14 Şubat 2008 Perşembe

Türkiye Box Office 08.02.2008 - 10.02.2008


Film Adı

Hafta

Haftalık Seyirci

Toplam Seyirci

1

Semum

1

67.639

67.639

2

Ulak

3

53.108

368.082

3

Çılgın Dersane Kampta

5

42.381

858.100

4

Maskeli Beşler Kıbrıs

5

41.140

920.000

5

Ben Efsaneyim

3

40.300

340.617

6

Charlie Wilson'ın Savaşı

1

37.670

37.670

7

Asterix Olimpiyat Oyunlarında

2

31.547

111.559

8

Sihirli Oyuncakçı

2

30.026

107.903

9

Şimdi Ya Da Asla

2

24.864

80.768

10

Son Ders: Aşk ve Üniversite

1

19.792

19.792


Artık bu gişe listelerini yayınlarken ufaktan utanç duymaya başladım. Fragmanındaki efektleri bile Geleceğe Dönüş 2'nin efektleri kalitesinde gezinen, saçma sapan yeni cinli film “Semum” birinci sırada. Hadi yerli film diye çok laf etmeyelim, en azından izleyicinin bunlara bir şans vermesi güzel ama kalitenin düşüklüğü sonradan gelecek iyi filmlere de bir güvensizlik duyulmasını sağlayacak bu gidişle. Kalitenin düşüklüğü demişken birbirlerinin bir önüne bir arkasına geçip haftalardır ardışıklığı bozmayan “Maskeli Beşler Kıbrıs” ve “Çılgın Dersane Kampta”yı da unutmayalım.İkisi de 1 milyon barajına yaklaştı, bu demektir ki iki serinin de devamı gelecek. Önümüzdeki sömestri dönemi için şimdiden üzülüyorum halimize.


İkinci sırada yavaş gitse de sağlam giden Ulak var. Babam ve Oğlum gibi bir gişe yapmayacağını öngörebiliriz rahatlıkla ama kendini çabuk tüketmezse ticari olarak tam bir hayal kırıklığı olmayacak. Tabi yapılan promosyon da oldukça eksik bence. 5. sırada Ben Efsaneyim var. Hemen peşine ise haftanın yeni filmlerinden ve son zamanların en çekici filmlerinden “Charlie Wilson'ın Savaşı” var. Julia Roberts'ı yıllar sonra geri döndüren, üstelik de Mike Nichols yönetmenliğinde izlettiren film politik bir taşlama olmasına rağmen idare eder bir iş yapmış. Umarız gösterimden kalkmadan önce kıymeti bilinir.


Listenin son sırasında heralde ticari formüllere göre son haftaların en şaşırtıcı açılışı var. Eminim yapımcıları “Son Ders: Aşk ve Üniversite”nin hem aşk hem üniversite ortamı hem de “usta” Ferhan Şensoy'u sunmasıyla, tanıtmasalar bile listenin tepesinde bulunacağını düşünmüşlerdir. Maalesef öyle olmuyor. Ferhan Şensoy'un gişede çok önemli bir faktör olmadığını biliyoruz, hatta ben sanatsal başarı konusunda da çok bayıldığımı söyleyemeyeceğim (aynen Rasim Öztekin gibi). Ölü Ozanlar Derneği tarzı klişe bir öyküyle de yürümüyor demek ki bu işler. Şunu da ekleyeyim dışarıdan bakınca filmin televizyonlarda yeni başlayacak bir dizi gibi durması da büyük handikap. Sinema büyüsü yakalanmadı mı olmuyor. Tanımadığımız yönetmenine, “bir dahaki sefere inşallah” diyoruz.


Bu cuma tam 8 film gösterime girecek. Eğer seyirciler arasında iyi anılırsa çok çılgın gişe potansiyeli taşıyan Sarıkamış filmi “120” var aralarında. Gizemli yaratık filmi “Cloverfield”, 14 Şubat hatrına gelen “Not: Seni Seviyorum”, yeni Tim Burton filmi “Sweeney Todd” ve oldukça övgü toplayan bağımsız “Şeytan Duymadan Önce” de gelenler arasında. Ne yazık ki bugün itibarıyle “!f AFM Bağımsız Filmler Festivali” başlıyor dolayısıyla gösterimdeki filmlere çok vakit ayıramayacağız. Herkese iyi seyirler.

Hiç yorum yok: