18 Ekim 2008 Cumartesi

Etkinlik Yazısı 1: R.E.M Konseri ve MTV EMA Türkiye Partisi

O kadar etkinliğe katıldım ki bu aralar hepsi hakkında ayrı yazı yazmaya kalksam Hürriyet'in arka sayfasında Onur Baştürk okuyormuşsunuz gibi hissederdiniz. Daha çok sinema ve müzik hakkında yazdığımıza göre bu etkinlikleri toparlayıp bir yazı halinde yayınlayayım dedim. Ancak yanlış anlaşılmasın, hepsi kendilerine ait bir yazıyı hak edecek kadar da başarılıydılar.


Etkinlik yazılarının fotoğrafları için: The Very Awesome 2008 Fall Collection


R.E.M Konseri: Kimilerine göre son yılların önemli olaylarındandır. Benim için de oldukça güzel bir geceydi. Gerçi “The Michael Stipe Show” gibi izledim ben ama grubun sıfır sahne düzeneği ile çıkartıkları iki saatlik gösteri inanılmazdı. Genelde beklediğim gibiydi şarkı listesi ama maalesef “Strange Currencies”i çalmadılar. Everybody Hurts, Shiny Happy People gibi klasiklerin gelmeyeceğini zaten biliyordum ama bunun olmayışı biraz koydu. Bardağın dolu yüzde doksanına bakmak lazım tabi; Drive, Bad Day, Electrolite, Losing My Religion, Imitation of Life, Man on the Moon, Walk Unafraid, Nightswimming konserin en güzel anlarındandı.


Organizasyon ise hiçbir şey ifade etmedi bana. Live Earth Türkiye ayağını mahvettiklerinden olsa gerek küresel ısınma ve gerek diğer sorunlara değinilen bir festival yapmak istemişler (S.O.S). Kimseyi etkileyebildiklerini sanmıyorum. Sözcülerden biri olarak da çıka çıka Pelin Batu çıktı. Öykü Serter'in sunumu olabildiğine gıcıktı, Mor ve Ötesi Eurovision sonrası nasıl karizma yitirdiklerini ispatlar gibiydiler. Kuruçeşme Arena'nın teknik saçmalıklarına ise hiç değinmiyorum. Bizim bilindik “çık, şarkını söyle, in” ayarındaki konserlerimiz için yapıldığından, büyük sahne şovlarını desteklemiyor. Bu yüzden konser boyu projeksiyon, arka fon videosu falan göremedik. R.E.M haricinde tek güzellik standlardaki fiyatlardı. Festival havası yoktu, zaten olsa da 5 seneden fazla gitmezdi (kulakların çınlasın Rock'n Coke).


MTV EMA Türkiye Partisi: Hadise'yi gördüğüm gece diyebiliriz. Maslak Refresh Venue'nün mütevazi ve güzel konser ortamında düzenlenen etkinlikte üçer dörder şarkıyla Hayko Cepkin, Sagopa Kajmer, Hadise, Emre Aydın ve Hande Yener sahne aldı. Kalabalık pek de kalabalık sayılmazdı, Hadise çıkınca ancak bir birlik beraberlik, basın kısmında bir sıkış tıkışlık görüldü. Hayko dinlemediğim için, canlısı da pek bir şey ifade etmedi. Ancak ekibiyle uyumlu kostümleri ve şov çabası etkileyiciydi. Sagopa mekanda en fazla sayıda veya en gürültülü hayran grubuna sahip olandı. Performansı ve seçtiği şarkılar iyiydi, hayranı olmayanlar da eşlik ettiler. Neyse ki rock/rap karşıtlığını körüklemek isteyen birkaç angutun gazına gelmedi kimse. Herkesin hayranı herkesi medeni medeni dinledi.


Hadise iki sene sırayla TMF Ödülleri'nde (Belçika'nın en büyük ödülleri) yaptığı şovları yaptı bizlere de. İlk albümündeki en iyi şarkılardan Bad Boy'un biraz rock katılmış versiyonu, şarkıyı çok seven beni bir manyağa döndürdü. Zıplıyordum, sahnede izleyicilerin gösterildiği videoda kendimi görüyordum, “salak görünüyorsun, zıplama” diyordum, sonra Hadise gaza getirdikçe “boşver zıpla” diyordum, sonra ekranı görüyordum ve bu döngü tekrarlanıyordu. Peşine Aşkkolik geldi, sözlerin kötülüğüne takılmadan dansa devam ettik. Kapanış ise Prince'ten Kiss, A Good Kiss ve Deli Oğlan'ın karıştırılmış bir versiyonuydu. Normal olarak izleyiciler en çok burada coştu. Kızın hem sesinin güzel, hem kendisinin oynak hem de şarkılarının süper olduğu tasdiklendi.


Emre Aydın çok sevdiğim bir sanatçıdır, performansıyla en çok coşturanlardan biri de oydu. Mükemmel sözleri oradan oraya götürdü izleyenleri. Hande ise “Hipnoz” adlı hatasından sadece bir şarkı söyleyerek sanırım burada bas bas bağırdığımız tezlerin doğru olduğunu gösterdi. Söylediği diğer şarkılar başyapıtı “Nasıl Delirdim”den, “Kibir”, “Romeo” ve “Nasıl Delirdim” idi. Danslı, eğlenceli gösterisi iyi bir kapanış oldu partiye.


Bir müzisyen olarak aralarında en iyilerinden biri olsa da Avrupa'da temsil etmeye gelince sönük kalacağı açıkça görülebilecek Emre Aydın kazandı yerel oylamayı. Etkileyiciliğinin “söz” kaynaklı olduğunu bildiğimize göre bu tespitime kimse kızmayacaktır sanırım. Ancak 5 başarılı müzik insanının 5 ayrı müzik türünde (Nu-metal, Rap, R&B, Rock, Elektronik) Türk dinleyicisine gurur hissettirdiği bir gece oldu bu benim için. Hem sanatlarındaki başarıları hem de birbirlerine olan yaklaşımlarındaki olgunluklarıyla. MTV Türkiye'nin iki senelik geçmişinde en büyük başarısıydı belki de. Tebrikler..


İkinci etkinlik yazısı için buraya tıklayın.

Hiç yorum yok: