20 Ocak 2009 Salı

Türkiye Box Office 16.01.2009 - 18.01.2009


Film Adı

Hafta

Haftalık Seyirci

Toplam Seyirci

1

Kadri'nin Götürdüğü

Yere Git

1

85.641

85.641

2

Issız Adam

11

67.381

2.505.605

3

Vali

2

65.201

267.029

4

Yes Man

1

59.000

59.000

5

Ayakta Kal

1

41.226

41.226

6

Twilight

1

34.915

34.915

7

A.R.O.G

7

32.494

3.672.384

8

Vicky Christina Barcelona

2

21.542

81.638

9

Open Season 2

1

17.265

17.265

10

The Unborn

2

15.858

45.000+



Geçen hafta dediklerim neredeyse aynen çıkmış. Yeni filmleri tahminen sıralasam aynen böyle sıralardım. Bir kere Kadri'nin 1 numarada olacağı garantiydi. Bir o kadar da üzücü ama oralara girmeyelim. Ben “Yes Man”in ikinci sıraya oturacağını düşünmüştüm fakat 8 bin kişiyle kaçırıp onun yerine yeni filmler arasında ikinci sıraya oturmuş. Vali'nin gidişatı oldukça iyi gözüküyor, bunca yeni filme karşı direnebilmesi güzel. Fakat A.R.O.G'un gerileyeceğini söylemiştim, öyle de olmuş. İstatistiklere bakarak bu sonuçları tahmin etmek Hollywood gibi büyük film endüstrilerinde başlı başına bir iş. Halka açıklanan kısıtlı verilerle bu işi becerdiğime göre kariyer rotamı yeniden düşünmeliyim belki.

Gençler için gösterime giren iki filmden “Ayakta Kal”a fazla şans tanımadığımı söylemiştim. Yine de aynı dönemlerde aynı yapımcı tarafından çekilen ve neredeyse aynı fragmanlarla tanıtıldıkları kardeş filmi “Avanak Kuzenler”den iyi iş yapmış. Başka zaman bu filme şans verecek bir çok insanın Kadri'nin götürdüğü yere gittiğini tahmin etmekte zorlanmıyoruz. Bu ikisinden daha kaliteli gençlik filmleri arayanlar ise “Alacakaranlık”ı tercih etmiş. Dünyada bir fenomene dönüşen bu seri bizde ancak 30 bin kişiyi etkileyebilmiş bu haftasonu. Zengin liseli gençlerin de “Ayakta Kal” adlı filmde en sığ şekilde canavar gibi gösterilmelerini izlemektense buna gittiğini düşünmek mantıklı geliyor.

Haftanın çizgi filmi Open Season 2, yeni yapıtlar arasında tek ciddi hayal kırıklığı yaratanı olmuş. 17 bin izleyici çoğu hafta için az değil ama animasyonu 9. sıraya taşıyabilmiş ancak. The Unborn'un ise hafta içi izleyici sayısına ulaşamadım. Toplamda 45 bin üstünde izleyici tarafından görüldüğünü biliyorum sadece.

Önümüzdeki haftanın 1 numarası “Güz Sancısı” olacak. “Hatırla Sevgili”nin reyting ölçümlerinde gözükenden çok daha büyük hayran kitlesi benzer atmosferli ve benzer kadrolu bu filme mutlaka şans vereceklerdir. Ne kadar başarılı bir film olduğunu henüz bilmiyorum fakat Kıbrıs meselesinin kavurduğu bir ortamda iki tarafın sivillerinin beraber yaşama çabaları dünyanın en yeni konusu sayılmaz. Muhtemelen Beren Saat ortalama bir oyunculuk çıkaracak, Okan Yalabık sihirli bir şekilde her film ve dizide aynı şekilde görünebilme yeteneğini konuşturacak, İlker Aksum ve Murat Yıldırım ise performanslarıyla yüzümüzü güldürecek. Yönetmen Tomris Giritlioğlu en son “Salkım Hanım'ın Taneleri”ni yönetmişti. Sırf atmosfer o filmdeki kadar başarılı olsa bana yeter.

Diğer yeni filmler bitmez bilmez fantastik üçlemelerden bir yenisinin ilk filmi “Inkheart”, ilk defa ismini bugün duyduğum bol dövüşlü film “Largo Winch”, Ratatuy olma heveslisi “Despero” (başaracak gibi gözükmüyor) ve Yeşim Ustaoğlu'ndan “Pandora'nın Kutusu”. Hiçbiri sinemalara koşmamı sağlamayacak ama Sinema dergisinin son sayısına verdiği röportajdan dolayı “sevilmesi gereken oyuncular” listeme giren Onur Ünsal sebebiyle “Pandora'nın Kutusu” çekici geliyor. Herkese iyi seyirler.

3 yorum:

Emre dedi ki...

Onur Ünsal, çoktaaaan benim sevdiğim oyuncular listeme girmeyi başardı. (bkz. Eğreti Gelin) Pandora'nın Kutusu'nu da merakla bekliyorum haliyle.

LightYears dedi ki...

ya keş tipi yok mu onda :)

lecterhouse dedi ki...

var :) nesi varmış keşlerin! alla alla :P