17 Aralık 2007 Pazartesi

Superbad (2007)



2.Bis Aralık Film Festivali’mde üçüncü olarak izlediğim film 2007’nin meşhur komedisi, Amerika’da gişe canavarı olan Superbad’di. Argo ve belden aşağı espriyle dolu olan ve Amerikan Pastası’nın hakkı verilerek çekilmiş bir versiyonuna benzeyen film ülkemiz izleyicisinden pek yüz bulamasa da (beyazperde.com da hayatının en kötü filmi ilan edenlere rastlamak mümkün) beni yaklaşık iki saat boyunca güldürmeyi başardı. “Onun yapımcısı bunun yönetmeniydi” gibi detaylara girmicem ama “The 40 Year Old Virgin” ile “Knocked Up”ı hazırlayan elemanların işi olan film, bu iki film boyunca gelişmiş ve bu filmde tavan yapmış bir mizah anlayışının ürünü bence. “40 Year..” sadece ara sıra güldürürken, “Knocked Up” yarısından sonra tempoyu oldukça düşürüyordu. “Superbad” ise hiç susturmadan güldürebilir sizi. Elbette mizahın çok daha abartılı ve gerçekliği sorgulanabilir durumlara dayanmasının payı var bunda (zira film gençlik komedisi olsa da kara komediye oldukça bulaşıyor) ama diğer filmlerdeki romantik komedi klişeleri de bu filmden eksik durmuş, güzel olmuş.

Yazar ve yapımcılıkla kalmayıp biraz mal bir polis karakterini de başarıyla oynayan Seth Rogen’le (Knocked Up’da başroldeydi) aynı ismi taşıyan bir başkarakterimiz var. Bu şişko, küçükken penis resimleri çizmekten hoşlanan, kız bulamayan ama boyuna muhabbetini yapan karakteri Rogen ne kadar otobiyografik işlemiştir bilemiyorum ancak oyuncunun da etkisiyle (Jonah Hill), South Park’taki Cartman tipli inanılmaz komik bir karakter çıkmış ortaya. Özellikle kız taklidi yapıp kayganlaştırıcısı yüzünden Evan’la dalga geçtiği sahnede kopmanız muhtemel. Evan, Seth’in daha zeki, daha zayıf, daha sevilesi ve aklı başında en iyi arkadaşı. 8 yaşından beri beraber de olsalar kolej günleri yaklaştığı için ayrılmak zorunda oluşlarından etkilenmediklerini iddia ediyorlar. Bir de inanılmaz karakter McLovin var ki göründüğü her sahnede sırf tipine gülseniz yeridir. Her lisede mevcut, biraz avanak, sürekli nezleymiş gibi konuşan, beceriksiz bir tip olan McLovin’in polislerden gördüğü muameleyle cool bi adammış gibi davranışı ama her fırsatta tırsağın teki olduğunu belli etmesi mükemmel bir dinamik kazandırıyor filme. Seth ve Evan’ın kızlara yaranmak için yaşları tutmamalarına rağmen içki almaya çalışırken başlarının polisle, manyak parti insanlarıyla, evsizlerle belaya girdiği tek bir geceyi anlatan film tipler sarhoş oldukça daha da komikleşiyor. Amerikan lise filmlerindeki klasik kız erkek flörtleri ve beceriksizliklerinin hepsini içerse de kaliteli mizah anlayışından ve işlerin sarpa sarışının oldukça gerçekçi tasarlanmasından dolayı tüm o klişeleri affetmek gayet kolay. Yani sonuç olarak 10 yıl önce bile bir çocuğun can havliyle kondom aradığı tek bir geceyi anlatan filmler vardı ama “Superbad” bu kadar komik olduğu sürece kim takar gerisini.

Karakterlerin çenelerinin bir saniye için bile durmayışı, gerçekten umutsuz derecede aptal olan tipler zaman zaman filmi yorucu hale getirebilir belki. Ne gözle bakarak izlediğinize bağlı. Ayrıca belki olması gerektiği gibi olsa da biraz havada olduğu şüphe götürmeyecek bir finali var filmin. Bittiği sabahın önceki gecesinin ise “Y Tu Mama Tambien”i hatırlattığını ekleyeyim. Elbette kara komedilerden de süt liman öyküler beklemek saçma olurdu. Yine de filmin aldığı “çok laf kalabalığı var” tarzı eleştirileri tam olarak göz ardı edemiyorum. Bir de tabi filmde geyiği dönse de Seth Rogen ve yukarda bahsettiğim filmleri yapan ekibin Yahudi oluşlarının lobi faaliyetleriyle gişeyi, eleştirileri ne kadar etkilediği de aklıma takılıyor. Neyse ki Knocked Up’daki kısmen cinsiyet ayrımcısı bakış açısı gitmiş. Kızlara filmde elbette obje gözüyle bakılıyor ama bakanların abazan lise öğrencileri ve beyinsiz Amerikan polisleri olduğunu hatırlayınca mecburiyetten olduğunu görüyorsunuz.

Superbad’in bu sene içinde izlediğim en komik filmlerden biri olması ve komedi filminden fazla bir şey olmaya çalışmaması çok ciddiye almadan izlendiği için hatalarını affettiriyor. Kült olacağı başından belli McLovin gibi karakterlerle de hatırlanır bir film olacak bence. Eğer daha derin okunmak istenirse homoerotik veya Amerikan polislerini eleştiren vasat kalitede alt metinler bulunabilir belki. Benim çok umurumda değil. Festivalim sağolsun senenin en başarılı komedilerinden birini yakaladığım için memnunum.

Not: 3 / 5



pas geçemeyeceğim bir promo resmi

Hiç yorum yok: