1 Temmuz 2008 Salı

Wanted (2008)



Haftanın Amerikan galibi Wanted ülkesinde devasa bir hasılata, ülkemizde de 1 numarada açılış yaptı. Angelina Jolie ve fragmanlarındaki hardcore aksiyon sağolsun ilgi çekmeyi biliyor film. Hakkında yazacak sadece bir cümlem olsaydı, “biraz Fight Club, biraz Matrix, biraz da “çüş a.k.” katmışlar, olmuş” derdim. Hakikaten bu iki filmi o kadar andırıyor ki insan yönetmeni bir yerden para bulup favori filmlerine çılgın efektlerle döşeli bir gönderme yapmış heyecanlı bir genç zannedebilir. Night Watch ve Day Watch isimli Rusya’dan ithal korku-aksiyon filmlerini hatırlıyorsunuzdur muhtemelen. Yönetmen onların yönetmenliğinden tanıdığımız Timur Bekmambetov.



Muhasebeyle ilgili sıkıcı işinden (illa muhasebe olacak, mühendisler işlerinden sıkılamaz) bunalmış, panik atak muzdaribi gencimiz olmadık bir anda Fox adlı bir hatun tarafından bir nev’i hem tehlikeye sokulup hem kurtarılır. Wesley adlı kahramanımızı öldürmek istediğini öğrendiğimiz Cross’la Fox’un silahlı, arabalı takibi / mücadelesi bitmek bilmez ancak izleyici bunu ağzı açık izler. Yönetmen en büyük başarısını bu gibi hareketli, takipli ve upuzun sahneleri yönetmekte göstermiş, zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyorsunuz. Şahsen pek sevmediğim Angelina Jolie’nin çok yakıştığını da söyleyip hakkını verelim. Tabi filmin asıl yıldızı başlarda Fight Club’dan Edward Norton’a, sonlara doğru sert çocuk olunca ise, özellikle bazı ışıklandırmalarda Keanu Reeves’e çok benzeyen James McAvoy. Filmin başka filmleri andırışı maalesef starına da yansımış ancak kendisinin sağlam bir performans vermediğini söyleyemem.



Aksiyon sahnelerinde çok bariz bir abartma var, adeta bunu belirtmek filmin Fransız sanat filmi olmadığını belirtmek kadar gereksiz. Ancak bu bilinçli bir tercih olunca takdir edip etmemek sadece seyircinin kişisel zevkine kalıyor. Ben açıkçası çok zayıf, çok basit bir temele oturttukları bu fiziksel kurallara aykırı hareket edebilme işini, filmi de pek ciddiye almadığımdan keyifle, sorgulamadan izledim. Öyle Matrix’teki gibi akla yatar bir açıklama beklemeyin. Üstelik filmin mistik tarafı zaten inanması oldukça güç bir hedef belirtme sistemine dayanıyor. Kumaş dokuma tezgahından alıyorlar emirlerini, o kadar söyleyeyim yeter.

Neyse efendim film gayet hızlı, eğlenceli, inanılmaz bir mizahla başlamışken, bir anda gözümden düşüyor. Wesley, babasının odasına girip de kendisini doğar doğmaz terk etmiş bir adamı gururlandırmak için “Bundan sonra derslerime çok çalışacağım” havasına girince filmin ciddiyeti artıyor, sevilebilirliği azalıyor. Tam bir anti kahraman şeklinde çizilmiş kahramanımız espriyi bir yana bırakınca bence film yanlış bir yöne doğru sapıyor. Yine aksiyon en yüksek seviyede ama aynı şeyi ifade etmiyor baştakiyle. Zaten finale doğru aksiyon da işi abartıyor, yaraların çabuk iyileşmesine mantıklı bir sebep gösterilmişken Wesley’in zebellah gibi bir uçurumdan düşüp kurtulmasını sadece arada olan biteni göstermeyerek açıklıyor, buna açıklamak denirse. Ben zaten illa sürprizli final olsun takıntısına karşıyım, film bir yerden sonra özellikle şaşırtmak için hazırlıyor kendini. Jolie’nin karakterini finalde zannettiğinizden daha çok sevdiğinizi fark edip şaşırırken finale muhtemelen şaşırmayacaksınız. Bir de tam bitiş sahnesinde seyirciye sataşması hoşuma gitmedi. Gidip bir katile mi özenmeliyim yani?



Anmadan geçmeyeceğim başka bir faktör var: Barry. Wesley’in en iyi arkadaşı olsa da bir yandan sevgilisini götüren, yüzsüzlükte geri durmayıp her an daima bir piç gibi davranan, tabi yaptıkları yüzünden şaplağı da yiyen bu karakteri sevmemek mümkün değil. Yönetmenin komedi anlayışını en güzel gösterdiği sahneler bu karakteri de içeriyor genelde. Canlandıran oyuncu genelde televizyon kökenli işler yapmış ama Hollywood komedileri için potansiyel var kendisinde.

Wanted, güzel bir aksiyon filmi. Arkadaşlarınızla izleyince çok eğleneceğiniz bir film. Kız arkadaşınızı veya fizik hocanızı götürürseniz biraz söylenebilirler ama onun haricinde hayal kırıklığına uğrayacağınızı zannetmiyorum. Tabi ki konuyu öyle çok iplemeden izlemek lazım. Andırdığı filmler kadar derin bir şey beklerseniz çok beklersiniz.

Not: 3 / 5

Hiç yorum yok: