4 Temmuz 2008 Cuma

Göksel - Körebe



Talep üzerine bundan sonra yeni albümlerin yanında eski albümler hakkında da yazacağım. Tıpkı sadece güncel filmler üzerine yazmadığım gibi sadece güncel müzik üzerine yazmak haksızlık oluyordu. Yazacağım eski albümlerin genelde Türk Pop albümleri olacağını söyleyebilirim sanırım. İlki Göksel’den Körebe.

Künye: 2001 yılında çıkan albüm Göksel ve bu albümden sonra bir dönem evli kaldığı Alper Erinç’in imzasını taşır. 11 şarkı içeren albüme 3 klip çekilir. 97 yılında çıkardığı “Sabır” şarkısı gibi albümün ilk video klip şarkısı “Depresyondayım” da büyük ilgi görür. İkinci video Neşe Karaböcek cover’ı “Günün Birinde”ye gelir. Üçüncüsü ise eski Türk filmlerine gönderme yapan ve şimdi anımsamadığım bir şampuan sponsorluğunda çekilen klibiyle “Bir İhtimal” olur. Göksel’in bu albümden sonra adeta alışkanlığa dönen 3 klip kuralı (Arka Bahçem albümü hariç) böylece yerine getirilir. Hayranlar ve eleştirmenler tarafından Göksel’in en iyi albümü olduğu konusunda karar birliği verilmiş gibidir. Sonraki albümlerin az veya çok hayal kırıklığı yaratmış olması bundandır. Feridun Düzağaç’ın “Dipteyim, sondayım, depresyondayım..” sözlerini içeren şarkısının ülke çapında popüler oluşunun hemen sonrasında gelen albüm, bu popüler mevzu üzerine oynarmış gibi görünerek başta biraz antipati yaratmıştı bende. Zaten Göksel’i çok sever durumda da değildim o zamanlar. Fakat şarkının ne kadar farklı ve içten olduğu gerçekten dinleyince kendini gösterdi.

Tarz: Albüm her şeyden önce karamsar imajıyla dikkat çekiyor. İçinde bariz bir arabesk var ancak günümüzde duyduğumuz Arabesk-Pop şarkıları gibi değil kesinlikle. Duygu sömürüsü yok, adeta etnik müzik havası veren bağlamalar ve kulağın hemen alışmadığı garip melodiler var. Oryantal düzenlemeler de çoğu şarkıda kendini gösteriyor. “Depresyondayım” ironik bir şekilde göbek havasıyla açılıyor, “Bir İhtimal” gerdan kırmak için yeterli melodik malzeme veriyor dinleyiciye. İyimser sözlerine rağmen besteleriyle albümün karamsar havasına en fazla katkı yapan şarkılar “Gülümse” ve “Hak Yerini Buldu”. “Uzatmalarda” bu şarkılardan daha fazla acı içerse de daha sıradan slow melodisiyle bunlar kadar sarsıcı olmuyor.

En İyi Şarkı: Açık ara farkla “Kız Gibi”. Artık iç karartıcılığın ötesinde çocuk olsam korkutacak kadar “siyah” bir düzenlemesi var şarkının. Akıp giden zamandan, zamanla üzerine binen sorumluluklardan ve hayatın gitgide azalttığı sürprizlerden bahseden şarkı Göksel’in tüm şarkıları arasında da ilk sıralardadır benim için, albümü eskise bile tekrar tekrar dinlemem için en büyük sebeptir. Göksel bir yorumcu olarak albümdeki en iyi performansını bu şarkıda veriyor kanımca. Tam dozunda bir kişisellik kattığı sesini çok güzel kullanmış.

Yanına İyi Gider: Dido’dan No Angel albümü. İki albümü ilk dinleyişlerim aynı zamana denk gelmiştir. Bu iki mutsuz ve yalnız kızın yaşadıklarını şarkılara dökme konusundaki başarıları çok etkilemişti beni o zaman. Bir albüm İngiliz müziği içeriyor diğer ise Doğu ezgileriyle donanmış fakat sıkıntılar, sorunlar aynı. Üstelik iki albüm de siz mutsuzken dinleyince yalnız olmadığınızı hissettirip bir rahatlama duygusu uyandırıyor.

Değerlendirme:
En lay lay lom şarkısı “Niyet”te bile “Yalan olsun, ziyanı yok, ah bir inansam.” gibi çok sağlam ve vurucu bir söz içerebiliyor albüm. Son akustik parça “Bu Kadar” dahil 11 şarkının hiçbiri boş değil. En popüler şarkıları olan klip şarkıları aynı zamanda albümün en güzel şarkıları arasına girip albüme ayrı bir değer katıyor. Çok az albüm iyi şarkılarıyla meşhur olur, biliyorsunuz. İsim şarkısı “Körebe”, “Parıl Parıl” ve “Niyet” albümün çizgisini aşağı çekmiyorlar belki ama yükseltmiyorlar da. Bunlar haricindeki tüm şarkılar ilham verici, samimi ve müzikal olarak çok başarılı şarkılar. Kendi “en iyi”sini bu albümle bize sunan Göksel, Türk müziği tarihinde kendine bir yer açmış oldu. Sonraki her çalışmasının yine memnun edici işler olması da ayrı bir güzellik.

Hiç yorum yok: