19 Mayıs 2008 Pazartesi

The Forbidden Kingdom (2008)



Dövüş filmlerinin kralı ve prensi bir araya gelirse ortaya hiç olmadı mükemmel aksiyon sahneleri olan bir film çıkar. Bu filmin konusu yanlışlıkla mafyaya bulaşan masum adam gibi klişe bir şey olmazsa daha iyi bir sonuç alınır. İşin içine aklı baştan alan bir sanat yönetimi girerse senaryo bilindik de olsa mutlaka eğlenceli bir film izlersiniz. Ya koreografilerini ya da görüntülerini beğenmeniz garanti olan “Yasak Krallık” çoğu sinemaseverin yüz vereceği türden bir film değil. Ancak kadro Jackie Chan ve Jet Li gibi sanatsallıktan farklı şeyler vaad eden iki isimi içerse de ortaya çıkan film az buçuk saygıyı hak ediyor. Mesele hem Amerika’da hem burada gişe listelerinin tepesine oturmasından biraz daha derin. Ortada iki büyük ismin birleşmesine değecek bir hikaye var.

“Will and Grace” dizisinde Jack McFarland’ın oğlu olarak tanıdığımız Michael Angarano büyümüş de dövüş filmlerinde başrol oynuyor. Çelimsiz Amerikalı çocuğun Kung-Fu’ya ilgi duyması ve eline geçen bir asayı başka bir zamanda başka bir diyarda, sahibine ulaştırmak için oralara ışınlanmasıyla başlıyor öykü. Bu kısımlarda çok sağlam senaryo boşlukları var, hiç açıklamaya gerek duymuyor filmin senaristi. Bir anda bir geçiş yaşıyoruz ve mükemmel manzaralarla dolu Uzakdoğu’da görüntülerin keyfini çıkarmaya başlıyoruz. Çocuğun elindeki asa hemen dikkat çekiyor, neyse ki yolu ayyaş ve esprili bir ölümsüz olan Jackie Chan’le kesişiyor. Bu sırada bir dövüş filmi için şaşırtıcı derecede fazla olan yakın yüz planlarıyla beraber asanın hikayesini dinliyoruz. Yeşim İmparator’unun 500 yıllık bir meditasyona dalması sonrası meydanı boş bulan Yeşim Ordusu komutanının patavatsız davranışlarıyla tanınan Maymun Kral’ı hile kullanarak taşa dönüştürdüğünü öğreniyoruz. Baş karakterimiz Jason’ın elindeki asa Maymun Kral’a ait ve ona götürmesi gerekiyor ki zalim komutan yenilsin, İmparator da meditasyonundan geri dönebilsin. Tabi bu hikaye anlatılırken gördüğümüz set tasarımlarının aklı baştan alacak derecede güzel olduğunu tahmin edebilirsiniz. Uzakdoğulular biraz çabalayınca ortaya başyapıtlar çıkabiliyor bu alanda. Filme dönelim; Jackie Chan’in karakteri ve kendinden üçüncü şahıs olarak bahseden biraz tuhaf bir kız olan Serçe ile beraber yola çıkıyorlar. Yolda Jackie Chan’le dövüşsünler de izleyelim diye Jet Li’yi düşman sanıyoruz başta. Yarım saat dövüşmeden önce aynı yola baş koyduklarını fark etmiyorlar. Sonra gelsin daha fazla dövüş sahnesi, eğlenceli diyaloglar ve çokça tahmin edilebilir gelişmeler. Açıkçası olayların gidişatı bir bilgisayar sistemine yazdırılmış gibi fabrikasyon, hele de finaldeki gelişmeler konusunda büyük miktarlarda bahis oynayabilirdim ama zaten bu gibi bir filmden ne bekleyeceğinizi bilmeniz lazım.

Komutan saf bir kötü karakter filmde ancak ölümsüzlük peşindeki beyaz saçlı kamçılı kız bu denli başarılı yazılmamış. Kendinden nefret ettirmesini beceremiyor, üstelik bir sürü belaya sebep olmasına rağmen. Kill Bill’deki Gogo Yubari’yi çokça andıran dövüş tekniği ve yarım açık göz kapakları karakteri biraz taklit durumuna sokuyor. Serçe’yle arasında geçen “I’ll kill you witch! / Not if i kill you first, orphan bitch!” gibi diyaloglar kötüden daha öte bir yerdeler ayrıca. Serçe’ye değinmek gerekirse, ailesini öldüren komutanın peşine düşmesi bu tip filmlerin senaryolarının basıldığı sayfalarda hazır bulunuyor zaten. O kadar ki tanıdık. Jason’la aralarındaki yakınlaşma bir türlü gerçekleşmeyince iyice fıtık ediyor insanı. Jackie Chan ve Jet Li’nin oyunlarını izlemek elbette ki keyifli. Ben yine de Jason’ın karakterinden daha çok keyif aldım. Elbette ki bu filmin hedef kitlesi olan okulda zorbalığa uğrayan ergen erkek çocuklarını mutlu etmek için vardı ama olsun! Kaç yaşında olursa olsun her erkek Asya’nın mükemmel manzarasında, şelaleler altında Jackie Chan’den kung-fu dersi almak ister. Okuldaki kabadayıları dövme hayali de bilhassa öyle, herkeste ortak.

Türkiye’de geçen hafta sonunun en çok izlenen filmi bir dövüş başyapıtı değil, çok kez izlediğiniz şeyleri tekrar gösteriyor ama kesinlikle keyifli bir deneyim. Bu türde bir şeyler izleyecekseniz en azından iki duayeni bir araya getiren bu filmi tercih edebilirsiniz. Mükemmel görüntüler sayesinde gözünüzün gönlünüzün açılacağını garanti edebilirim. Bir de içinizdeki, zamanında okulda tartaklanmış çocuk mutlu olur işte. Daha ne olsun?

Not: 2.5 / 5

Hiç yorum yok: