19 Kasım 2008 Çarşamba

Türkiye Box Office 14.11.2008 - 16.11.2008


Film Adı

Hafta

Haftalık Seyirci

Toplam Seyirci

1

Issız Adam

2

100.477

241.974

2

Mustafa

4

79.025

967.932

3

Quantum of Solace

2

55.453

196.455

4

High School Musical 3

1

52.533

52.533

5

Aşk Tutulması

4

30.999

273.724

6

Saw 5

4

22.706

469.299

7

Avanak Kuzenler

8

17.849

390.921

8

Son Buluşma

1

10.924

10.924

9

Güneşin Oğlu

2

10.757

38.726

10

Devrim Arabaları

4

10.053

128.263


Kimsenin dilinden düşürmediği, Beyoğlu'na haklı bir fon müziği (Anlamazdın) hediye eden Issız Adam geçen haftaki makus talihini yenip (3. sırada açılış yapmıştı) zirveye oturmuş. Herkes bu filmi konuştuğuna göre şaşırtıcı değil ama filmin Irmak'ın bir önceki hiti Babam ve Oğlum gibi etkileyici olmadığını ve (üzgünüz ama) ağlatmadığını hayal kırıklığı yaşamamanız için söyleyelim. Yeni filmler listede pek etkili olamamışlar gördüğünüz gibi. Seyirci sayısını ikiye katlayan Issız Adam'ın aksine haftalık seyircisi yarı yarıya düşen Mustafa ikinci sırada takılırken, dünyada beklenenden çok daha büyük bir gişeyle ilk haftasonunu tamamlayan Bond filmi üçüncü sırada kalmış. Televizyon filmlerinden oluşan High School Musical serisinin sinema için hazırlanan üçüncü filmi ise ilk 10 içindeki iki yeni filmden biri. Bugüne kadar sadece Digiturk'teki Disney Channel'dan ve ev videosundan bizlere ulaşmış olan bir serinin devam filminin 50 bin izleyiciyi salonlara çekmesi paralı televizyonun zannettiğim kadar az izlenmediğini gösterdi bana.


Yerli film bolluğu var listemizde. Maalesef izleyicileri o kadar kalabalık değil. Ölüyken dirilen Avanak Kuzenler sekizinci haftasında yedinci sırada karşımıza çıkıp şaşırtırken, daha yeni filmler Aşk Tutulması 30 bin, Güneşin Oğlu ve Devrim Arabaları onar bin izleyici çekmiş. Haftanın bir diğer yeni filmi, ve haftanın en umut verici filmi Son Buluşma ise 8. sırada karşımıza çıkıyor. Çok iyi şeyler duyuyorum bu film hakkında, duygusal olarak çöküp, sinema koltuğuna yığılmamın sorun olmadığı bir gün izleyeceğim.


Bu Perşembe günü, listenin zirvesine yerleşebilmek için Cuma'yı beklemeden gösterime giren Destere'ye rastlayacaksınız salonlarda. Gnctrkcll izleyicisini tavlayacaklar. Eğer olur da gitmeyi düşünürseniz, aklınız o karanlık dehlizlere kapılırsa, bu okuduğunuz satırları hatırlayıp bir çeşit sindirim artığına benzeyen bu filme paranızı ve zamanınızı yatırmaktan vazgeçin. İçinde kötü olan her şey var. Kötü espri anlayışı, bir şeyin parodisini yapmaya çalışırken kendi kendini rezil etme durumu, doğal halinden bile daha pis görünen Peker Açıkalın (haftada en az bir kez duş alan hiçbir adam böyle pis görünemez bence), gizemli vakanın peşine düşen idealist asker (genelde polis olurdu gerçi), onun dırdırcı sevgilisi, fragmana döşenen Disko Partizani, gay çoban esprisi (Brokeback'tekiler de çobandı, evet) gibi. Bir şeylerin düzeleceğini güzelleşeceğini sanıyorsunuz, sonra bir gün geliyor yerdiklerinizi başınıza tac etmek zorunda kalıyorsunuz, çünkü çok daha kötüsü yapılmış. İşte karşısına çıksa Çılgın Dersane serisini, Ayakta Kal'ı, Maskeli Beşler filmlerini eli yüzü düzgün işlermiş gibi gösterecek bir film Destere. Sinemamızın hali fena! Bu filmler gişe yaptıkça bütün seyirci ümidini kesecek yerli filmlerden ve o sözde altın çağ geride kalacak.


Fragmanından gördüğümüz kadarıyla vahim bir potansiyelini kullanamama vakasına yakalanan Osmanlı Cumhuriyeti ve Cannes'da ödüllü Gomorra ise Cuma günü vizyonda olacak. Gani Müjde'nin Kahpe Bizans gibi hakikaten güldüren işleri gelse tekrar da izlesek. Neleri arar olduk görüyor musunuz? Haftaya kendiniz için doğru filmleri seçmeniz umuduyla. İyi seyirler.

Hiç yorum yok: