3 Haziran 2008 Salı

4. Üniversite Yılının Özeti



Bir çocuk derste oturdu ve düşündü ve üzüldü burda olduğuna, sadece burda olduğuna değil, burda oldurulduğuna, başka yerde oldurulmadığına da sanki burda olmasa oralarda olabilecekmiş, burda oturmasa orada oturabilecekmiş gibi halbuki burda olmamak orda olmak değildi arada bir yol vardı, gidilmeliydi, yürünmeliydi, aşılmalıydı, tıpkı şarkılarda bahsedilen "dağları aşmak" gibi, güzel şarkıları yapanların hepsinin aştığı gibi, aşmaya uğraşmanın, aşmış olmaktan güzel oluşu gibi aşılmalıydı engeller, var oldukları için aşılabilirdiler onlar, aşılamayacak olsa olmazlardı, aşma fikri aşabileceğimiz için vardı yoksa gelirdik, dururduk, bakardık, görürdük, dönerdik, giderdik, eğer ilk engel aşılmamış olsa, bize şimdi engel olanların ataları insanlığını engel aşarak edinmemiş olsa, tarihi engel aşanlar yazmıyor, engel izleyiciler silinip gitmiyor olsa o zaman dönerdik, giderdik sıcak yuvalarımıza, onlar tehlikesizdiler, eğer tehlikesizlerse verimsizdiler, onlar hazırlardı, eğer hazırlarsa tuzak kazarlardı, tuzak kazarlarsa eğer tehlikeliydiler, çünkü tek bir tehlike kalsa dünyada o da tembellik olurdu, tek bir tehlike kalmadı sanarken, arkamızdan vururdu, olacak gibi gözükürken, daha olmadan dururdu ve ev sahibi o zaman kudururdu, eğer seni o yaptıysa, o yoğururdu tıpkı sana çözdürdükleri o bitmez tükenmez problemleri çözdüğün gibi, o da seni çözdüğünü düşündüğünden olsa gerek daha kimse geleceği bilememişken o bilirdi senin için ne gerek, ne değil, ona göre hayal kurmak, herhangi bir "değil", halbuki bilir mi ki hayal kurmak hayal kurabilmektir, hayal kuruluyorsa eğer engel var demektir, o engel olup hayalleri beslerken, sen acı çekip kendi temelini atarken, zaman hızla akıp da gözleri korkuturken sen de kendin olarak varolacaksın eğer döndürebilirsen bu arabayı gerisin geri, yoksa da in arabadan yürü ileri, o bulaşan çamurlar yıkanır.. Engel dediğin aşılır. İnsan bunun için vardır..

Hiç yorum yok: