17 Haziran 2008 Salı

Sitcom (1998)



Bu sene sansasyon temalı filmleri izleyeceğim 3. Fatih Melek Film Festivali’nin açılış filmi François Ozon’un yaramaz çocuk dönemlerinden meşhur bir film olan “Sitcom” oldu. Zengin bir Fransız ailesinin bütün hayatının eve gelen bir farenin mistik güçleri sayesinde alt üst olmasını anlatan film absürdlüğün doruk noktalarına varıyor konusundan anlaşıldığı üzere. 8 Kadın filmi vizyondayken Sinema dergisinin Ozon incelemesinde bu filmin konusunu okumuş ve izlemeyi deli gibi istemiştim. Bu güne nasipmiş demek ki.

Filmde izlediğimiz aile sinir edici derecede suskun bir baba, biraz evhamlı, oğluna düşkün bir anne, lafını esirgemeyen baskın karakterli bir kız, ezik ve sünepe bir oğlandan oluşmakta. Bu çekirdek aileye önce Maria adında bir hizmetçi sonra da babanın getirdiği bir beyaz fare katılıyor. Ancak annenin çığlık çığlığa kaçışmasına sebep olan farenin tehlikeli tarafı aslında çok daha sinsi ve derinden. Hoşlanmasa da fareyi evde beslemeyi kabul ediyor annemiz. Hatvanın ilk etkisi odasında kaldığı erkek çocuğun üstünde oluyor. Aile dostları katılmadığı için hizmetçiyi davet ettikleri, hizmetçinin de Oscar törenine gider gibi giyindiği akşam yemeğinde gay olduğunu açıklıyor çocuk. Sonra daha garip bir şekilde hizmetçinin zenci kocası tarafından “teselli ediliyor”. Bu tabi sadece bir başlangıç. Fare, hemen o gece evin kızını intihara sürüklüyor, kız sakat kalınca ailenin bir parçası olmuş sevgilisiyle ilişkisi sarsılıyor, sadık sevgili ilişkiyi heyecanlandırmak adına gerçekten tasma takmak durumunda kalıyor. Fare ilgisiz babayı pas geçerken en son anneyi etkileyene kadar iş çığrından çıkmış oluyor. Baş kaldıran hizmetçi evin kızının sevgilisiyle oynaşıyor, kendiyle yüzleştikten sonra açılan evin oğlu alışveriş ve orgy delisi birine dönüşüyor, bu organizasyonlarında odada yaşı 10’a kadar düşen 10 kadar kişi oluyor. Yönetmen çok kurnaz bir manevrayla bu sahneyi gösterdiğinde ise tümünü bir rulet oyunu etrafında görüyoruz. İp daha sonra birbirine oldukça bağlı olan anne ile erkek çocuk arasında (evet gay olan) ensest bir ilişki doğunca kopuyor. Ailecek bir rehabilitasyon için (elbette baba hariç) ufak bir yolculuğa çıkınca mesekenin fare olduğunu keşfediyorlar.

Film metaforlarla dolup taşıyor. Gazete okumaktan başka hiçbir şey yapmayan ve fareyi eve getirmekten sorumlu olan baba karakterinin altında Ozon için mutlaka kişisel bir şey yatıyor olmalı. Üstelik tüm aileyi katlettiği hayali ve eve tüm aileyi mahveden bir şey getirmiş olduğu gerçeği rahatlıkla orta yaş bunalımına bağlanabilir. Annenin kabullenemediği eşcinsellik mevzusunu düzeltmek için işe bizzat “el atması” ise bence bu kabullenememe durumundaki aileleri eleştiren bir gelişme. Hani, “Bir edepsizliği düzeltmek için ne kadar edepsiz olunabilir?” gibi bir soru var ortada. Bunun sonrasında çapraz bir mantık ile babasının da kendisiyle ilgilenmesi gerektiğini düşünen kızın sevgilisinden daha az memnuniyetsiz olamayacağını anlamış oluyoruz. Sevgilinin ise her şeye rağmen geri dönmek istemesi ve olay yaratmış ereksiyon sahnesi bence yönetmenin, rolü oynayan oyuncuyla ilgili fantezisinden başka bir şey değil. Zaten o sahnenin de sahte ve plastik olduğunu anlamak zor değil.

Finale doğru Kafka’nın Dönüşüm’ünü akla getiren bir durum ortaya çıkıyor. Ailenin eve dönüşü karşılaştığı sürpriz ve tehlike ilginç bir şekilde rehabilitasyondan daha etkili oluyor beraber tekrar fonksiyonel olabilmeleri açısından. Tam bir işbirliğiyle ve herkesin elinden geldiği kadarını yapmasıyla (sakat kız bıçağı merdivenden yukarı tek başına yardım almadan götürüyor.) bu son sorunu da çözüyorlar ve fare tehlikesi yok oluyor. Ya da öyle sanıyoruz. Filmin sonundaki telefon konuşması başındakinin aynısı ve bir tehlikeli karakter klişesi olarak fare finalde kendini yine gösteriyor. Adeta Sitcom 2 çekilsin diye yapılmış gibi. Tabi Fransız sularında olduğumuz için filmi Hollywood kurallarıyla okumaya gerek yok.

Renkli görselliği, dudak uçuklatan absürdlüğü ve Ozon’un kendine has dokunuşuyla Sitcom kesinlikle tavsiye ettiğim bir film. Çekirdek ailelerin günlük hayatta başlarına gelen komik durumları anlatan durum komedilerine (sitcomlara) gönderme yaparcasına bir ailenin başına gelen sadist, mazoşist, ensest, beyin kontrolü, aldatma, grup seks gibi olayları anlatıp, Sitcom olarak isimlendirilen film saçma, aşırı fakat sağlam filmleri sevenlere tam anlamıyla hitap edecektir. İlgisiz babasına kızgın olanlar da bir göz atsın.

Not: 4 / 5

Hiç yorum yok: