20 Kasım 2007 Salı

Doktorlar

“Grey's Anatomy”nin fikirde bile komik duran uyarlaması olarak ortaya çıktı “Doktorlar” geçtiğimiz sezon. Şaka gibi bir kadro ve hiç umut vermeyen ilk bölümleriyle Türk TV'si için yeni bir utanç kaynağıydı. Şaşırtmayacak şekilde duygu sömürüsü diyaloglar ve Grey's ile kalmayıp “House M.D.” yi de sömüren bölüm öyküleriyle dolup taşarken, bir gün oturup bütün bir bölümü izleyeceğim ve keyif alacağım aklıma gelmezdi.

2.sezonunun ilk bölümlerinde Doktorlar. Aşırdığı dizilerin arasına Nip/Tuck'ı da katmış durumda ukala plastik cerrah karakteriyle (Bu karakter Grey's'deki Sloan'u andırsa da meşhur Christian Troy'a benzeyen daha fazla yönü var). Ancak uyarlama da olsa diğer Türk dizilerinden farklı bir hava yakalamış (Sürekli Türk dizilerinden şikayet etmem itici gelebilir ancak kabul edelim hakediyorlar). Dizinin en övdüğüm ve devamını beklediğim özelliği cinsel anlamdaki görece cesurluğu. Doğrudürüst yakın plan çekilmiş öpüşme sahneleri, yatakta beraber uzanma sahneleri hatta kızlı erkekli arkadaşların aynı evde yaşaması durumu bile birçok yapım için hala tabu. Sapık gibi gözükmek istemem ancak bu sahnelerin gerçek hayatta yaşandığını ve bunların sansürlenmesinin dizilerde gırla giden romantik öykülerdeki azıcık gerçeklik payını iyice yokedip, uyduruk melodramlara dönüştürdüğünü unutmamak gerek. Aşıklarını bu tip engellere takmadığı için tebrik ettim Doktorlar'ı.

Bir şarkının cover'ının ne kadar başarılı olursa olsun asıl övgüyü asıl yaratıcısına kazandıracağı gibi Doktorlar'ın da ilgi çekici hemen her kısmı şahane dizi Grey's Anatomy'i yüceltiyor. Bunun yanında uyarlanan orijinal kadrodan Izzie ve Alex'in yani Aysun Kayacı ve Mehmet Aslan'ın 2. sezonda kadrodan çıkarılması dizinin “Hiçbiri doktorculuk oynayamıyor ama en azından güzeller” kozunu yok etmiş, en azından etkisini azaltmış. Aysun'un dublajın da etkisiyle izlenebilir bir oyunculuk sergilediğini hatırlamak lazım.Yeni sezonda eskisiyle yenisiyle hiçbir oyuncudan da parlak bir iş çıkaran yok, diyaloglar da oldukça yapay. Buna çekimdeki mecburi özensizliği sebep göstermek mümkün. Örneğin diyaloğun ortasındaki terimden önce 1-2 saniyelik duraklamalar muhtemelen provasızlıktan geliyor. 90-100 dakikalık bölüm süresinden dolayı çekimlerin tekrar edilememesinden, dikkat edilememesinden ve bu kadar uzun bir işi 1 haftada çıkarma stresinden kaynaklandığı açık. 19 Kasım 2007'de yayınlanan bölümünde Zenan'ın doğulu kökeninin işlenişinden tutun, romantik diyalogların ucuzluğuna, zaman geçsin diye yapıldığı fosforlu gibi belli olan müzik üzerine romantik sahneler kolajlarına (Mahallenin Muhtarları?) kadar ele gelmeyecek bir sürü özellik bulmak mümkün. Oyunculukların iyi olanları bile sadece idare eder düzeyde, yönetmenliğin, görüntü ve sanat yönetmenliğinin diğer dizilerden öne çıkan bir yanı yok, hastanede çekiliyor olmasının getirdiği belli bir düzen ve atmosfer dışında.

Bunlara rağmen dediğim gibi Doktorlar'da cesaret kıvılcımları yakalamak mümkün. Bölümleri açan ve kapatan dış ses, bölümlerin bireysel temaları oluşu ekranımızda pek prim verilmeyen epizodik anlatım açısından önemli. Bu anlatım aslında diziyi dizi yapan şeydir ancak bizim dizilerimiz mini dizi misali bölümlerin kendi başına varolmasına değil, upuzun, sezonda 40 bölüm X 90-100 dakikalık, bazen finali bile olmadan bitiveren bütünlere (!) hizmet etmesine izin veriyor. Doktorlar'ın en azından bir yere kadar bunu değiştirmesi hoş. “Ela” olarak uyarlanan Grey's Anatomy'deki “Meredith” karakterinin de amansız umutsuzluğunu yansıtmayı başarmışlar. Bunun yanında bahsettiğim bölümün içinde zeki (ve yerli malı) diyaloglara rastlamak da mümkündü; Ela'nın önüne gelenle yatan biri olduğu dedikodusu çıktıktan sonra sarkıntılık yapan birini reddedince “Bize gelince mi seçici geçirgen oldun?!” diye cevap alması gibi...Yine aynı bölümde öylesine bir kadın gibi gözüken çamaşırhane çalışanının bir anda isyan edip başlı başına bir karaktere dönüşmesi çok keyifli bir sahneydi.

Orijinal bir iş olmasa da, bir türlü sabitleyemediği kadrosu çok şahane işler çıkarmasa da, reklamlarla 2 saat sürse ve ucuz romantik diyaloglar içerse de “Doktorlar” kendi emsalleri arasında başarılı bir dizi. Ne izleyeceği konusunda çok fazla seçici geçirgen olmayan izleyicilere duyurulur.

Hiç yorum yok: