16 Temmuz 2008 Çarşamba

Scoop (2006)



Woody Allen, setlerini çok sevdiği New York’tan Londra’ya taşıyınca sinema severler arasında baya bir konuşulmuştu. Cinayetlerle dolu Londra üçlemesinden kalan son filmi de izledim sonunda, yönetmen İspanya’da çektiği yeni filmiyle gündeme gelmeye hazırlanırken ben de DVD’si ülkemizde yakın zamanda piyasaya çıkan Scoop hakkında yazayım dedim. Bahsettiğim üçleme bilindiği gibi Match Point, Cassandra’s Dream ve Scoop’tan oluşuyordu. Scoop bu cinayetli filmler arasında işi en çok dalgaya alan olarak nitelenebilir ve üçlemenin kara mizah ayağı olarak görülebilir rahatlıkla. Yetenekli Bay Ripley ve Closer filmlerinin mikserde karışmış hali olarak özetlenebilecek Match Point’in çok büyük hayranı sayılmam, Cassandra’s Dream ise trajedisiyle oldukça etkilemişti beni. Scoop bu filmler kadar ciddiye alınabilir değil. Kesinlikle sevilesi bir film ama yönetmenin keyif almak için çektiği filmlerden biri olduğu çok bariz. Tabi biz de keyif alıyoruz, hem Allen’ın canlandırdığı geveze sihirbaz karakteriyle, hem de üçlemenin diğer filmleri gibi yine güzel insanlarla dolu oluşuyla. Jonathan Rhys Meyers, Scarlett Johansson, Ewan Mc Gregor, Hayley Atwell, Colin Farrell gibi isimlerden oluşan bu ordunun arasına bu filmle Hugh Jackman da katılıyor. Allen biliyor perdede çekicilik yaratmasını. Tabi sadece görüntüyle değil.




Scoop yeni ölmüş hırslı bir gazetecinin medyada son bir bomba patlatmak üzere hayalet olarak dünyaya dönüp gazetecilik okuyan bir kızı çırak edinmesini anlatıyor. Kızımız gönülsüz yol arkadaşı olarak Allen’ın canlandırdığı çenesi kapanmaz sihirbazı seçiyor ve bir seri katil olduklarından şüphelendikleri zengin yakışıklı adamın peşine düşüyorlar. Kız, adamdan etkileniyor, romantik dakikalar yaşıyorlar fakat gizem de bir yandan çözülüyor tabi, sürprizleri eksik etmeden. Filmin her şeyden önce iç açıcı bir görüntü yönetimi var. Kara mizah da olsa mizah içerdiği için doğru bir tercih bu. İngiliz aristokratlarının arasında geçtiği için de sık sık şahane şato görüntüleriyle gözümüz gönlümüz açılıyor. Bir de iskambil kartlarının, tarot kartlarının tema olarak kullanılışı hep hoşuma gitmiştir filmlerde. Filmde geçen seri katil de “Tarot Killer” olarak anılıyor. Filmin imajına, benim için, artı bir puan.



Yönetmenin rol almadığı diğer Londra filmlerinin aksine Scoop’un kamera önü yıldızlarından biri de Woody Allen’ın kendisi. Filmin en komik replikleri tahmin edebileceğiniz gibi bu karakterin ağzından çıkıyor, filmin en ele gelir tarafları da bunlar oluyor. Zira dediğim gibi gizemi, entrikası ciddiye alınabilecek gibi değil pek. Eğlencelik denilebilir daha çok. Özellikle finaldeki göl sahnesinin çok düşük derecede inanılabilir olduğunu kabul etmek lazım. Zeki bildiğimiz karakterin bir anda o kadar büyük bir hata yapması hikayeye biraz zarar veriyor. Finalin çok daha sağlam bir sahnesi ise Allen’ın karakterinin akıbetiyle ilgili olanı. Mizah dolu, çarpıcı ve filmin bütünlüğüne katkı yapan bir son olmuş, tebrik ettim.



Penelope Cruz ve Javier Bardem’le çektiği yeni filmini (Vicky Cristina Barcelona) izlemeden önce Scoop, Allen’dan gelme İngiliz arka fonlu filmlere güzel bir veda olabilir. The Prestige filminde beraber çalışan Scarlett Johansson ve Hugh Jackman’ı çok daha hafif bir sihir filminde izlemek için de birebir film. Öyle zihni bulandıran, aklı karıştıran, geren, korkutan bir seri katil filmi istiyorsanız mutlaka başka bir tercih yapmalısınız. Ancak türü sevseniz de sevmeseniz de güzel kadrosu, çok sağlam diyalogları ve dozunda kara mizahıyla Scoop kendini sevdirecektir. İyi vakit geçirmek için tavsiye edilir.


Not: 3 / 5

Hiç yorum yok: