25 Mayıs 2008 Pazar

24 Mayıs 2008 Tarkan İstanbul Konseri



Koyun olmayan yerde megastar denilmesine hiçbir itirazımın olmadığı Tarkan'ı en son izlediğimden beri yaklaşık üç sene geçti. İngilizce albümü öncesinde Avea sponsorluğunda çıktığı turnede İnönü Stadyumu'nda görmüştüm şovunu. Henüz ülkede 100.000'in altında satan hiçbir albümü yoktu o zamanlar, görece daha büyük bir stardı. Bir stadyumu konseri oluşunun da ayrı bir güzelliği vardı tabi, öyle her starım diyen stadyum dolduramıyor. Tarkan yeterince doldurmuştu. Onun peşine Bilgi Üniversite'sinin şenliklerinde izleyince insan biraz burkuluyor tabi. Dudu EP'sinden beri grafiği sürekli düşen bir kalitede müzik sundu, müzik endüstrisi zaten can çekişiyor, hem maddi boyutta hem de kalite anlamında. Tek para kaynağı konser olunca Beyazıt Öztürk'ün gayet güzel şovuna çıkmayan Tarkan, Bilgi Üniversitesi'nin şenliklerine çıkar oldu. Yine de şaşırttığını hemen belirteyim, sahne kocaman ve çok gösterişliydi.



(kocaman sahne, İstanbul Ağlıyor'u söylerken)


“Come Closer”la kendisinin, “Metamorfoz”la benim yaşadığım hayal kırıklığı sonrasında Tarkan'ı görmek için delirmiyordum açıkçası ama beraber gittiğim grup eğlenceli olunca, bedava girince iş çekici oldu. Gittiğimde gördüm ki sahnenin ta çatısına kadar uzanan 6 (veya daha fazla) uzun ekran kurulmuş, zemin ışıklı, ufak da olsa podyum var, dedim ki “Megastar deyince en azından bu kadar olacak demek ki.” Şaka maka yerli konserler içinde gördüğüm en iy sahnelerden biriydi, Maalesef Tarakn'ın dansçısı, şovu ve dolayısıyla olmayan şovun teması, konserin bir bütünlüğü yoktu. Dolayısıyla ekranlar sadece uyumlu-uyumsuz görsel malzemeyle desteklediler performansı. Akademi Türkiye yarışmacısı Tümuçin olduğundan yüzde 90 emin olduğum vokalisti İngilizce birkaç parçayla konser öncesi kalabalığı gaza getirdi, o arada ezan okunda ve müziği kestiler. “Ay hiç profesyonel değil!”ler ve “Helal olsun sana!”lar birbirine karıştı. Benim hoşuma gitti açıkçası, samimi bir durumdu en azından. Her neyse, Timuçin indikten biraz sonra Tarkan sahneye çıktı. Tabi ki “Vay Anam Vay” ile. Albümün tek hitini başta söylemesi lazımdı ki sonra tekrarlayabilsin. Bu şarkıda coştuk ama şunu farkettim ki Metamorfoz hakikaten boş bir albümmüş. Hani bazı albümleri sevmezsiniz ama konserde çıkar asıl potansiyelleri ortaya. Zaten eski-yeni şarkıları konserde yeni bir düzenlemeyle asla sunmayan Tarkan'ın son albümü, CD'de olduğu kadar konserde de sıkıcıydı. Kalabalık elbette eşlik etti ama eski şarkılarla karıştırıp söyleyince yeni şarkıların ne kadar basit olduğu gün gibi ortaya çıktı. Kabul etmeyen hala etmesin ama bence gayet bariz.


(görseller idare ederdi)

Vay Anam Vay'dan sonra, Arada Bir ve Kış Güneşi ile devam etti. Sıkıcı falan dedim ama yeni albümden 8 tane şarkı söyledi Tarkan. Gün Gibi ve Çat Kapı'yı atladı sadece. Eskilerden elbette hemen her hitini söyledi. Vazgeçemem, Aacayipsin, Unutmamalı, Şımarık, Kuzu Kuzu, Hüp (klibi de olan remix versiyonuyla), Dudu, Gülümse Kaderine yeni şarkılardan çok daha fazla coşturdu. İşin ilginç tarafı Tarkan'ın İngilizce albümü tamamen göz ardı edip, bir tane İngilizce şarkı bile söylememesiydi. Sebebi muhtemelen yanlış single seçimlerinden dolayı hiçbirinin hit olamamasıydı ama en azından o parlak olmayan dönem hakkında rahat olduğunu gösteren bir temsili şarkı söyleyebilirdi.


(ekranda kalabalık, etrafımda kalabalık)

Seyirci Tarkan'ın kendisinin de sık sık söylediği gibi inanılmazdı. Ben açıkçası Tarkan'ın bu kadar sevildiğini bilmiyordum. Beraber gittiğimiz bütün kızların mekandan Tarkan'a aşık ayrılması normaldi ama tipine bakıp arabesk dinlediğini tahmin edeceğin erkeklerin arkadaşlarının sırtına çıkıp “Tarkan! Tarkan!” diye bağırması benim için şaşırtıcı bir manzaraydı. Finalde bu seyirci faktörü çok komik bir şeye sebebiyet verdi. Birkaç sene önce bizim konser kitlesinin “bis” gibi bir alışkanlığı yoktu. Benim gittiğim çoğu konserde öyle alkışla sahneye geri getirme durumuna rastlamazdım. Birkaç senedir bunu sık sık görüyorum artık ama şimdi de 2.bis durumu yok normalde. Tarkan en son izlediğim konserinde de tek bis yapmıştı. Bu sefer sahneden ilk ayrıldığında (gıcık şarkı Dilli Düdük ile) kimse yerinden kıpırdamadı, alkışladık ve Tarkan direnmeden sahneye döndü. Gülümse Kaderine ile, ki bence çok güzel bir şarkısı, oynattı bizi, sonra o kadar uzun bir final yaptı ki herkes gideceğine kanaat getirdi. Orkestraya alkış, ona buna alkış, kendimize alkış falan. Çıkıp gidince herkes dağıldı bir anda. Fakat meğersem bir bis daha varmış (Vay Anam Vay'ı tekrar söyleyeceğini şerefsizim biliyordum). Üstelik patlayan konfetiler bilmem ne hep bu kısma ayrılmış. Kalabalık dağılınca vokalistler zorla alkışlattılar milleti. Onlar sahnede el çırpıyordu, ufaktan müzik duyurdular bize, hani bitmediğini anlayalım diye. Neyse millet daha iki kuruşluk alkış yapmadan Tarkan tekrar çıktı. Tahmin ettiğim gibi Vay Anam Vay'ı söyledi (Klavyenin çalışında bir tuhaflık vardı ama ne olduğundan emin değilim). Konfetiler patladı. Dağılan kalabalık geri dönene kadar benim grup çoktan en öne doğru yürümüştü tabi. Baya yakındık artık Tarkan'a. Tasdik ettim ki, koreografi yapmasa da, geçen konserin aksine dansçı çıkarmasa da, konserde teatral hiçbir şey bulunmasa da Tarkan sahneye yakışan bir adam. Bu ilk dediklerimin eksikliği yüzünden dünya piyasasında kalıcı olamadı belki ama sahip olduklarını da söylemek lazım. Hakikaten bakışlarıyla, Karma albümünden beri hiç değişmeyen dansıyla, mimikleriyle sevenlerinin aklını başından almasını bildi. Ben hem bunları takdir edip hem de sahnedeki konuşma özrüne gıcık olmakla meşguldüm. Sahnedeki sanatçı orkestraya “Sırada ne var?” deyince, şarkı girmeden önce “Hadi bakalım.” deyince gıcık oluyorum elimde değil. Gazinoda değiliz sonuç olarak.



Konserde bir gerçek daha açığa çıktı. Kır Zincirlerini, Tarkan'ın en güzel şarkısıymış meğersem. Ben bu kadar sağlam Avrupa diskosu altyapılı bir Türk şarkısı dinlemedim. Eğer İngilizce sözlü olsaydı Avrupa'da halen hatırlanan bir şarkı olacaktı eminim, şimdi 90'lar partilerinde gümbür gümbür çalıyor olacaktı. Yazık ki Tarkan ,Avrupa'nın disko sevip Rnb sevmediğini unutarak Come Closer gibi bir albüm yaptı ve istediği patlamayı yakalayamadı tabi. Tarkan'ın kesinlikle şansı vardı yurtdışı için, bunu kimse inkar edemez. Doğru tercihler yapsa Rusya'dan, Almanya'dan daha fazlasını da fethetmiş olacaktı. Şimdi ise tekrar deneyeceğini sanmıyorum.



Sonuç olarak konsere, tasarımından dolayı yüksek puan, Tarkan'ın performansından dolayı yüksek puan, Metamorfoz turnesine dahil olmasından dolayı düşük puan vermek uygun gözüküyor bana. Yerli sanatçılar içinde, en potansiyel sahipleri halen barda sahneye çıkarken, daha iyi bir şey beklemiyorum. Elbette ki Kylie'nin üstünden daha bir hafta geçmeden, gidip bu konseri övgüye boğmam mümkün değil, hala Kuruçeşme'deki şovun etkisindeyim ben. Ancak Tarkan zannettiğim gibi ölmediğini, sadece kötü bir albüm kurbanı olduğunu gösterdi bana. Dedik ya, koyun yok.. Buna da şükür..



(konser hatırası)

2 yorum:

triancula dedi ki...

yoksa sen de mi gülünce joker ağzına sahipsin ben gibi! :))) şimdi dikkatimi çekti, ayrıca kesin kylie'den de kaynaklanmıştır da, dediğin birşeye feci katılıyorum. beyaz yavrum ya adamcağız etmediği şey kalmadı, ve tarkan şenliklere gidiyor beyaz'a gitmiyor. vah be mega starım, sen neymişsin...

lecterhouse dedi ki...

evet kocaman bi ağzım var :) seviom ben