9 Mart 2008 Pazar

Teoman - Söz Müzik Teoman




Son dönem Türk Rock Müziği’nin bir nev’i kurucularından olan Teoman tıpkı Sertab Erener gibi bu aralar hazırdan yemeyi tercih ediyor. “Sahibinin Sesi” konseptli albümlerin tersine kendi şarkılarını başkalarına yorumlatan şarkıcının albümüne tribute diyesim pek gelmiyor, zira gidip de Sezen’in Teoman’a tribute yapması biraz garip geliyor bana. Eğlenceli bir çalışma ve düet albümü diyelim en iyisi, zira Teoman çoğu şarkıda eşlik etmekten geriye durmuyor. İşin ilginç ve biraz da doğru olan tarafı Şebnem Ferah’ın albümde bulunmayışı. Beraber çalışmayı çok seven ikilinin bu fırsatı pas geçip ara vermeleri güzel yoksa kabak tadı vermesi muhtemeldi. Gerçi albümün devamı olacak diyorlar, tek albümlük bir proje olarak kalmayacakmış. Ortaçgil ve Şebnem’in yeri garantidir o projelerde sanırım.



Şimdi gelelim şarkıların nasıl olduğuna. En son dinlediğim iki tribute albüm beni hayal kırıklığına uğratmıştı, ne yalan söyleyeyim. Birkaç çok güzel yorum dışında Onno Tunç Şarkıları ve Ezginin Günlüğü – Çeyrek albümleri beni pek tatmin etmemişti. Teoman’ın albümünde de gerçekten nasıl girdiğini anlayamadığım kadar kötü yorumlar var. Birincisi Sezen faktörü. Evet Sezen’in olduğu her şey, hele de piyasa bu haldeyken satıyor. Ayrıca Çeyrek’te 1980’i gayet güzel söylemişti. Fakat Paramparça’yı kaydettikten sonra, albüme koymadan önce kimse mi dinlemedi acaba? Gerçekten çok kötü bir yorum, Sezen’in müzikle inatla aynı tempoda gitmeyişi de kötü karaoke hissi uyandırıyor insanda. Tamam şarkının da malzemesiyle, Sezen’in yorumuyla “damar” olmuş olabilir ama güzel bir yorum değil. Ancak sarhoşken katlanabilir insan. Hemen peşine gelen Yalın yorumu “Gönülçelen” albümü bir tarafa atıp gerisini dinlememe isteğini coşturuyor. Muhtemelen albümün en kötü yorumu bu, güzelim şarkıyı sırf “deforme edelim, ilginç olsun” mantığıyla harcamışlar. Halbuki Teoman şarkılarının çoğunun hastası değilim ve bunu severdim. Rock şarkıları akustik flamenko sosuna batırmanın manasını da anlayamıyorum. Bu flamenko işi Çeyrek’te de vardı ve grubun en sevilen şarkılarından biri “Aşk Bitti” rezil olup kalmıştı. Çok çok sevdiğim Aşkın Nur Yengi’nin Banu Alkan vari yorumunu halen anlayabilmiş değilim.



Neyse ki peşine güzel yorumlar geliyor. Candan Erçetin söylediği şarkının hakkını vermiş (artık yeni albüm yapsa keşke). Yaşar’ın söylediği Rüzgar Gülü bence Teoman’ın yazdığı en saçma sapan sözlü şarkılardan biri, dolayısıyla pek sevemedim. Hemen peşinde ise albümdeki en güzel yorumlar sırayla diziliyor. Nil Karaibrahimgil “İstanbul’da Sonbahar” yorumuyla şarkının kendisine Teoman’dan fazla yakıştığını ispatlıyor. Kesinlikle fevkalade olmuş, Nil’e tekrar aşık oldum. Emre Aydın çok güzel bir şarkı olan “Sürpriz”i çok güzel söylemiş. 2000’lerde çıkan yerli şarkıların arasında “En güzel giriş hangisinde var?” diye sorulsa kesinlikle listeye girecek olan “Senden Önce Senden Sonra” İzel yorumuyla çok güzel olmuş. Ömür billah sesini beğenmeyeceğim Teoman keşke eşlik etmeseymiş. İzel nakaratta sesini biraz geniş kullansa tam olacakmış şarkı, maalesef çekinik kalmış. Hazır bu yorumu da dinlemişken İzel’e seslenmeden geçemeyeceğim. Kendini harcama Allah aşkına! Saçma sapan şarkıları söylemekten vazgeç. Gerçekten yetenek var İzel’de ve çocukluğumda söylediği güzelim şarkılardan sonra şimdi söylediği abuk sabuk şarkılar beni üzüyor.



Yaptığı hemen her işe gözüm kapalı güveneceğim Mirkelam, Teoman’ın en güzel şarkılarından biri olan “Güzel Bir Gün”ü farklı söylemiş, fena da olmamış. Belki şarkının aslı kadar vurucu değil ama yine de başarılı bir yorum. İrem’in de (Hayalet Sevgilim’i söyleyen İrem değil!) “Duş” yorumu oldukça başarılı; sırf sonundaki iki satır bacaktan akan doğmamış çocuklara kurban gitti bu şarkı zamanında. Halbuki hiç de hoş olmayan bu sözlere takılmazsanız, o zaman sevmediyseniz şimdi sevmeniz muhtemel. Zaten doğru bir kararla atmışlar bu sözleri bu albümdeki versiyondan. Yanlış anlaşılmasın sansür taraftarı falan değilim, zaten o yüzden kesilmediğinden de eminim ama midesi bulanıyor biraz insanın Teoman’ın doğmamış çocuklarını düşününce.



Yavuz Bingöl’ün yorumunu dinlemeye pek katlanamadım, niyeyse sesini çok kötü kullanmış. Kreş sevdiğimiz bir grup ama yaptıkları disko-rock türüne bağlı kalmalarını tavsiye ediyorum ben. Var olacaklarsa öyle var olacaklar çünkü. Harun Tekin, tıpkı Onno Tunç Şarkıları’nda grubuyla yorumladığı “1945” gibi yine bulunduğu albümün en iyi işlerinden birine imza atmış, tıpkı 1945 gibi yine dinlerken gözleriniz doluyor. “İstasyon İnsanları” çok sade ve çok anlamlı sözlere sahip. Teoman’ı bizzat sevmeseniz de neden saygı duymanız gerektiğini belirtir cinsten. Son iki yorum albümün genel tarzından oldukça sert. Rashit ve Hayko Cepkin yorumları konusunda çok sağlam olamayacağım, rock sertleştikçe ben daha az kendime güveniyorum zira çok dinlemiyorum bu türü. Söyleyebileceğim tek şey Rashit’in Hayko’nun yanında biraz silik kaldığı. Hayko’nun bu aralar iyi bir rüzgar yakaladığını da belirteyim umarım iyi değerlendirir ve bize de güzel işler sunar.



Genel olarak albüm kesinlikle kötü değil, tam olarak tatmin edici de değil. Sezen’i, Yalın’ı seviyorsanız, “Bunlar ne bea?!” deyip gözleriniz dolabilir. Nil ve Harun Tekin’i seviyorsanız ise gurur duyacaksınız. Yaptığı filmden, yaşadığı hayattan, yazdığı melodiye sığmayan bir sürü özenti şarkı sözünden hazzetmesem de Teoman’ın Türk Rock’ı adına çok çok sağlam işler yaptığını hatırlatıyor albüm. Bunun için bile dinlenir, bunun için de tavsiye edilir.




Not: 3/5

2 yorum:

triancula dedi ki...

ah fatih ah :) ya dediklerinin yüzde 90'ına katılıyorum ama şimdi yapma allaaaaşkına :) sezen'imin sen o "yılların yorgunluğunu atamamış kadın oalrak mıy mıy" söyler halini tamam müzikalitesini düşüjk bulabilirsin ama ruhtan tam not verebilrdin :) bu şarkı zaten ya radyolarda çalınıyo ya da hiç çalınmıyo :) tria pop 40'ta mesela baya iddialı, bıçak sırtı gibi...

yalın'ı severim ama koyver ve alışmak zorundayım gibi iki süper şarkısı şu ara patlamışken gönülçelen çok silik kalmış dediğin gibi albümün de yalın'ın da en kötü şarkılarından oldu bu şarkı.

nil bence albümün en güzel 3.yorumuydu. şarkı duygusaldı ve sadece biraz farklılık katmış ama hani tam yapmış o yüzden kulağa çok güzel tınlıyor ama aslında orjinaline yakın bir kayıt olduğu için3 derim ben ;)

mirkelam benim taptığım bi herif olmasının yanında albümün de en mükemmel cover'ı. "yani kavırlicaksan bari şarkıyı uçur bambaşka bi hale getir" görüşünde olduğu için ve mirkelam'ın çok apayrı olduğunu düşündüğüm için ve senin de dediğin gibi yaptığı işe ggözüm kapalı onay verdiğim için haliyle beğenmeme lüksüm kalmadı :) bence mükemmel olmuş hatta teoman versiyonundaki abuk ergen bunalımından çok daha güzel olmuş mirkelam'ın cool cazımsı versiyonu :) mirkoo yaaa, adamım yaa :)))

irem candar mükemmel bir hatun :)))) olmasının yanında sesi de mükemmelmiş hasta oldum kendisine. bence albümün en güzel 2.şarkısı. acilen toparlanmalı ve adam gibi alternatif bi albüm yapmalı bu kız........... :))))

izel'de dediğin gibi potansiyel var şarkı bikere çok güzel olmuş harbi dedim bu şarkıyı ben biraz az severdim ama senfonik yorumu falan kemanlar enfes olmuş...

harun akustik bi şarkı seçmiş zaten akustik delisiyim gönlümü direk fethetti. ha orjinalinden çok uzaklaşmamış belki ama gene de teoman'dan kat be kat iyi yorumladığı ve sözlerindeki eleştirinin de harun'u iyi yansıtmasından ötürü şarkıyı çok beğendim :)

emre'yi de oldukça sıcak bulurum hep ve çok severim ama albümdeki sürpriz'i keşke söylemeseymiş. ya aynı şeye dönüyorum. teoman'dan çok farklı olmamaış şarkı haliyle. zaten hem rock hem erkek şarkıcıların albümdeki şarkılarına benzer eleştiri bu biraz.

kreş mesela bugün'ü söylemiş. bu şarkıyı da az severim ve eh işte dedim. keşke hareketli bir şakıyı disko-rock yapsalarmış, bu şarkı biraz havada kalmış bence. ne slow ne hızlı .ünkü tuhaf olmuş.

teoman'ın en sevdiğim şarkısını rashit bildiğin aynı müzikle tekrar söylemiş solistleri! çok kızdım çok daha güzelinş yapabilirlerdi "kişisel bir şey"i. baya baya uyuz oldum hatta.

hayko'm cepkin'im döktürmüş gene, :))) ya fatih allaşkına adamın seçtiği şarkıya bak! :) "gökdelenlerden tükürdüüüüm dünyayaaaa" :)))) daha iyi bir seçim olamazdı. tam hayko şarkısı olmuş. bu ara zaten "melekler"le patladı gibi oldu powerturk'un her bi yerinde çalmaya başladı (evet powerturk'un sektörleşmesini destekliyorum napiyim :p)

son saniye editi: oha candan'ı atlamışım. albümde en sevdiğim şarkıdır bu da benim mirkelam'la beraber. klibi de çıkmış hatta ve bayıldım. candan'a zaten taparım, asil kadın evvela. ayrıca şarkıyı direk yaşıyor ve onun tutkulu yorumuna da kesinklikle "kim"den başka teoman şarkısı gitmezdi. yalnız ara sıra candan'ın sesinde bir detonelik oluyor bu şarkıda olmuş çok hafif nakaratlardan sonra mı tam şimdi aklıma gelmedi yeri de, hani bi yerde ses çatallaşıyor tuhaf oluyo. aynısnı bi önceki albümde "sitem"in sonlarında da olmuştu, albümde bayılmıştım o şarkıyı tam sonunda irkilmiştim mesela. ama candan'ı sevdiğim için "olur öyle şeyler" diyerek es geçiyorum her defasında, hani onun "yaşadığı andan gerçeğe dönüş adaptasyonu" gibi :)))))

son olarak da tribute albümlerinin geneline akarasak bence bu albüm en iyilerinden biri, onno tunç'taki 1945(mvö)ve ünzile (şebnem ferah)ın mükemmel olduğu düşünüyodum senin 1945'i beğenmiş olmana da sevindim ;) çeyrek'te yalnızca 1980'e bayılmıştım ben ama bu albümdeki bi çok isime çok iyi gitmiş şarkılar. 3 hürel'in de çıkmış mesela ben tabii şarkıları da sevmediğim için ordakileri pek tuhaf geldi mesela ama benim "kavırla, tam kavırla" felsefesine uygun olan tek şarkı nefret ettiğim gökçe'nin sen sen sen'i, bak dinle tam onun "savaşmayı bırakalım, sevişelim" mantığında :))) neydi dur. eğlenceli rak :))) hay allam yaaa :))) özge fışkın da enfes. kadında bir ses var zaten... oof aşkım yaa :))

tamam tamam sustum :)))

rudy rushady dedi ki...

i like your articles lets visit my free directory articles