27 Kasım 2007 Salı

Knocked Up (2007)



Medyanın ve ticari eleştirmenlerin inanılmaz gaz verdiği filmere biraz dikkatli yaklaşmak lazım. Eğer o çılgın övgülere inanarak giderseniz hayalkırıklığıyla dönmeniz olasıdır. Haklı çıktıları zamanlar da vardır ama diğer durum kadar sık olmaz. “Knocked Up” da gelmiş geçmiş en iyi komedi gibi pazarlanan bir filmdi. Bunda hangi lobinin etkisi vardır bilmem ama gerçek olan bir şey var ki o da (elbette) denildiği kadar komik olmadığı. “Gülmekten patlayacaksınız!” yazıyor afişte; gülmekten patlatan film Jim Carrey'in “Ace Ventura 2”sidir, Hababam Sınıfı'nı ilk izleyişinizdir. Nitelik kıyaslaması yapmıyorum, Knocked Up, Ace Venture 2'den elbette daha iyi bir film ama yeterince güldürüp eğlendirirken, neden “O kadar güleceksiniz ki kusacaksınız!” gibi “eleştirmen” alıntılarına ihtiyaç duyuyorlar anlamadım. Bir hayal kırıklığı yaşatıyor seyirciye bu.

Geçen yaz civarı gördüğüm filmi ikinci kez izledim önceki gün. O çok şişirilmiş imajını doldurabilmesi için ikinci bir şans gibi. Ve şaşırtıcıdır ki ilk seferden çok daha fazla güldüm. Esprileri ilk seferde de anlamıştım elbette, salak değilim ama ilk izleyişten önceki beklentiler, izleyiş sonrası “güzeldi de o kadar değil” tarzı bir hayalkırıklığına bırakmıştı yerini.Bu sefer o “idare eder” beklentisiyle izlemeye başlayınca çok daha olumlu bir tepki aldı benden.

Her neyse bu ibret verici öyküden sonra filmden bahsetmeye başlayayım. Film çok şahane güzel bir kızın (Katherine Heigl) bir geceliğine şapşal bir herifle yatmasını sonra hamile kalmasını falan anlatıyor. Komedi için uygundan da öte bir hikaye olsa da işlenmemiş bir şey değil tabii. Ancak “40 Yıllık Bekar”ın ekibi iyi beceriyor bu işi, filmin ortalarına doğru esprilerin dozu düşse de, ilgi çekicilği düşmüyor.

Friends'den tanıyıp çok sevdiğim bir komedi oyuncusu olan Paul Rudd'ın ilk itici rolünde oldukça silik kalması canımı sıkan bir durumdu. Bunun yanında “How I Met Your Mother”dan tanıyıp çok sevdiğim bir komedi oyuncusu olan Jason Segel'in dizideki hallerinden tamamen apayrı, tamamen farklı bir performans sergilemesi takdir edilesiydi. Dizideki şaşkın karakterden sonra filmdeki çapkın, işbilir tavrı o kadar garip geldi ki alışmak için zaman gerekti bile diyebilirim. Kıymeti bilinsin daha fazla projede görünsün de gerisi önemli değil.

Grey's Anatomy'den tanıdığımız taze Emmy ödüllü Katherine Heigl da kendi kadar olmasa da güzel bir oyunculuk sergiliyor. Filmin en değer verilesi kısmı da burda yatıyor sanırım. Televizyondan gelme bir sürü yüzü, ordaki karakterlerinden sıyırıp yeni rollerle karşımıza çıkarabilmesi. TV'nin bu konudaki laneti meşhurdur, 4-5 sene aynı rolde görününce izleyicinin de sizi onla hatırlaması kaçınılmaz olur. Böyle bir sorun yoktu filmde.

Filmin planlanmamış gebeliğe rağmen kürtajdan minimum bahsetmesi, başkarakterdeki dağınık herifin babalık konusunda bu denli sıcak olabilmesi kısmen ütopik sayılabilir. Ben bir romantik komedi için çok doğru bir tavır tutturduklarını savunuyorum. Yani tonla “rom-kom”da bir sürü ütopik aşk hikayesi izledik, bir tanesinin de aşk yerine bu konularda (aşırı) iyimser olması kabul edilebilir, muhafazakar da sayılmaz (Zaten filmin muhafazakar olmadığını görmemek için kör olmak lazım). İyi bir komedi olması, hayatın anlamını çözmesini gerektirmez; ayrıca bebek konusundaki bu iyimserliği “keşke gerçek hayatta da olsa diyeceğim” bir şey benim.. Geceleyin hamile karısının yanında yatan telaşlı kocanın, bir böcek tarafından yendigi hayal sekanslarından da çok daha eğlendirici (evet var böyle sekanslar, hani baba adayı bilmemne tür böceğin doğunca babasını yediğini falan öğrenir, olaylar gelişir).Yine takdir ettik filmi.

Peki neyini takdir etmedik?. Azgın promosyonunu, kadınlara zaman zaman saldırgan ve küçük düşürücü davranışını ve Paul Rudd'ı kullanışını..Filmin içten içe “erkekler için romantik komedi” olması gibi bir durum var. İlla promosyon diye deliriyorlarsa bunu kullansalardı, böylece midemiz çıkana kadar gülmeyi değil kadınlara az buçuk önyargılı bir bakış açısı beklerdik, beklediğimizi bulurduk, dürüstlüğünü takdir ederdik, suçlu suçlu gülerdik falan. Her neyse olan olmuş, siz afişte yazanlara değil benim yazdıklarımı göz önünde bulundurarak izleyin. Eğlenmeniz garantidir.

Not: 3/5

Hiç yorum yok: