10 Temmuz 2008 Perşembe

Showgirls (1995)



Bu filmin neden 90’ların en büyük başarısızlığı ilan edildiğini anlamış değilim. Açıkçası anlayabilirim belki ama kabul etmek istemiyorum. Paul Verhoeven gibi her daim ilgi çekici olmasını bilen bir yönetmenin kariyerine sağlam bir balta atmış olan “Showgirls” sansasyon yaratmış filmler festivalime yakışan bir film oldu. İçerdiği anormal derecede fazla çıplaklıkla, tamamen klişelerden oluşan senaryosuyla ve ucuz estetiğiyle ticari olarak büyük bir hayal kırıklığı yaratan film eleştirmenlerden de yüz bulamamıştı, yönetmenin önceki filmi “Temel İçgüdü”nün aksine. Şimdi çok yaratıcı bir fikirle “O zamanlar yaşınız tutmadıysa şimdi izleyin” gibi bir sloganla piyasaya sürülen DVD sağolsun ben de izleme fırsatı yakaladım. Ne yalan söyleyeyim az önce saydığım özellikleri bu filmden nefret etmek için de yeterli bu filme hayran olmak için de. Ben arada bir yerde kaldım ama en azından nefret etmediğimi biliyorum.



Bir kere isminden de anlaşılabileceği gibi filmde anlatılan kızın öyküsüne değil, genel resme odaklanmak gerekiyor. Las Vegas’ın dansçı kızları arasında yaşanan rekabet dolu hayatın parıltılı tarafları ve madalyonun öbür yüzü anlatılıyor filmde. Nomi adlı kızımızı temel alıyor film ama kendisinin ciddiye alınacak kadar sağlam bir öyküsü yok, en azından sinemasal olarak baktığımızda. Las Vegas’a gelir gelmez beş parasız kalan, sonra şov dünyasında merdivenleri teker teker çıkan ve bu arada başkalarını aşağıya yuvarlamaktan çekinmeyen kızın sır dolu da bir geçmişi var tahmin edersiniz. Bu rolü canlandıran Elizabeth Berkley o kadar komik bir oyunculuk sergiliyor ki bu filmden sonra doğru dürüst oynayacak rol bulamamasını filmin batışına değil kendi performansına bağlıyorum. Abartılı ama epey abartılı bir oyunculuk sergileyen Berkley’e film boyunca bir sakinleştirici öneresiniz geliyor. Abartıdan laf açılmışken Nomi gelene kadar Vegas’ın kraliçesi rolünde izlediğimiz Gina Gershon da benzer bir tavır takınmış. Sürekli ukala bakışlar, “hem sever hem ezerim” havası kısa süre içinde sinir bozucu oluyor. Bir de Kyle McLachlan gibi, David Lynch’in fetiş oyunculuğundan bu filme gelenler var. Kendisi bu filmin sonrasında “Sex And The City” ve “Desperate Housewives”a talim etmek durumunda kaldı.



Yine abartıdan devam edelim. Filmin her üç saniyesinden birinde çıplak bir kız görmeniz mümkün. O kadar fazla ki bazı eleştirmenler kızların giyinik olduğu sahnelerin daha seksi kaldığını söyleyerek eleştirmenlik sanatına yakışır bir yaklaşımda bulunmuşlardı. Filmde hakikaten çok fazla seks var ama Verhoeven’ın bunu çok sevdiğini zaten biliyoruz. Berkley’in hayvan öldürür gibi sevişmesi komik olabiliyor tamam ama bu filmi izleyen de seks için ve dalga geçmek için izleyecek zaten. Yoksa kadınların her santimetrekaresini ezberletmesinin mantıklı bir açıklaması olamazdı. Filmin sevdiğim iki özelliğine gelirsek, set tasarımlarının ve finalinin başarılı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Vegas şovlarının eğlenceli kareografileri, görkemli dekorları filmin ettiği zararı arttırmış olabilir ama filmi sevmeyenler tarafından da takdir edilebilir tek faktör bunlar oldu. Finali sevmemin sebebi ise bunca klişeye rağmen öykünün tahmin edilebilir şekilde bitmemesiydi. Elbette kızın açığa çıkan geçmişinden veya zirvedeyken bırakışından bahsetmiyorum. Anlatmaya çalıştığım jenerik girmeden önce gördüğümüz o son kare, yol tabelası. Filmin yerin dibin batırıldığı bunca senenin sonrasında daha da manalı oluyor bence, sanki “denemekten vazgeçmeyeceğim” dermiş gibi. Hayranların ve yönetmenin, bir gün bu filmin değerinin anlaşılacağını söylemelerini andırıyor.



“Showgirls” kendisi için çalışan hemen herkesin kariyerini (az ya da çok) mahvetmiş, kötülüğüyle ünlü olmuş bir film. Fakat bunun farkında olarak izlediğinizde çok eğlenceli bir sinema tecrübesine dönüşmesi gayet mümkün. Benim tavsiyem beraber izlediğinizde utanmayacağınız bir grup bulun (bu durumda aileniz ve sanat eleştirmenlerden oluşan arkadaş grubunuz elenmiş oluyor), yiyecek içecek temin edip sonra filmi izlemeye koyulun. Eğer peşine Elizabeth Berkley’in striptiz sahnelerini yeniden canlandıracak birisi de varsa aranızda, bir sürü başyapıt filmden daha fazla keyif verebilir. Tabi o durumda filme fazla odaklanmayacağınızı varsayıyorum.

Not: 3 / 5

Hiç yorum yok: