19 Ağustos 2008 Salı

Türkiye Box Office 16.08.2008 - 18.08.2008



Haftanın yeni filmlerinden bir Adam Sandler komedisi olan You Don’t Mess With The Zohan üçüncü sıradan listeye girerken, hayranlardan başkasının ilgilenmeyeceğini geçen hafta söylediğim Star Wars: Klon Savaşları beşinci sıraya oturmuş. Listeye girmesini beklediğim başka yeni film yoktu zaten. Açılışından beri çok yüksek iş yapmasa da haftalardır aynı sıralarda takılan Mamma Mia! 100.000 barajını aşsa sevindirici olurdu. Film, son haftalarımı geçirdiğim Trabzon’a geleli daha beş gün oldu ve ben şimdiden iki kere izledim bile. İzlerken kendimi bu kadar iyi hissettiğim başka bir filme epeydir rastlamamıştım. ABBA’nın gücü halen tartışılmaz belli ki. Şimdi sitede her fırsatta yazdığım Ekim’de İstanbul’a gelecek olan müzikali iple çekiyorum. Orada ayağa fırlayıp dansetmek ayıp sayılmaz heralde. Bu arada filmin müziklerinin Amerika'da en çok satan albümler listesinde zirvede olduğunu bilmiyordunuz eminim.

Listede aslına bakarsanız baya eski filmler var. Kung Fu Panda, Narnia Günlükleri gibi filmler yedinci ve altıncı haftalarındalar sırasıyla. Yaz döneminde Hollywood aksiyonları dışında filmlerin nadir gelmesi bu büyük prodüksiyonlara yaradı. Dikkat ettiyseniz zaten bir tane bile iddialı Türk filmi gösterime girmedi yaz boyu. Türkiye’de hala rehavet dönemi kabul ediliyor olsa gerek. Halbuki bu Kasım’a yetişmeyen yeni Harry Potter filmi bir sonraki en seyircili dönem olan 2009 yazına ertelendi dünya çapında. Gerçi “Bizim büyük prodüksiyonlardan ne bekliyorsun ki?” diye sorsan verecek bir cevabım yok. Sırada Recep İvedik’in yapımcısından Avanak Kuzenler ile kolejli ve devlet liseli öğrencilerin çatışmasını anlatan Ayakta Kal var. İlkinin afişi oyuncuların suratlarını deforme ederek çok komik olduğunu sanıyor. Diğerinin ise resmi sitesine girip konusunu okursanız bir şey dememe ihtiyaç kalmayacak. Ahmet fakir, Oya zengindir; Oya’nın hayranı zengn bir çocuk vardır; zengin çocuk ve Ahmet kavga ederler; sonra Oya’nın ailesi zengin çocuğu kızlarına layık görür; yanlış anlamalar olur, Ahmet, Oya’yı zengin çocukla beraber zanneder gibi saçma sapan, Pembe Dizilere Giriş (PMB 101) dersinden çıkma bir senaryosu var. Okan Karacan gibi loser’ları içeren kadrosu da ümit vermiyor. Genç oyuncular Emre Tetikel ve Alp Çoker’den başka izlenecek bir şeyi varsa şaşıracağım.

Haftaya Kiefer Sutherland’li Aynalar ve ilginç bir filme benzeyen Macar yapımı Ruhuma Asla gösterimde olacak. Ben heralde tekrar “Mamma Mia!”yı seyrederim. İyi seyirler.

Hiç yorum yok: