10 Şubat 2008 Pazar

Aİ: Yüksel Aytuğ


Ülkemiz televizyon eleştirmenlerine şaşkınlıkla bakmamak elde değil. Yazılacak magazin sütunları bittiği için buraya taşınan ve sırf kanal değiştirerek mesleğinin hakkını verdiğini düşünen bu insanlara katlanmak zaman zaman zorlaşıyor. Televizyon gibi (en azından ülkemizde) çok derinlik gerektirmeyen bir alanı hadi geçtik de sinemaya bulaşmasalar bari. Yüksel Aytuğ SİYAD ödülleri adayları arasında “Beyaz Melek” ve “Mahsun Kırmızıgül”ü göremeyince çok üzülmüş. Bu jürilerin sanat ağırlıklı bir bakışı olduğunu kabul etmiş ama (SİYAD'dan film festivali jürisi diye bahsetmiş bu arada. Açılımı Sinema Yazarları Derneği'dir) Diyarbakır'da gözü gazete parçasına ilişip de Mahsun'a ödül verildiğini görüp içi sanat aşkıyla kavrulacak çocukları düşünmedikleri için kızmış. Bir türkücünün sinema yapması yadırganmış Aytuğ'a göre. Halbuki filmin ders vermek amaçlı, sanattan çok ahlak bilgisi dersine benzeyen bir yapıt olduğunu atlıyor muhtemelen. Fragmanına bile çoğu filmde olmadığı kadar duygu sömürüsünü sığdırabilmiş bir filmin, sinema yazarları tarafından ödüllendirilmemesi şaşırtıcı değil aksine mantıklı. 2 milyon seyirci çekti diye iyi bir film olması gerekmiyor. İşte sevgili Aytuğ'un sinema ve sanat hakkında yapılmış yüzeyselliğin kitabını yeniden yazan cümlesi: “Ama bana göre yılın en fazla ses getiren, en çok konuşulan, en fazla hasılat elde eden, sosyal bir sorumluluğu hatırlamamızı sağlayan ve hatta bunun için yasa koyucuları bile harekete geçiren filmini ve onun yönetmenini ödüle layık görmemek, içinde yaşadığınız toplumu "görmemek" anlamına gelir.” En az “Beyaz Melek” kadar ajitasyon ve abartı dolusun sevgili Aytuğ. Üzülerek söylüyorum.

1 yorum:

triancula dedi ki...

bayılıyorum toplumsal mesaj kaygısı taşıyan insanlara, işlere!