12 Ağustos 2008 Salı

Yaz Ekranı'nda Yangın Çıkışları

Televizyona ilk defa aptal kutusu diyen insan yaz ekranını görüp de karar vermiştir heralde. Bunaltıcı yaz sıcağı boyunca kanallar öylesine dayanılmaz yaz programları sürüyorlar ki karşımıza insan seyredeceğine pişman oluyor. Fakat bu boş kalabalığın içinde eğlenceli işler de çıkıyor. İşte Digiturk’un dizi ve film kanallarını, CNBC-e ve e2’yi katmadan şans verebileceğiniz birkaç program:



Kliptonik: Son yıllarda gördüğüm en seviyeli ve düzgün VJ olan Kerem Özşeker tarafından sunulan Kliptonik, klip yayınlamayı farklı bir formata sokuyor. Star TV’de hafta içi her gün 13.20’de yayınlanan program dikkatli klip izleyicilerini yarışmalarla ödüllendirirken bir yandan da çeşitli konseptlerle programı renklendiriyor. Aynı sanatçının kliplerini peşpeşe yayınladıkları da oluyor, canlı yayına konuk aldıkları da. Dersini çalışıp gelen sunucumuz ise sanatçılar hakkında az bilinen gerçeklerle anonslarını ilginç hale getiriyor. Star TV’nin bir müzik kanalı olmamasına rağmen sadece video klipler için hazırlanmış programın bu kadar özenli oluşu hoşuma gitti. Kerem’in sürekli güleç yüzlü ve halinden fazlaca memnun oluşu başta garip gelebilir ama sonra işini eğlenerek yaptığındandır diye düşünüyorsunuz. Pek de kaliteli olmayan Türk Pop endüstrisine hak ettiğinden bile kaliteli bir program vermiş. Bir de daha güzel bir isim bulsalarmış mükemmel olacakmış. Tebrikler.



Ece: Hande Ataizi sonunda kendine yaraşan bir işle döndü. Kendine yaraşan derken, mükemmel bir aktris ve mükemmel bir dizi demek istemiyorum. Komediden anlayan, çılgın ruhlu bir aktris ve zaman zaman güldüren orta halli dizisi demek istedim. Çapkın bir adam olan Ege’nin yatağa atıp sonra unutuğu kızlardan biri olan Asuman Krause, neyse ki tek bölümden öteye gitmeyen karakteriyle adama büyü yapar ve onu kadına dönüştürür. Mehmet Ali Erbil’in oynadığı Ege, sabah uyandığında kendi ne kadar yakışıklıysa (ki değil) onun 10 katı kadar güzel olan bir kızdır artık. Üstelik yaşı da gençleşmiştir. Ya da Kanal 1 Mehmet Ali Erbil’den başka oyuncu bulamamıştır da aslında bunların birbirinin erkek-kadın versiyonu olduğuna inanmamız gerekmektedir. Ece ismini alan adam/kadın çalıştığı dergideki ünvanını korumak zorundadır. Erkek alışkanlıklarından vazgeçemeyen Ece bir yandan da dergide çalışan Ömer’in ilgisini çeker. Komedi de böylece gelir işte. Konu itibarıyle ülkemizin ilk gay/lezbiyen dizisi olmaya müsait bir iş bu karşımızdaki. Ne de olsa bir kadın bedenindeki erkek teması pek geleneksel sayılmaz. Ruhsar’dan bu yana sevilen bir iş yapamamış Hande Ataizi’nin cesur tavrı dizide de mevcut. Pek muhafazakar değil ve ben de bundan memnunum. Fakat hafta içi her akşam yayınlacak olan dizinin sevenleri için kötü bir sürprizimiz var. Siz yerli yazarların bu denli sık tempoyla çalışıp kafa yorduklarına inanmış olabilirsiniz fakat dizi yabancı bir dizinin (Lalola) uyarlaması. Az buçuk komik olabilen her dizimizin olduğu gibi. Melekler Adası’nda beraber çalışmış Devrim Nas ve Ataizi’nin kimyası dizinin bir başka güzelliği. Eninde sonunda sevilebilir bir iş, diğer yaz dizilerinden daha umut verici.



Gece Gündüz: Bu programı sevmeyen ölsün. Kanal D’deki diziden bahsetmiyorum, NTV’deki kültür sanat programı hakkında bu yazı. Yıllar boyu sesini dinlediğimiz, son yıllarda görüntüsünü de tanıdığımız çok sevilesi Yekta Kopan’ın sunduğu program her bölümde oldukça ilgi çekici olmayı başarıyor. Son dönemdeki konserleri, filmleri, etkinlikleri, müzikalleri oldukça başarılı bir şekilde tanıtan “Gece Gündüz”ü hafta içi her gün saat 18:15’te izleyebilirsiniz.



Malcolm In The Middle: Oldu da yanlışlıkla erken uyandıysanız TNT’de yayınlanan bu aile dizisi gününüze keyifli bir başlangıç olacaktır. Zamanında CNBCe’de izleyip sevdiğimiz dizi yüksek IQ’lu bir çocuk ve sürekli didişen orta gelirli ailesini anlatıyor. Bu kanal zamanında Will & Grace’i yayınlayacağını bangır bangır duyurup sonra habersiz kesince gözümden düşmüştü. Fakat artık yayın akışında gözükmeyen “Less Than Perfect” ve “Malcolm…” gibi güzellikleri yok değil. Dizi hafta içi her sabah 9.30’da.



Sabrina The Teenage Witch: ATV’nin yıllar önce döndürüp döndürüp yayınladığı ve asla belli bir bölümden sonrasına geçmediği dizinin 5. sezonu şu an Star TV’de yayında. Sabrina’yı üniversitede izlediğimiz bu bölümler, çoğu kral dizinin bile yapamadığı bir şeyi yapıp dublajlı haliyle komik olmayı beceriyor. Yerli uyarlaması olan Acemi Cadı’nın akıllara zarar halini hatırlamak istemiyorum. Sabrina’nın fazla inek, fazla doğrucu oluşu diziyi zaman zaman gıcık hale getiriyor ama program eğlendirdikten sonra problem yok. Bacak kadar boyumuzla bayıla bayıla izlediğimiz bu dizi sırf çocuk eğlencesi değilmiş meğersem. Ama kız hatırladığım kadar güzel değil. Hafta içi her gün saat 10:30’da izleyebilirsiniz.

Haftasonu ekranı için ise verecek tavsiye bulamıyorum. Bence televizyonun açma düğmesine hiç basmayın.

Hiç yorum yok: