5 Ocak 2008 Cumartesi

Türkiye Box Office 28.12.2007 - 30.12.2007


Film Adı

Hafta

Haftalık Seyirci

Toplam Seyirci

1

Kabadayı

3

182.771

1.305.540

2

Beyaz Melek

7

75.499

1.630.781

3

Kutsal Damacana

2

74.023

314.799

4

Arı Filmi

3

45.261

313.870

5

Altın Pusula

4

19.793

394.928

6

Manhattan'da Sihir

2

14.271

59.256

7

O Kadın

3

12.576

133.194

8

Bay Woodcock

1

11.205

11.205

9

2 Days In Paris

1

9.584

9.584

10

Beowulf

5

9.375

280.598


Haftanın gişe listesi bu şekilde. “Kabadayı” birinci sırada sağlam şekilde oturmaya devam ediyor. Filmi dün izleyebildim, açıkçası fragmanın yarattığı önyargıya rağmen ve çok da iyi bir film olmamasına rağmen, edindiği ticari başarının tümünü hakediyor. Yavuz Turgul ve Şener Şen'den en büyük becerisi ticari potansiyeli olan filmler çıkmazdı genelde, başka marifetleri olurdu ancak daha 3. haftasında 1.300.000 seyirci çekmiş olması yapımcılar için kusurlarını örtüyordur.


Hemen peşine listedeki en eski film “Beyaz Melek” var. Artık bundan sonra seyirci sayısı olarak çok bir artış yaşamaz muhtemelen ama filmin büyük bir finansal başarı olduğunu kabul etmek lazım. İzlemedim ve izlersem ne bulacağımı harfi harfine biliyorum dolayısıyla başka bir alanda başarılı olduğunu sanmıyorum filmin. Ayrıca maddi getirisi yüzünden Mahsun'un kral ilan edilmesinden memnun olmak zorunda değilim. Bazı neden film eleştirmeni olabildiğini anlamadığım insanlar bu kişiyi 2007 yılının önemli sinemacılarından ilan ediyor. Gülüyorum ve geçiyorum.


Üçüncü sıradaki film de değişmemiş. Kutsal Damacana zevksiz esprileri gözönüne alınırsa beklenenden daha fazla seyirci çekiyor bence. Herhangi bir Şafak Sezer filminden daha kaliteli olmadığı 100 metre öteden anlaşılabilir. Çocuk kitleyi hedef alan filmler yine bolca mevcut listede geçen haftaki gibi. Altın Pusula 400.000 barajını bile aşamayarak dağıtımcısını ağlatmış olabilir. Listede sadece 2 yeni film var. Bunlardan biri Amerikan Pastası'nın Stifler'ı Seann William Scott ile prim yaptığını tahmin ettiğim “Beden Öğretmeni Bay Woodcock”. Diğeri ise sandığımızdan daha güzel olduğu iddia edilen “Paris'te İki Gün”. Sevdiğimiz oyuncu Julie Delpy'nin yönetmenlik denemesi, türünün vasat örnekleri arasından sıyrılabiliyormuş. İzleyicilerimiz bu filmi pek tercih etmemiş maalesef.


Bu hafta biraz geciktirdiğim liste ve analizi gördüğünüz üzere pek ilginç değil. Önümüzdeki hafta “Büyük Hazine”nin devam filmi biraz hareket getirebilir belki. Peşine de sinemamızın yüz karası iki serinin yeni filmleri bizimle olacak. “Çılgın Dersane Kampta” ve her çer çöp film gibi Mehmet Ali Erbil ve Seray Sever'i barındıran “Maskeli Beşler Kıbrıs”. Kötü film sevicileri için bereketli bir hafta olacak. Görüşmek üzere..

Hiç yorum yok: