27 Temmuz 2008 Pazar

Deniz Seki - Sahici



Bazı müzisyenler şarkı yazarken en mükemmel sözleri en mükemmel bestelerle birleştiriler ve o beste ile o söz beraber doğmuş gibi mükemmel bir uyum içerisindedirler. Poptan örnek verirsek Nazan Öncel’in Göç şarkısı, Sezen Aksu’nun Ünzile’si bu şekildedir. Bazı müzisyenler şarkı yazarken sözleri bol keseden yazar sonra akıllarına gelen güzel bir besteye ilişkilendirirler. Teoman’ın 17 albümündeki her şarkı, Şebnem Ferah’ın Okyanus’u buna örnektir. Bazı müzisyenler ise güzel besteler çıkarırlar ortaya ama sözleri yazacakken her şeyi mahvederler. Serdar Ortaç bu akımın bir numaralı takipçisiyken, iki numarada da benim için Deniz Seki gelir. Aralarındaki fark Serdar Ortaç’ın sözlerinin kafiye yapsın diye maksimum aptallaşması, Deniz Seki’ninkilerin ise aşkı anlatıyorum diye kasıp her cümlenin başka bir sızlanmaya dönüşmesidir. Üzücü olan cümlelerin birbiriyle mana olarak alakasız ve çelişkili oluşudur.

Elimizde bu gerçeklerle Deniz Seki’nin kariyerine baktığımızda geçen albümün çıkış şarkısı “Masal” gibi çok çok iyi şarkıların varlığını göz ardı etmiyoruz tabi. Fakat Seki’nin kaidesi son albümü Sahici’deki şarkı sözü kalitesidir. Kendisinin yazarken samimi olduğunu anlayabiliyorsunuz, belki ağlıyordur da bunları üretirken, “vay be ne duygusal oldu” diyordur. Ancak ortaya çıkan işler “Aşk bu imkansızdır her zaman, kalmaz bilirsin dünya sana” gibi dam üstünde saksağan pozisyonuna düşüyor. Dolayısıyla Seki’nin sözlerini bunca yıldır hep amatörce ve bütünlüksüz bulmuşumdur, halkımızı ağlatıp zırlatsa bile bu gerçek değişmiyor. Kendileri koskoca manasız şarkıda “Allah ayırmasın sevenleri..” sözünü duyunca da duygulanabiliyorlar (Serdar Ortaç – Büyüt İstersen).

Gelelim yeni albüme. En büyük sorun tabi ki şarkı sözleri. Her Deniz Seki albümünde olduğu gibi imaj sağlam, kapak güzel, düzenlemeler bir çok pop albümüne basar geçer. Bestelerin çoğu da hoş, bazen cazımsı bazen alaturkaya kayıyor. Fakat o sözler her şeyi mahvediyor. İlk önce güzel haberlerden girelim yine de. Bu albümün varlığının en büyük artısı içinde bulunan “Yeter” şarkısı. Sezen Aksu’nun “Sen Ağlama” albümünün bir sürü mükemmel şarkısından biri olan Yeter’i Deniz Seki çok iyi yorumlamış. Düzenlemesi orjinalinden çok farklı değil ama güzel, Seki’nin içten, acıklı yorumu cuk oturmuş. Parçanın güzelliğine yeterince övgü yapamam, 90’larda ülkemizde yapılan kusursuz popun örneklerinden. Bir diğer güzel parça ise (ne tesadüftür Deniz Seki’nin yazmadığı 2 şarkının ikincisi de bu) İmkansız. Albümdeki karmakarışık cümle bolluğuna rağmen dinlemeyi bitirdiğinizde bu şarkıdan “Kaç gün bilir misin ömrün geri kalanı?” cümlesi ve “Yeter” şarkısı kalıyor aklınızda.

Açılış parçaları geri kalanına oranla daha nitelikli, en azından dinler dinlemez unutmuyorsunuz. “Pişman Değilim” yazarının alakasız sözler kuralını bozmayıp “Allah bana ne güzel hayat verdi” lafının peşine “Ağladım, ağladım, çok ağladım” getiriyor. “Zirve” ise eski Türk filmi melodileri gibi başlayıp dans müziğine bağlıyor işi. “Şeffaf” albümünden kalmış gibi bir şarkı bu, düzenlemesi o albümü andırıyor. Buna klip çekilmesi mantıklı olurdu, hem ilgi çekici sözleri hem de eğlendirici bir melodisi var. Fakat klip bunu takip eden şarkı “Aptal”a gelecekmiş. Çok çok kötü ve saçma bir karar, albüme hiçbir fayda sağlamayacaktır. Albüme isim veren şarkı “Sahici”ye geldiğinizde ise şarkı sözlerinin durumuna üzülmeye başlıyorsunuz artık. Çünkü besteler hakikaten güzel oluyor bazen. “Kelimelerin şikayetlenmesi”, “özrün efendisi” gibi saçma sapan laflarla harcanıyorlar. Tahminime göre bir klip de bu şarkıya gelecektir sonbaharda.

Sonra birbirinden farksız bir sürü şarkı sıralanıyorlar albümde. Bir de hemen hepsinin slow oluşu daha fena yapıyor durumu. “Kayboldum” tempoyu biraz arttırarak sıyrılmayı başarıyor belki. “Yeter” ve “İmkansız”dan sonra aynı durum devam ediyor, sadece Hüsnü Şenlendirici düeti “Adaletsiz Seçim”, o da vokal farklılığından, ayrı bir şarkı olarak varoluyor albümde. Maksimum duygusal bir şarkı bu, zamanında televizyonda ikili beraber söylediğinde de ilgi görmüştü zaten. Albümü şarkı isimlerinin anıldığı ve sonunda albümün sahici aşklara ithaf edildiği şiir “İçimi Döktüm” kapatıyor. Melodik kısımları “Pişman Değilim (Reprise)” ayarında. Şarkı/şiir 5 dakika boyunca duygusal kasınca sonuna doğru biraz etkileyici olmayı başarıyor sanırım.

“Sahici” bir yaz albümü değil, Deniz Seki’den bekleyeceğiniz albümün biraz daha duygusallaştırmış ve yavaşlatılmış versiyonu. Bu güzelim pop prodüksiyonunu sadece ve sadece kötü şarkı sözleri mahvediyor. “Ne kadar etkili olabilir ki?” diye sorarsanız, çok fazla olduğunu söyleyebilirim. Şimdi değerlendirdiğime göre, iki şarkı hariç albümün geri kalanını bir daha dinleyeceğimi düşünmüyorum. Önümüzdeki yıllara kalacak olan da o kadarıdır.

Not: 2 / 5

Hiç yorum yok: