8 Ocak 2008 Salı

Samantha Who?


“Evli ve Çocuklu”nun Kelly Bundy'si olarak tanınmaya başlayan ve o günden bugüne kendini sevdirecek işlere imza atan Christina Applegate'in TV'ye dönüş dizisi “Samantha Who?” bu sene yayına girdi. Yayınlandığı ilk 7 haftada en fazla izlenen yeni komedi ve en fazla izlenen sitcom sıfatlarını kapan dizi Şubat'a kadar ara vermişken izlediğim 9 bölümü hakkında yazmak istedim. Bir trafik kazası sonucu hafıza kaybına uğrayan 30'lu yaşlarında bir kadının pek de sakin olmayan hayatını ve aslında pek nazik olmayan kendisini keşfetmesini anlatıyor dizi. Baş karakterimiz Samantha 8 günlük komasından uyandığında hiçbir şey hatırlamamaktadır ancak ben merkezcil annesi, ilgisiz babası, fettan iş arkadaşı Andrea ve saf-şişman-eski arkadaşı Dena'nın yardımıyla kaza öncesi hayatını keşfetmeye başlar. Bir de eski sevgilisi Todd var tabi.


İlk keşfettiği şeylerden biri eski Samantha'nın hiç de iyi bir insan olmadığıdır. Hatta kibar davranmayayım kalpsiz kaltağın tekidir resmen. Zaten kaza olduğu anda erkek arkadaşı ondan ayrılmayı planlamaktadır, Samantha çoktan aldatıyordur tabi. Diziye en büyük dinamiğini veren bu eski Samantha-yeni Samantha zıtlığı (yenisi iyi bir insan çünkü) yine en komik anların da malzemesi oluyor. Koma sonrası hiçbir şey hatırlamadığı için şaşkın birine dönüşen Samantha'yı en çok geçmişte canına okuduğu insanlar şaşırtıyor tabi. Sam'in kendisine yaklaşmaması için mahkemeye başvuranlar bile var. Bu gibi aşırı durumlarda eski Sam'in su yüzüne çıktığı oluyor bazen.


Dizinin öngörülü yanlarından biri sırf Samantha'ya takılıp yan rolleri sallama dağıtmamış olması. Kötü kalpli iş arkadaşı (eski Samantha'nın can yoldaşı aynı zamanda) Andrea ve Samantha'nın zamanında popüler bir kız olmak için yüzüstü bırakıp gittiği Dena inanılmaz komik kızlar. Hele de Sam ve Dena'nın Andrea'dan sır saklarken kahvecideki soğuk savaş sahnesi inanılmaz. Zaten Dena rolündeki Melissa Mc Carthy'nin önümüzdeki yıllar içinde çok başarılı bir komedyen olacağı belli. Hem yeteneğinden hem kilosundan dolayı.. Kilolu kızların komedi yeteneği nerden gelmektedir merak ediyorum zaten.


Pilot bölümünü çok başarılı bulduğum dizi, oyunculuğun abartılması ve dizinin yeni olması sebebiyle sonraki 3 bölümünde eğlendiriciliğinde biraz düşüş yaşamış diyebilirim. Ancak toparlamasını bilmişler. Zaten 5. bölümden sonraki yükselişi farketmemek imkansız. Karakterler oturdukça böyle güzel bir malzemeden daha iyi işler çıkacaktır. Her bölümde ciddi kahkaha attıran çok zekice bir replik mutlaka oluyor, 20 dakikalık bölümlerin gerisi de hiç sıkmadan, keyifli geçiyor. Gülme efektinden yoksun olması ve Desperate Housewives tarzı setlerinin de çekiciliğini arttırdığını düşünüyorum. Belki yeni Samantha'nın her bölümün sonunda doğru olanı yapması sıkıcı gelebilir bir yerden sonra. Kabul etmek lazım ki kötü kızları izlemesi her zaman daha eğlenceli. Yine de Applegate'in gitgide daha tat veren oyunculuğu (Altın Küre'ye aday oldu bile), Jean Smart'ın oynadığı anne rolündeki inanılmaz replikleri, Dadı'daki uşak gibi “hazır cevap hizmetli” geleneğini geri getiren kapıcı Frank ve diğer bahsettiğim unsurlar diziyi izlenmeye değer bir yeni yapıt kılıyor. Yazarların grevi yüzünden bu sezonki bölüm sayısı 10'lu rakamlara geçmez belki ancak reyting başarısı bir daha ki sezona da taşıyacaktır diziyi. Henüz televizyon klasiği olacak gibi durmuyor ama sit-com severlerin ilgisini çekecektir “Samantha Who?”

Hiç yorum yok: