gerçekten başka bir şey yok. Yapımcılar bu numarayı not alsınlar, senaryo yönetim gibi şeyler olmadan film çekerlerse yine de bu kadar kazanmaları mümkün.

Bir dahaki haftanın bir numarası, biraz iyimser bir tahminle Mazhar Alanson ve Güven Kıraç’ın başrollerini paylaştığı “Kirpi” olur. Saygıdeğer Sulhi Dölek’in kitabından uyarlanan bu filmin önünü kesse kesse yapılan sınırlı tanıtım keser. Yoksa hem konu eğlenceli, hem de kadro çekici bir kadro. Güven Kıraç’ın her türlü oyunculuk teklifine evet dediğine bakmayın, bu filmde gerçekten iş olabilir. Diğer yeni filmler ise, Amerika’da çekmediği gibi burada da pek ilgi çekmeyeceğini düşündüğüm “Valkyrie” (Tom Cruise kaybetti mojosunu), sırf parodi olduğu için belki de iyidir dediğim Prenses Lissi ve Karadamı Yeti (çok kötü bir Shrek taklidi olması daha büyük ihtimal), Clint Eastwood yönetiminde “Changeling” ve Edward Norton ile Colin Farrell’ı bir araya getiren “Pride and Glory”. Yazık ki bu iki isim var diye başka çekici bir şeyi olmasa da olur demişler yapımcılar. Herkese iyi seyirler.

Hiç yorum yok: