11 Kasım 2008 Salı

Türkiye Box Office 07.11.2008 - 09.11.2008




Mustafa, tahmin edildiği gibi yine zirvede ve ben hala göremedim filmi. O kadar kötü propoganda var ki hakkında, ister istemez izledikten sonra savunmaya geçecekmişim gibi geliyor. Turkcell’in filme “belli bir müşteri kitlemizin hoşuna gitmez” sebebiyle sponsorluğa yanaşmayışı gösterim öncesi vatan hainliği gibi ilan edilmişken şimdi filmi beğenmeyen bir grup tarafından bir nev’i kahramanlık gibi görülüyor. 180 derecelik dönüş buna deniyor işte. Yalnız şöyle de bir gerçek var, Atatürk’ün hayatı vasat bir filmle anlatılamaz gerçekten. O özen verildi mi, onu görmek önemli. Can Dündar’ın bugüne kadar referansları çok iyi gerçi. Bizim de öyle bir kitlemiz var ki memnun etmek mümkün değil, onu da unutmamak lazım.

Yeni Bond filmi, 007 kodlu kahraman, bizim kahramanımızın 40.000 seyirci gerisinde kalmış. Bana önceki Bond filmine oranla çok sessiz sedasız vizyona girdi gibi geliyor. O yüzden biraz düşük olabilir gişesi. Çağan Irmak ise deja-vu’sunu yaşaya dursun, Issız Adam, tıpkı Ulak gibi, üçüncü sıradan merhaba dedi listeye. Filmi az önce izledim 55.000 seyirci bence gayet güzel ilk haftası için. Çok kötü veya çok iyi bir film değil, pek Türk mıknatısı da sayılmaz. O yüzden “olduğu kadar” diyelim. En azından şöyle bir durum var, Çağan Irmak kendi ismiyle izleyici çekebilen bir yönetmen. Başka kim var ki popüler sinema izleyicisi için bu ayarda olan? Bizde gişe garantisi olan olsa olsa komedyenler oluyor. Bir yönetmenin bunu becermesi güzel.

Listede başka yeni film yok, Güneşin Oğlu’nun yokluğu tamamen teknik bir sebepten dolayı olsa gerek. 5 binden az seyirci tarafından izlenmiş olması mümkün değil. Haftasonu onu da izledim, o da aynı şekilde ne çok iyi ne çok kötü. Issız Adam’ın da Güneşin Oğlu’nun da güzel tarafları popüler sinemaya, hatta ticari sinemaya kalite getiriyor olmaları. İkisine de, istedikleri kadar zorlasınlar sanat filmi denilemez. İki filmin de yazısı yolda ayrıca, geciktikleri için özür diliyorum.

Haftaya bir nev’i patlama yaşanacak vizyondaki film sayısında. Bahçemde Ateş Böcekleri ve Son Buluşma benim en çok merak ettiklerim. İlki Julia Roberts’ın yıllar sonra gelen ilk filmi olacak. İkincisi ise iki defa sinemada izlediğim fragmanıyla, evet fragmanıyla diyorum, beni ağlatmayı becerdi. Kurtuluş Savaşı’nda savaşmış ve bugün hayatta olan son askerleri anlatan belgeselden başta duygu sömürüsü mü diye şüpheleniyorsunuz, sonra bir anda zırıl zırıl ağlayasınız geliyor. Hani rezil olmayayım diye tuttum kendimi, fragmanlarda tam karartmıyorlar salonu.

Festivallerin gözdeleri olmuş Gomorra, My Marlon And Brando ve Limon Ağacı; deneysel korku filmlerinden [Rec] (bu filmin fragmanının aynısının Karantina adlı bir ikizi var. Daha kendi gelmeden Amerikan yeniden yapımının ayak seslerini mi duyuyoruz?), ucuz müzikal High School Musical 3 ve Kazım Öz’ün yeni filmi Fırtına da vizyonda olacaklar. Herkese iyi seyirler.

8 yorum:

triancula dedi ki...

julia roberrts'ın aylar sonra gelen ilk filmi?? :DDDDDD


sonunda yola geldim demek ahbap!


çarli vilsıns vor hakkaten de iğrentçi!

kabul ettin - dönüş yok!

:D

triancula dedi ki...

aylar değil yıllar yazmışsın bi de :D daha iyi benim için!


güzel ;)

Emre dedi ki...

neee high school musical 3, ucuz müzikal mi :) sen gişeyi gör, çocuklar hastası.

(ayrıca evet severek seyrediyorum ve şarkılarını severek dinliorum ve bundan utanmıyorum :P)

bu arada "my marlon and brando" ya da "gitmek" çok merak ettiğim bi film. 8572354 tane ödül almış yurtdışı festivallerde, ama kültür bakanlığı "bir yerlerden" film hakkında "bir şeyler" "duyduğu" için desteklemiomuş. (bkz. geçen haftaki penguen (ya da uykusuz))

triancula dedi ki...

emre "gayet normal". "konusu bile desteklenmemesi" için bir sebep. üstelik 2008 kasım'ında. ;) şaşırmamak lazım bence.


şair yukarda bence anlatımda sıçmış. orhan pamuk misali acaba önce ingilizce sonra türkçe mi yazmış? bu soruyu da fatihe soriyim. 02 fatih cevaplağ!

lecterhouse dedi ki...

sevgili emre, utanmıyorum demişsin ama utanmalısın :) hakikaten gördüğüm en uyduruk müzikallerden biri. bir tv müzikali olarak düşününce bile öyle.

sevgili tria, son yorumda bana sordugun şeyden hiçbişi anlamadım :) açıklarsan vericim cevabı.

uykusuz da hatırlıyorum onun hakkında yazdıklarını. bakan mış lı zaman kullanmıştı "filmde şunlar varmış" gibi. şaşırtıcı değil, bugüne kadar ne gördük ki bugünden sonra ne bekleyelim bakanlardan kültür sanatla ilgili.

triancula dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
triancula dedi ki...

emre'ya yazdığım cevapta bisürü tırnak işareti (aslında çok da değil topu topu 4 ama olsun) kullanıp anlatım olarak batırmışım da ben de diyorum ki, fatih, ne demek istemişim sence ben kendi yazdığımdan bişe anlamadım sen anladın mı demiştim, orhan pamuk'un "romancı üslubu"na da laf sokmuştum.

boşver fatih boşver. yoruluyorum bazen. mesela şimdi. :(

triancula dedi ki...

ıssız adam...


çok güzeldi!